Ara
Menü

Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî

Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî (ö. 1592-93), Buhara'dan Anadolu'ya gelerek Uşak'ta Emîr Ahmed-i Semerkandî'ye intisap eden; İstanbul Kasımpaşa'daki pîr evi çevresinde Uşşâkiyye'nin irşad ağını kuran Halvetî şeyhidir.

Doğum
1475
Vefat
1593
Unvan
Uşşâkiyye'nin pîri

Buhara'dan Anadolu'ya

Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî, Uşşâkîzâde aile kayıtlarına göre Buhara'da doğdu. Babasının adı Hacı Teberrük'tür. Doğum yılı kesin değildir; XV. yüzyılın sonları için yapılan tarihlendirme bir tahmindir. İlk dinî bilgilerini ticaretle uğraşan babasından aldı; onun ölümünden sonra bir süre aile mesleğini sürdürdü.

Ticaretten tasavvuf yoluna

Gelenek içi anlatı, gördüğü bir rüyanın ardından kendisine kalan mirası kardeşine bırakarak tasavvufa yöneldiğini aktarır. Anadolu'ya geçti ve Uşak'ta Halvetî şeyhlerinden Emîr Ahmed-i Semerkandî'ye intisap etti. Uşak'taki uzun irşad dönemi, kendisine nispet edilen Uşşâkiyye adının şehir adıyla da birleştiği tarihî zemindir.

Manisa anlatısı ve III. Murad

Zeyl-i Şakāik'ta, henüz Manisa şehzadesi olan III. Murad'ın tahta çıkışı için dua istemek üzere bir elçi gönderdiği; şeyhin mektup kendisine ulaşmadan şehzadenin İstanbul'a hareket etmesini söylediği anlatılır. Bu bölüm menkıbevî haber niteliğindedir. III. Murad'ın Ramazan 982/Aralık 1574'te tahta çıkması ise tarihî kronolojinin sabit noktasıdır.

İstanbul'a davet ve Kasımpaşa âsitânesi

Tahta çıkıştan sonra İstanbul'a davet edilen Hüsâmeddin Uşşâkî önce Aksaray'da kendisine tahsis edilen konağa yerleşti. Ziyaretçilerin çoğalması üzerine Uşak'a dönmek istedi; kaynak, padişahın bu talebi kabul etmeyip Kasımpaşa'da onun için bir tekke yaptırdığını bildirir. Bu merkez daha sonra Uşşâkiyye'nin âsitânesi ve pîr evi oldu.

İrşad çevresi ve yolun teşekkülü

Hüsâmeddin Uşşâkî'nin tarihî önemi yalnız bir tekkenin ilk şeyhi olmasından ibaret değildir. Buhara, Uşak ve İstanbul arasında kurulan hayat güzergâhı; Halvetî terbiyenin yeni bir nispet, şehir çevresi ve irşad ağı kazanmasını temsil eder. Uşşâkiyye bu sebeple Halvetiyye içindeki tarihî kollardan biri olarak okunmalıdır.

Vefatı ve pîr evine defni

Hac dönüşünde Konya'da vefat etti. Naaşı İstanbul'a getirildi ve Kasımpaşa'da kurduğu âsitâneye defnedildi. Vefat yılı kaynaklarda 1001/1592-93 olarak verilir; miladî karşılık gün ve ay bilinmediği için tek bir güne indirgenmez.

Ailesi ve ilmiye ağı

Mustafa, Abdülaziz ve Abdürrahim adlı üç oğlu ilmiye sınıfına girdi; medreselerde müderrislik ve çeşitli şehirlerde kadılık yaptı. Böylece Hüsâmeddin Uşşâkî'nin çevresi yalnız tekke silsilesiyle değil, Osmanlı ilmiye hayatına uzanan bir aile ağıyla da devam etti. Oğullarının meslekleri onların otomatik olarak tarikat şeyhi sayıldığı anlamına gelmez.

Kaynakları nasıl okumalı?

Hayatının ana güzergâhı, tekke kuruluşu, ailesi ve defin yeri biyografik-tarihî katmandır. Rüya ve tahta çıkışı önceden bildirme anlatısı ise geleneğin onu nasıl hatırladığını gösteren menkıbe katmanında tutulur. Kesin olmayan doğum tarihi ve yüz yaşını aşan ömür hesapları tahmin olarak belirtilir.

