Ara
Menü

Edirneli Mehmed Cemâleddîn Uşşâkî

Edirneli Mehmed Cemâleddîn Uşşâkî (ö. 1164/1751), Mehmed Hamdi ve Hasan Sezâî çevrelerinde yetişen; Savaklar Tekkesi merkezinde Uşşâkıyye’yi canlandıran, on iki esmâ tertibini yerleştiren ve Cemâliyye şubesine adını veren mutasavvıf şairdir.

Vefat
1751
Unvan
Cemâliyye-i Uşşâkıyye pîri, mutasavvıf şair ve Uşşâkî erkânının yenileyicisi
Temalar
Uşşâkıyye, Cemâliyye, Savaklar Tekkesi, on iki esmâ, şiir, irşad, pîr-i sânî

Kimliği ve Edirne çevresi

Asıl adı Mehmed Cemâleddîn, künyesi Ebû Nizâmeddin’dir. Edirne’de doğdu; kaynaklarda seyyid olduğu nakledilir. Doğum yılı ve aile çevresinin ilk safhaları kesinleşmemiştir. Aynı adla anılan başka ilmiye mensuplarıyla karışmaması için bu dosyanın kimlik kapısı Edirne doğumu, Uşşâkî şeyhi Mehmed Hamdi’ye intisabı, Hasan Sezâî ile bağı, 1155/1742’de Savaklar’a gelişi ve 1164/1751 vefatıdır.

Kaynakların “Edirneli”, “Ebû Nizâm”, “Seyyid Cemâleddin”, “Cemâlî” ve “Savaklar şeyhi” adlarıyla andığı şahıs aynıdır. Halvetiyye’nin Cemâl-i Halvetî’ye nispet edilen daha eski Cemâliyye koluyla karışmaması için onun şubesi bazı kayıtlarda Cemâliyye-i Sâniye diye de anılır.

Mehmed Hamdi yanında sülûkü

Gençliğinde Edirne’de Uşşâkıyye şeyhlerinden Mehmed Hamdi Efendi’ye intisap etti ve temel terbiyesini onun yanında tamamladı. Hamdi Efendi’nin silsilesi Edirneli Osman Sıdkı, Gümülcineli Abdülkerim ve Halil efendiler, Bolayırlı Sinan, Gelibolulu Ömer Karîbî ve Saruhanlı Memî Can vasıtasıyla Uşşâkıyye pîri Hüsâmeddin Uşşâkî’ye ulaşır.

Mehmed Hamdi’nin 1146/1733’te vefatından sonra Cemâleddîn Efendi, Gülşeniyye’nin Sezâiyye şubesinin kurucusu Hasan Sezâî-i Gülşenî’nin sohbet halkasına katıldı. Bu ikinci bağ, daha sonra kaynakların onda Uşşâkî ve Gülşenî nispetlerini birlikte zikretmesini açıklar.

Hasan Sezâî sonrası ve İstanbul’a gelişi

Hasan Sezâî’nin 1150/1737’deki vefatından sonra dört yıl Edirne’de irşad faaliyetinde bulundu. 1155/1742’de mânevî bir işaret üzerine İstanbul’a gittiği nakledilir. Eğrikapı dışındaki Savaklar semtinde Hırâmî Ahmed Paşa tarafından kurulmuş mescid-zâviyenin şeyhliğini üstlendi ve ölümüne kadar burada kaldı.

Savaklar’daki yapı kaynaklarda Hırâmî Ahmed Paşa Zâviyesi, Cemâleddin Uşşâkî Tekkesi, Cemâlî veya Cemâlîzâde Tekkesi adlarıyla geçer. Onun posta geçmesi ve buraya defnedilmesiyle zâviye Cemâliyye’nin pîrevi ve âsitânesi niteliğini kazandı.

Pîr-i sânî ve Cemâliyye

Cemâleddîn Uşşâkî, XVIII. yüzyıl ortasında İstanbul’da zayıflamaya yüz tutan Uşşâkıyye’yi yeniden canlandırdığı için Uşşâkîler tarafından “pîr-i sânî”, yani ikinci kurucu kabul edildi. Bu unvan Hüsâmeddin Uşşâkî’nin tarihî kuruculuğunu ortadan kaldırmaz; Cemâleddîn’in erkânı düzenleyen ve irşad ağını yenileyen rolünü anlatır.

