HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İlmiye ailesi
1075/1664-65'te doğdu. Babası Uşşâkīzâde Seyyid Abdülbâki, dedesi Zeyrekzâde Seyyid Abdurrahman'dır; Uşşâkīzâde Seyyid Abdullah'ın küçük kardeşidir. “Uşşâkīzâde” burada aile nisbesidir; metin kendisine açık bir tarikat intisabı bildirmez.
Medrese, Medine ve İzmir
Babası Mekke kadılığına tayin edildiğinde ondan mülâzemet aldı. Muharrem Ağa, Ebülfazl, Hammâmiyye, Hüsrev Kethüdâ, Sahn, Zekeriyyâ Efendi, Âişe Sultan, Hayreddin Paşa ve Saray-ı İbrahim Paşa medreselerinde görev yaptı. Medine kadısı ve şeyhülharem oldu; daha sonra İzmir kadılığına getirildi.
Zeylü'z-zeyl
1114/1702-03'te Feyzullah Efendi'nin emriyle Nev‘îzâde Atâyî'nin 1043/1633-34'te biten zeylini 1106/1694-95 civarına kadar sürdüren eserini yazmaya başladı. Bu eser, sitede kullanılan Şakāik zeyilleri korpusunun temel kaynaklarından biridir.
Vefatı
2 Şevval 1136 Cuma gecesi/1724'te vefat etti. Fâtih Camii'ndeki cenaze namazından sonra Nişancı Paşa Camii karşısındaki Keskin Dede Mezarlığı'na defnedildi. Altmış bir yaşındaydı.
Ailesi, tahsili ve müderrislik basamakları
1075'te (1664) İstanbul'da doğdu. İlmiye sınıfı arasında özel bir yeri olan Uşşâkīzâde ailesinden Abdülbâki Efendi'nin oğludur. Babasının dedesi, Halvetiyye'nin Uşşâkıyye kolunun kurucusu Hüsâmeddin Uşşâkī Efendi; anne tarafından dedesi ise Nakîbüleşraf Seyrekzâde Seyyid Abdurrahman Efendi'dir. Soy zinciri, Hüsâmeddin Uşşâkī'nin ilim yolunu tercih edip çeşitli yerlerde kadılık yapan üç oğlundan Abdürrahim üzerinden yürür; kendisi Abdürrahim'in torunudur.
Önce babasından, onun ölümü üzerine Muttalibzâde Mehmed Sâlih Efendi, Kazasker Ak Mahmud Efendi ve Kazasker Abdülbâki Ârif Efendi'den ders okudu. Babasının Receb 1090'da (Ağustos 1679) Mekke kadılığına tayin edilmesiyle mülâzemete kabul edildi ve bir süre alt derece medreselerde görev yaptı.
11 Cemâziyelevvel 1098'de (25 Mart 1687) Şeyhülislâm Ankaravî Mehmed Emin Efendi'nin imtihanını geçerek Muharrem Ağa, 10 Rebîülevvel 1101'de (22 Aralık 1689) Şehzadebaşı'ndaki Ebülfazl Mahmud Efendi, 16 Safer 1105'te (17 Ekim 1693) Hamâmiyye, 6 Zilhicce 1106'da (18 Temmuz 1695) Ûlâ-yı Hüsrev Kethüdâ, 11 Zilkade 1110'da (11 Mayıs 1699) Sahn-ı Semân medreselerinden birine, 22 Safer 1112'de (8 Ağustos 1700) Çarşamba'daki Ûlâ-yı Zekeriyyâ, 14 Şevval 1113'te (14 Mart 1702) Edirnekapı'daki Ayşe Sultan medresesine müderris oldu.
Feyzullah Efendi'ye yakınlık, Edirne Vak'ası ve son görevleri
Zeyl-i Atâî'yi ikmal etmeye çalıştığı Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi tarafından duyulunca 1702'de Edirne'ye davet edildi; kendisine Evreşe kazası arpalık tevcih edildi, şeyhülislâmla samimiyetini ilerletip meclislerinde yer aldı.
Feyzullah Efendi'nin ilmî ve idarî kadroları çocuklarına ve yakınlarına tevcih ettirmesi, terfi bekleyen ulemâ ile idareciler arasında hoşnutsuzluğa yol açmıştı. Bunun sonucunda patlak veren ve Edirne Vak'ası diye bilinen isyanda Uşşâkīzâde de zarar gördü: şeyhülislâma yakınlığı sebebiyle rütbesi tenzil edilerek Beşiktaş'taki Barbaros Hayreddin Paşa Medresesi'nde görevlendirildi.
1704'ten itibaren yeniden yükselmeye başladı. 20 Rebîülâhir 1116'da (22 Ağustos 1704) mûsıle-i Süleymâniyye rütbesiyle Sâniye-i Sarây-ı İbrâhim Paşa Medresesi'ne tayin edildi. Ağustos 1706'da Medine kadılığına gönderildi ve burada iken şeyhülharemlik rütbesine sahip oldu. Medine kadılığından kendi isteğiyle ayrılınca Mandalyat ve Ayazmend kazaları arpalık olarak verildi. 15 Şevval 1125'te (4 Kasım 1713) İzmir kadılığına getirildi, bir yıl kadar sonra azledildi ve kendisine Gediz ile Yenipazar kazaları arpalık verildi. Bundan sonra herhangi bir görev almadı; 2 Şevval 1136'da (24 Haziran 1724) vefat etti.