COĞRAFÎ HAFIZA2 bağlantılı mekânMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç3 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Mektup ulaşmadan verilen cevap

Gelenek, Manisa şehzadesi Murad'ın mektubu ulaşmadan Hüsâmeddin Uşşâkî'nin onun tahta çıkacağını haber verdiğini anlatır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Manisa'dan gönderilen mektup

Şehzade Murad Manisa'da bulunduğu sırada Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî'ye bir mektup gönderdi. Gelenek, mektup henüz şeyhin eline ulaşmadan onun çevresindekilere Murad'ın yakında tahta çıkacağını söylediğini aktarır.

Cevabın haberden önce verilmesi

Rivayete göre Hüsâmeddin Uşşâkî, mektubun gelişini beklemeden şehzadeye verilecek cevabın esasını bildirdi ve saltanat yolunun açılacağını haber verdi. III. Murad'ın 982/1574'te tahta çıkması, bu sözün gerçekleşmesi şeklinde yorumlandı; padişahın şeyhe yakınlığı da aynı anlatı çevresinde açıklandı.

Tahta çıkış tarihî olaydır. Mektubun içeriği öğrenilmeden cevap verilmesi ve geleceğin önceden bildirilmesi ise Uşşâkîzâde'nin koruduğu gelenek içi keşif anlatısıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Uşşâkîzâde İbrâhim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, giriş s. 85-87 ve ilgili tercemeler; Mehmed Akkuş, ‘Hüsâmeddin Uşşâkî’, TDV İslâm Ansiklopedisi.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

AİLE / NESEPUşşâkîzâde Mustafa EfendiBaba–oğul; Mustafa Efendi ilmiye sınıfında yetişmiştir.AİLE / NESEPUşşâkîzâde Abdülaziz EfendiBaba–oğul; Abdülaziz Efendi ilmiye sınıfında yetişmiştir.AİLE / NESEPUşşâkîzâde Abdürrahim EfendiBaba–oğul; Abdürrahim Efendi babasının vefatından sonra doğmuştur.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeHüsâmeddin Uşşâkî ÂsitânesiUşşâkiyye'nin âsitânesi ve pîr evi Kasımpaşa Hacıahmet Mahallesi'ndeki tekke, Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî tarafından XVI. yüzyılın son çeyreğinde kuruldu. Uşşâkî Âsitânesi, Pîr Evi, Perşembe Tekkesi ve Şimşirli Tekke adlarıyla anıldı. Yusuf Efendi'nin XVIII. yüzyıl ihyası Tersane Emini ve daha sonra Sadâret Kethüdâsı olan Yusuf Efendi, eskimiş tekke yapılarını yeniden inşa ettirdi ve âsitâneye tatlı su getirdi. İzzî Tarihi, bu faaliyeti onun ölüm kaydında kalıcı hayır eseri olarak gösterir. Mimari düzen Son dönem mimari programında tevhidhâne, iki türbe, hazîre, selâmlık, harem, mutfak ve şadırvan bulunuyordu. XX. yüzyıldaki kayıplara rağmen pîr türbesi ve tekke hafızası aynı yerde yaşamayı sürdürür. İrşad ve musiki hafızası Âsitâne yalnız meşihat merkezi değil, zikir ve tekke musikisinin de önemli İstanbul odaklarından biriydi. Hüseyin Vassâf'ın seyrüsülûkunu burada tamamlaması, merkezin geç Osmanlı dönemindeki canlılığını gösterir.İstanbul · TürkiyeHasan Hüsâmeddin Uşşâkî TürbesiPîr türbesi Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî hac dönüşünde Konya'da vefat etmiş, naaşı İstanbul'a getirilerek Kasımpaşa'da kurduğu âsitâneye defnedilmiştir. Türbe, Uşşâkiyye'nin pîr evi hafızasının merkezidir. Âsitâneyle birlikte geçirilen yapı evreleri Türbe ve tekke, Yusuf Efendi'nin XVIII. yüzyıldaki ihyası ve daha sonraki onarımlarla birlikte değişik yapı evrelerinden geçti. Türbe kaydı, müstakil ve konumsuz bir ziyaret noktası olarak değil âsitâne bütününün parçası olarak gösterilir.