ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
79 sonuç · toplam 189 · “nizâm” · 1/4
01nizâm-ı âlem
Evrenin ahenkli ve dü zenli bir biçimde oluşumu
Nizâmiyye
Hindistanlı ünlü veli, Nizamüddin Evliya diye maruf, Muhammed b. Ahmet el-Halvetî (ö. 725/1325) tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu. Çiştiyye’nin kollarmdandır.
Ayin
Merasim, tören, âdet, usül, nizam; şekil, kanun, kaide. tas a Tarikat ehlinin kendi aralarında belli bir usül ve düzene göre topluca icra ettikleri zikir, dini merasim, semâ. b Bütün din mensuplarının, Mecusilerin, Yahudilerin ve özellikle…
Fevt
Elden kaçırma, önemli bir fırsatın elden kaçması. 2. tas. Sevgiliden umulan şey, sevgilisiyle birleşen (ittihat) âşığın ondan farklı olduğunu kavraması (İFM). Yahya b. Muaz Râzi, “fevt mevtten (ölüm) daha zordur. Zira fevt Hak'tan, mevt hal…
Hakka'l-yakin
حق | ليقين) a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi. tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca ken…
Kanberiye
Hz. Ali'nin Sadık ve vefakâr kölesi Kanber'e nispet edilen, ehl-i beyte bağlılığı, erenlere hizmeti ve mücerretliği simgeleyen, baba tarafından tekbir getirilerek kuşatılan bir kemer (Grp 186), Kandil geceleri tar. يل) 4:3) Bkz. İhya gecele…
Kitap
Cem ve zam (toplama ve ekleme) mertebesi. Harfler bir araya getirilerek ve birbirine eklenerek metnin anlamı anlaşılır hale gelir. 2. Kaza ve kader. 3. Süfilere göre kitap da mâsivâdır, diğer maddi şeyler gibi onunla olan ilgiyi de kesmek l…
Şuhüd ehli
Müşahede eden, gören. 2. tas. Hak talipleri üç kısımdır: Suhad ehli, ashab-ı kulüb. Bunlar Hakk'ı şuhüd ve zevkle tanır, onu her mazhar ve meclâda görür ve her surette kabul eder, hep Hak'la birlikte bulunur, onu her meşhedde me A CEE m (ma…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
Verda
Öte, tas. Süfilere göre insana şah damarından daha yakın olan Allah, aynı zamanda onlara çok uzaktır, ötelerin ötesindedir.
Vukuf
Durmak, bilmek. tas. Sâlikin ısrarla, dikkat ve özenle belli hususlar üzerinde durması, onları kavramaya çabalaması. Üç vukuf: Nakşibendilere göre üç önemli vukuf vardır: Vukaf-i kalbi. Nakşbendiye'nin rabıta, zikir, murakabe, hıfz-ı nispet…
nefâz
fık. Bir muşakdin işlerlik kazanması anlamında kullanılan bir fıkıh terimi. [< nefha a. [< Ar. nefh] İslâm ^)] inancma göre, kıyametin kopcü, ması aşamasmda oluşacak kozncü mik değişimin başladığmı bildiesi” recek olan ve bir defa üfürme ur…
ahidnâme
Hükümdarlarm veya sultanlann bazı devlet, cemaat veya şahıslara özel hak ve imkân tanımak amacıyla düzenlenmiş olan belge, muahede-nâme, musâlaha-nâme. İslâm devletleri içinde ilk ahid-nâme, Hz. Muhammed tarafından H. 9. yıldan sonra verilm…
ahad haber
ahad haber a. Hadis biliminde tek kişinin rivayet ettiği hadis olarak yorumlandığı gibi mütevatir olmayan hadis olarak da nitelenen bu terim, aynı zamanda “haber-i vâhid” (bk. bu madde) olarak da ifade edilmiştir.
Sübhaneke
(Jsl^J [Ar.] İslâmî inacm temel ibadetlerinden biri olan namazm her rekâtında “iftitâh tekbiri” (bk. bu madde)nin hemen ardmdan okunması gereken dua. Bu duanm tamamı şöyle: Sübhaneke allahümme ve bi-hamdik ve te'âlâ ceddük ve lâ ilâhe gayrü…
Allahü ekber
Allahü ekber cüm. [Ar.] “Allah büyüktür” anlamında “tekbir” (bk. bu madde) sözü. Aynı zamanda “Ezân-ı Muhammedf’nin de başlangıç ve son sözleridir (dört defa başlangıçta, iki defa sonunda olmak üzere altı defa). Ayrıca Müslüman halk, korktu…
ırk
Kemale erme, olgunlaşma, sonsuzluğa ulaşma anlamlarmda kullanılan ve kutsal kabul edilen kırk sayısı için kullanılan kıs terim. Bu sayı, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette geçmekte olup hadislerde de sıkça kullanıldığı söz konusudur. Bundan dola…
Mâcin
Mâcin a. (^L) [Ar. ] fık. Sözlük anlamı “Laubali davranan ve konuşan. ” olan bu söz, genellik “müftî” sözü ile birlikte kullan larak insanlara dinin yasaklar na karşı hileleri öğreten, bu yo la haramı helâl veya helali h ram gibi sunan, bil…
hezl
Q>) [Ar. ] İslâm hukukunda sözün anlamını ve hükmünü h kasdetmemekle gerçekleşen ve düşünce üe ifade arasında bilinçli uyumsuzluk durumunu doğuran ciddiyetsizlik anlamında kullanılan bir terim. hıdrellez a. [T. < Ar. Hızır + İlyâs] İslâmî-T…
sûre
Kur’ân-ı Kerîm ayetlerinden meydana gelen ve Hz. Peygamber tarafından belirlenen 114 bölümden her birine verilen ad. Her bir sure, kendi içinde hem uyumlu hem de anlamlı ve ahenkli bir bütünlük oluşturmakta; aynı zamanda Kur’ân-ı Kerîm’in b…
takriri sünnet
takriri sünnet a. Hz. Peygamber’in Müslümanların söylediği bir söz veya yaptığı bir davranıştan haberdar olduğu hâlde bu konulara karşı çıkmaması durumu için kullanılan terim. Bu sünnet, aynı zamanda bu eylemlerin tasvip edildiği anlamına g…
enetü’l-hüzn
Peygamber’in eşlerinden Hz. Hatice ile amcası Ebû Talib’in vefat ettiği nübüvvetin onuncu yılı için kullanılan terim. Aynı zamanda “âmü’l-hüzn” olarak da adlandırılan bu terimin bizzat Hz. Peygamber tarafından kullanıldığı kaynaklarda zikre…
havâssü’l-Kur'ân
İslâm inancına göre ha “esmâ-ı hüsnâ” (bk. bu madde) ile bazı surelerin veya ayetlerin dileklerin kabulündeki etki ve gücünü ifade eden bir terim. Bu söz aynı zamanda bu konuda kaleme almmış olan eserlere ortak ad da olmuştur.
çok evlilik
çok evlilik a. Bir erkeğin aynı zamanda birden fazla kadınla evliliği (polygamy) biçminde tanımlanan bir terim. Yahudilik ve Hristiyanlık’ta çok evliliği yasaklayan herhangi bir hüküm yoktur. Hatta Hz. İbrahim, Hz, Ya’kub, Hz. Dâvûd, Hz. Sü…