Kendisine nispet edilen Cemâliyye, Uşşâkıyye içindeki tarihî şubedir. Sonraki Salâhiyye hattı, halifesi ve damadı Abdullah Salâhî Uşşâkî üzerinden gelişti. Şube aile, halife ve tekke ağı aracılığıyla XIX. yüzyıla kadar taşındı.

On iki esmâ tertibi

Cemâleddîn Efendi, Halvetî-Uşşâkî terbiyesindeki esmâ-i seb‘aya beş isim daha ekleyerek zikir tertibini on iki esmâya çıkardı. İlk yedi isim lâ ilâhe illallah, Allah, hû, Hak, hay, kayyûm ve kahhâr; fürûât-ı hamse denilen beş isim ise fettâh, vâhid, ahad, samed ve Allah’tır. Zikir sırasında fürûâtın sonundaki Allah dışındaki isimlerin başına “yâ” getirilir.

Uşşâkıyye-Cemâliyye’de hilâfet için yalnız atvâr-ı seb‘anın değil, ilave beş ismin de tamamlanması şart koşuldu. Geleneğin bu tertibi Hz. Ali’nin rüyada öğretmesine bağlayan anlatısı menkıbevî açıklama katmanıdır; on iki esmânın sonraki Uşşâkî erkânında uygulanması ise tarihî tarikat bilgisidir.

Çoklu icâzet meselesi

Harîrîzâde, Cemâleddîn Uşşâkî’nin Uşşâkıyye yanında Gülşeniyye, Sünbüliyye, Şâbâniyye ve Nakşibendiyye ile de irtibatını kaydeder. Bu bağların önemli bölümü ikinci şeyhi Hasan Sezâî’nin mürşidi La‘lî-i Gülşenî’nin farklı yollardan icâzetleri üzerinden açıklanır.

Çoklu nispet, onu adı geçen bütün yolların kurucusu veya her birinde ayrı kol pîri yapmaz. Kişi sayfasında ana tarihî aidiyet Halvetiyye-Uşşâkıyye ve kurduğu Cemâliyye şubesi olarak korunmuş; diğer irtibatlar kaynaklı temaslar şeklinde ayrılmıştır.

Şiiri ve yazılı mirası

Cemâleddîn Uşşâkî yalnız tekke şeyhi değil, tasavvufî şiir söyleyen bir müelliftir. Müretteb divanında tevhid, muhabbet, sülûk, zikir ve mürşid terbiyesi öne çıkar. Ona nispet edilen Silsile-i Uşşâkiyye ise yolun aktarım zincirini ve tarihî hafızasını yazılı biçimde izlemeye yarayan metinler arasındadır.

Eser adları yazma nüsha ve neşir kayıtlarıyla değerlendirilmelidir. Sonraki mecmualarda ona nispet edilen her şiir veya söz, yalnız mahlas benzerliğiyle kesin eser sayılmamıştır.

Halifeleri ve aile-post devamı

En tanınmış halifesi, aynı zamanda damadı olan Abdullah Salâhî Uşşâkî’dir. Salâhî, Fatih’teki Tâhir Ağa Dergâhı çevresinde irşad etmiş ve Salâhiyye şubesine adını vermiştir. Yazıcı Şeyh Mehmed Safvetî Uşşâkî Âsitânesi’nde, Mahmud Bedreddin Efendi ise Fatih Keçeciler’de kurduğu tekkede Cemâliyye irşadını sürdürdü.

Cemâleddîn Efendi’nin vefatından sonra oğlu Nizâmeddin Efendi Savaklar postuna geçti ve otuz dört yıl görev yaptı. Ardından torunu Mehmed Cemâlî ve onun oğlu Alâeddin hem Savaklar Dergâhı hem Uşşâkî Âsitânesi hizmetinde bulundu. Bu devam, Cemâliyye’nin yalnız bir doktrin adı değil, aile ve halife çevresiyle taşınan kurumsal bir hat olduğunu gösterir.

Vefatı, türbesi ve tarihî yeri

Cemâleddîn Uşşâkî 1164/1751’de İstanbul’da vefat etti ve Savaklar’daki dergâhın hazîresine defnedildi. Abdullah Salâhî ölümüne “Cemâlullah’a döndü cemâl-i aşk ile pîrim Cemâleddin” mısraıyla tarih düşürdü. Oğlu ve torunları da aynı türbe çevresine defnedildi.

