ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
853 sonuç · toplam 1397 · “Alın” · 2/36
01Ameden
|) i. Jars. Gelmek. tas. Sekr ve istiğrak halindeki sâlikin ruhlar âleminden insanlık âlemine dönmesi, kendine gelmesi.
Arbede
Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…
Asuman-ı gayb
سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Atas
1, Susuzluk, teşne olma. 2. tas, a Umulana düşkün ve onun tesiri altında bulunma. b Şevk ve hasret halinin galebe çalması. c Şiddetli bir arzuyla muradın hararetli bir biçimde aranması,, Tasavvufta içmeye şürb, kanmaya reyy, kendinden geçme…
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
Aynu’l-cem
عين | لجبع) Tam cem hali. Bu halde bulunan sûfî her şeyi fani, yalnızca Allah'ı baki olarak görür. Bütün varlıkları ya Allah veya Allah'tan gören sûfî, bu hal için de tam olarak fani (aynu'l-fena) olduğundan her işi Allah’a nispet eder ve “…
Ays
Hayat, yasamak (ays u nuş, zevk نا safa). tas, Hak'la üns halinde olmaktan hasıl olan haz, bu hazzın bilincine ermek ve kavramak (: SF). Bkz. Tiş-Ayş.
Bade
ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ…
Bahr-ı cüt
>) Cömertlik denizi, tas. a Hakk'ın lütuf ve ihsan denizi. b Tecelli nurları. c Kutsi ve ilâhî tecelliler. d Aşk denizi. e Hakk’a duyulan sonsuz sevgi, ilâhî aşk. f Hakk'ın daimi feyzi. g Allah'ın sonsuz nuru. hBir süfinin Allah'la arasinda…
Basiret
Öngörü, sağgörü, gaflete düşmeden ve duygulara kapılmadan ileriyi ve gerçekleri isabetli olarak görme yeteneği. 2. tas. Kutsiyet nuruyla aydınlanmış kalbin bir gücüdür ve onun sayesinde nesnelerin hakikati ve içyüzü görülür. Nefse göre nesn…
Bedr
veya Bedir. Dolunay, ayın ondördü, mehtap tas. Halife, Al lah'ın bütün isim ve bu isimlerin hükümleriyle âlemde en mükemmel şekilde zahir olan ilâhî halife. Güneşin ışıkları en mükemmel şekilde dolunay halindeyken ayda zahit olduğu gibi All…
Behlül
ل) 414) Bühlül veya Pehlül. s. ar. Saf, güleç (dahhâk), safderun, budala, 2. tas. Meczup, mecnun, ehl-i cezbe. Behlüller tam zamanında söyledikleri vecize ve hikmetlerle insanları uyardıkları gibi anlamlı hal ve hareketleriyle de onlara der…
Berzah
Farklı iki ortam arasında yer alan ve bu iki ortama tamamen benzemediği gibi tam olarak onlardan farklı da olmayan ara ortam; iki şeyi birbirinden ayıran üçüncü şey, ara bölge. 2. Ölümle başlayıp kıyamete kadar süren zaman, bu zaman içinde…
Beşâret
Müjde, müjdeleme, tebrik etme. tas. Dostun dosta ilettiği sevindirici haber. Can çekişme halinde Allah melek aracılığıyla dostu olan kuluna “Korkma, üzülme, cennete gireceksin,” müjdesi verir yada mahşer günü kul hesaba çekilirken Allah mel…
Bezl
Gönüllü olarak harcamak, ihsanda bulunmak ve cömertçe vermek. Tasavvuf ahlâkında kişinin malını, imkânını ve gerektiğinde rahatını başkaları için kullanmasını anlatır. Bezl-i câh Bir şeyhin veya itibarlı kimsenin nüfuzunu çevresindekileri k…
Bidâyet
Başlangıç, tas, sülûkün başlangıcı tasavvuf yolunun ilk merhalesi. Nefsin, kendi gücüyle kendi bedenini hal ve geleceği itibariyle faydalı olacak şekilde şeriata uygun olarak idare etmesi ve yönlendirmesi. Başlangıç halinde olan sâlik ve ta…
Bihüşi
Aklın baştan gitmesi ve insanın kendisinde olmaması hali, Beşeri sıfatların mahvolduğu ve silindiği hal, tams (siliklik) makamı. Sekr halinde olana bi-huş, bi-hod; sahv halinde olana bâ-huş, bâ-hod, huşyâr denir.
Bineva
(| (بينو I. Aciz, zayıf, biçare, zavallı, sesi soluğu çıkmayan. tas. Acizlik, çaresizlik (us). Bi-nişan s. Sars. (بينشا ن) x, Namsiz nişansız, adsız sansiz olma. tas. a Fena makamı. b Zat-ı kibriya, lâ-taayyün (belirsizlik) mertebesi (sr).…
Baka
١ ar. / vefa edemeyişleri: Buk'a mübareke M eler (sav bitlere bekkâ (¢ Bulmak Bilmek ee ش) Bünâ-güş |. fars. 0 نيك Burak (5 ~ x tür 1 4 e li Y ek. tas, Aşk 0:14553). Sevgilini Burak'ı can 1 I ها ن) عن i aşk (sp ikat mutasavvıflar daha Bürha…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Base
(«- (بو Öpme, Öpücük. tas. a Bâtında feyz ve cezbe, b Alınan müjde sonunda hasıl olan haz. c Bilgi ve uygulama, anlama ve anlatma yönünden sözün keyfiyetini kabul etme yeteneği. d Ruhun vasıtasız aldığı zevk,
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Bükâ
Ağlama, gözyaşı dökme, girye. tas. Zahitler ve süfiler yaptıkları kötü işlere, girdikleri günahlara, içinde bulundukları bela ve musibetlere, ahde vefa edemeyişlerine, firkat ve hicran haline, ahiret hesabına ağlar, bir damla göz yaşının pe…