Ara
Menü
ذ

haber

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

  1. Geçmişte oluşan veya gelecekte vuku bulacak bir olayı ihtiva eden ya da yanhş olma ihtimal bulunan söz. Kur’ân-ı Kerîm’de iki yerde geçen bu söz, Hz. Peygamber’in vahiy yoluyla aldığı Kur’ân’ı da ifade etmektedir. 2. Hadis bilimi ile uğraşan ulema, doğrudan Hz. Peygamber’e ait olan hadislere “merfû” (.bk. bu madde), sahabeye ait olup on lardan nakledilenlere “mevkuf (bk. bu madde), tâbiîne ait olup onlardan nakledilenlere “maktû” (bk. bu madde) adını vermiş lerdir. Sonradan bu üç hadis tü rü için topluca “haber” terim kullanılmıştır. § tam. haber-i âhâd a. (jLî ^) bk. haber-i vâhid haber-i infirâd a. (jljül ^k) bk. haber-i vâhid haber-i kâzib a. ÇjlS j^.) Gerçeklik ile uyum içinde olmayan bilgi anlamında ke lâm terimi. haber-i mütevâtir a. (jSlji» ^) Yalan söylemek üzere it - tifak etmelerini akim imkâni sız gördüğü bir topluluğun m verdiği haber. haber-i resûl a. (J^j ^) Peygamberliği bir mucize ile. belgelenmiş veya kanıtlanmış Allah resulünün verdiği. haber. Bu tür haberlere “haber-i sâdık” (bk. bu madde) ] denilmiştir. khaber-i sâdık a. (jjL» ^ a Gerçeklik ile uyum içinde li olan bilgi anlamında kelâm e terimi. yı haber-i vâhid a. (ja.lj _^) 1.. Bir kişinin bir başka kişiden, naklettiği haber veya t mütevâtir seviyesine ulaşu mayan haber. 2. Hadis bilin minde, mütevâtir olmayan f’ hadis veya haber. p haberü’l-hâssa a. (< LliJl ^) - Hadis biliminde, tevatür bir şözellik göstermiş olsa da seünetle nakledilen her türlü mi hadis.
  2. Hadis bilimi ile uğraşan ulema, doğrudan Hz. Peygamber’e ait olan hadislere “merfû” (.bk. bu madde), sahabeye ait olup on lardan nakledilenlere “mevkuf (bk. bu madde), tâbiîne ait olup onlardan nakledilenlere “maktû” (bk. bu madde) adını vermiş lerdir. Sonradan bu üç hadis tü rü için topluca “haber” terim kullanılmıştır. § tam. haber-i âhâd a. (jLî ^) bk. haber-i vâhid haber-i infirâd a. (jljül ^k) bk. haber-i vâhid haber-i kâzib a. ÇjlS j^.) Gerçeklik ile uyum içinde olmayan bilgi anlamında ke lâm terimi. haber-i mütevâtir a. (jSlji» ^) Yalan söylemek üzere it - tifak etmelerini akim imkâni sız gördüğü bir topluluğun m verdiği haber. haber-i resûl a. (J^j ^) Peygamberliği bir mucize ile. belgelenmiş veya kanıtlanmış Allah resulünün verdiği. haber. Bu tür haberlere “haber-i sâdık” (bk. bu madde) ] denilmiştir. khaber-i sâdık a. (jjL» ^ a Gerçeklik ile uyum içinde li olan bilgi anlamında kelâm e terimi. yı haber-i vâhid a. (ja.lj _^) 1.. Bir kişinin bir başka kişiden, naklettiği haber veya t mütevâtir seviyesine ulaşu mayan haber. 2. Hadis bilin minde, mütevâtir olmayan f’ hadis veya haber. p haberü’l-hâssa a. (< LliJl ^) - Hadis biliminde, tevatür bir şözellik göstermiş olsa da seünetle nakledilen her türlü mi hadis.
  3. Hadis bilin minde, mütevâtir olmayan f’ hadis veya haber. p haberü’l-hâssa a. (< LliJl ^) - Hadis biliminde, tevatür bir şözellik göstermiş olsa da seünetle nakledilen her türlü mi hadis.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Herhangi bir konuda alınan yazılı veya sözlü bilgi.

1. Sünnet, hadîs-i şerîf.

Şüyû bulma (herkesçe duyulma, yayılma bilinme) derecesine göre haber; ya mütevâtir (Resûlullah efendimizden, birçok kimsenin rivâyet ettiği hadîs), ya meşhûr (ilk zamanda bir kişi bildirmişken, ikinci asırda şöhret bulan hadîs), ya müstefîz (söyliyenleri üçten çok olan hadîs), ya garîb (yalnız bir kimsenin bildirdiği hadîs), yâhut da azîz (iki veya üç kimsenin naklettiği hadîs) olur. (İmâm-ı Süyûtî)

Her hadîs-i şerîf haberdir ancak her haber hadîs-i şerîf değildir. (İmâm-ı Süyûtî) Haberde "Tövbekârlarla sohbet edin, zîrâ onların kalbleri daha yumuşaktır" diye vârid olmuştur (gelmiştir).

(İmâm-ı Gazâlî)

2. Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînden bildirilen söz.

Sözlüğe dön