Bugün Hırâmî Ahmed Paşa Camii yanında bulunan türbe, kişi, kol ve mekân hafızasının birleştiği yerdir. Cemâleddîn’in tarihî önemi Edirne’den İstanbul’a taşıdığı irşad, on iki esmâ ile belirginleştirdiği erkân ve yetiştirdiği halifeler aracılığıyla Uşşâkıyye’yi sonraki yüzyıllara aktarmasında yatar.

COĞRAFÎ HAFIZA6 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi6 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç8 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Kavram dünyası

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Uşşâkî silsilesinin halkaları

Silsilesi şeyhi Mehmed Hamdi, Edirneli Osman Sıdkı, Gümülcineli Abdülkerim ve Halil, Bolayırlı Sinan, Gelibolulu Ömer Karîbî ve Saruhanlı Memî Can efendiler vasıtasıyla Hüsâmeddin Uşşâkī'ye ulaşır.

Metni gösterMetni daralt

Cemâleddin Uşşâkī'nin Uşşâkî silsilesi, şeyhi Mehmed Hamdi'den başlayarak Edirneli Osman Sıdkı (ö. 1114/1702), Gümülcineli Abdülkerim ve Halil, Bolayırlı Sinan, Gelibolulu Ömer Karîbî ve Saruhanlı Memî Can (ö. 1008/1599) efendiler vasıtasıyla tarikatın kurucusu Hüsâmeddin Uşşâkī'ye (ö. 1001/1593) ulaşır.

Hüsâmeddin Uşşâkī'nin kendi tarikat silsilesi ise Halvetiyye'nin ana kollarından Ahmediyye'nin kurucusu Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Efendi'ye çıkar. Böylece Cemâliyye, Halvetiyye-Ahmediyye-Uşşâkıyye hattının bir alt şubesi olarak yerini alır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Cemâliyye-i Sâniyye ve Hüsâmeddin Uşşâkī Tekkesi'ne geçiş

Hemşehrisi ve halifesi Edirneli Yazıcı Mehmed Safvetî Efendi, Kasımpaşa'daki Hüsâmeddin Uşşâkī Tekkesi'nin postuna geçince tekkenin meşihatı Cemâliyye-i Sâniyye diye de anılan bu kola intikal etmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Uşşâkıyye'nin pîr evi sayılan Kasımpaşa'daki Hüsâmeddin Uşşâkī Tekkesi'nin postuna, Cemâleddin Uşşâkī'nin hemşehrisi ve halifesi Edirneli Yazıcı Şeyh Mehmed Safvetî Efendi (ö. 1192/1778) geçmiş, böylece tekkenin meşihatı Cemâliyye-i Sâniyye olarak da anılan bu kola intikal etmiştir.

Safvetî Efendi'nin halefi, Cemâleddin Uşşâkī'nin oğlu Şeyh Mehmed Nizâmeddin Efendi'dir (ö. 1199/1785). Nizâmeddin Efendi aynı zamanda Eğrikapı dışındaki Cemâlîzâde Tekkesi'nin meşihatını da üstlenerek bir çifte meşihat uygulaması başlatmış; bunu oğlu Şeyh Mehmed Cemâlî Efendi (ö. 1246/1830-31) ve torunu Şeyh Alâeddin Efendi (ö. 1251/1835) sürdürmüştür.

Kol daha sonra Fatih-Yenibahçe'deki Mahmûd Bedreddin Efendi Tekkesi'ne de uzanmış, iki tekkenin meşihatı bir dönem birlikte yürütülmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİHasan Sezâî-i Gülşenîİkinci şeyhi; Edirne’deki Gülşenî-Sezâî sohbet ve icâzet çevresi.TALEBESİ / HALİFESİAbdullah Salâhî UşşâkîHalifesi ve damadı; Salâhiyye şubesinin kurucusuTALEBESİ / HALİFESİŞeyh Hamdî-i BağdâdîGençliğinde Edirne'de intisap ettiği Uşşâkî şeyhi (ö. 1146/1733). Tekkelerde yemeklerden sonra okunması âdet hâline gelen Hamdiye ilâhisiyle de tanınır.TALEBESİ / HALİFESİHasan Sezâî-i GülşenîHalvetiyye-Gülşeniyye'nin Sezâiyye şubesinin kurucusu (ö. 1150/1737). Şeyhi Mehmed Hamdi Efendi vefat edince onun halkasına katılmıştır.SONRAKİ HALKAHasan Hüsâmeddin UşşâkîUşşâkıyye tarikatının kurucusu (ö. 1001/1593). Cemâleddin Uşşâkī'nin silsilesi altı halka üzerinden ona ulaşır; kendisine nispet edilen Cemâliyye de bu tarikatın bir şubesidir.TALEBESİ / HALİFESİAbdullah Salâhî UşşâkîHalifesi (ö. 1197/1783). Şeyhinin ölümüne "Cemâlullah'a döndü cemâl-i aşk ile pîrim Cemâleddin" mısraıyla tarih düşürmüştür; Cemâliyye'den ona nispetle Salâhiyye şubesi doğmuştur.DEVAM EDEN BAĞLANTIŞeyh Seyyid Muhammed Nizâmeddin EfendiOğlu ve halefi (ö. 1199/1785). Cemâlîzâde Tekkesi'nin mescid-tevhidhânesinin dârülkurrâ olarak da kullanılması için vakıf yapmış, ayrıca Hüsâmeddin Uşşâkī Tekkesi'nin meşihatını da üstlenerek iki tekkeyi birlikte yürüten bir uygulama başlatmıştır.TALEBESİ / HALİFESİYazıcı Muhammed Safvetî EfendiHemşehrisi ve halifesi (ö. 1192/1778). Kasımpaşa'daki Hüsâmeddin Uşşâkī Tekkesi'nin postuna geçmiş, böylece tekkenin meşihatı Cemâliyye-i Sâniyye diye de anılan bu kola intikal etmiştir.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeCemâlîzâde TekkesiEğrikapı savaklarının karşısında, Kırkçeşme su şebekesine bağlı olan tekke. Vezir Hırâmî Ahmed Paşa tarafından XVI. yüzyılın son çeyreğinde mescid-zâviye olarak kurulmuş, muhtemelen XVIII. yüzyıl başlarında Halvetiyye'ye intikal etmiştir. 1155'te (1742) buraya postnişin olan Cemâleddin Uşşâkī'nin vefatında buraya gömülmesi üzerine Cemâliyye şubesinin âsitânesi ve pîr evi vasfını kazanmıştır. Kaynaklarda Cemâleddin Halvetî, Cemâleddin Uşşâkî, Cemâlî, Cemâlî Efendi, Savaklar, Seyyid Cemâleddin, Seyyid Cemal Efendi ve Şalcızâde gibi çeşitli adlarla anılır. Oğlu ve halefi Mehmed Nizâmeddin Efendi mescid-tevhidhânenin dârülkurrâ olarak da kullanılması için bir vakıf yapmıştır. Tekke ve zâviyelerin kapatılmasından sonra mescid-tevhidhânesi cami olarak kullanılmaya başlanmış, 1958'den az önceki onarımda cami harimi ile türbe arasına duvar çekilerek yapının en önemli mimari özelliği yok edilmiştir.İstanbul · TürkiyeCemâleddin Uşşâkī TürbesiÖlümüne kadar irşadla meşgul olduğu dergâhın hazîresine defnedilmiştir. Türbesi bugün Hırâmî Ahmed Paşa adıyla anılan caminin yanında olup ziyaret edilmektedir. Türbe 1817'de, torunlarından Mevleviyye'ye mensup Seyyid Mehmed Nûri Efendi ile yakınlığı olan Hâlet Said Efendi tarafından tamir ettirilmiş, 1905'te ise Hamdi Bey tarafından yenilenmiştir; son yıllarda cepheleri seramik karolarla kaplanmıştır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Mahmud Erol Kılıç, TDV İslâm Ansiklopedisi — Cemâleddîn Uşşâkî; Harîrîzâde, Tibyân; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ IV; Savaklar Tekkesi vakıf araştırması
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi: Küntî, Muhammed b. Muhtâr; Ferîdüddin Mes‘ûd; Çırâğ-ı Dehlî; Virânî; Cemâleddin Uşşâkī maddeleri
  3. [3]Kişi kaynak denetimi — Edirneli Mehmed Cemâleddin Uşşâkī
Ortak kaynak kataloğunu aç →