HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Doğumu ve tahsili
1039/1629-30’da İstanbul’da doğdu. Uşşâkîzâde Abdürrahim Efendi’nin oğludur. Uzun Ali Efendi ve Molla Çelebi’den ders aldı; Karaçelebizâde Mahmud Efendi’den mülâzım oldu.
Medrese ve kadılık kariyeri
1064/1653-54’te Kadı Mahmud Medresesi’ne müderris tayin edildi. Diyarbakır kadılığının ardından Hasan Paşa, Hüsrev Kethüdâ, Koca Mustafa Paşa, Ali Paşa-yı Cedîd, Murad Paşa-yı Atîk, Kalenderhâne ve Süleymaniye medreselerinde görev yaptı. Selânik, Kahire ve Mekke kadılıklarında bulundu.
Şairliği ve eserleri
Şiirlerinde Bâkî mahlasını kullandı; meşhur şair Bâkî’den ayırmak için “Bâkî-i Dîğer” diye anıldı. Kadı Beyzâvî tefsirine bir hâşiye yazdı. Şiirlerini içeren Türkçe Dîvân’ın varlığını Şeyhî’nin Vekāyi‘u’l-Fuzalâsı bildirir; bugün bilinen bir nüshası yoktur. Kaynaklar şiir ve inşadaki maharetini kaydeder.
Vefatı
Mekke görevinden dönüş yolunda Eskişehir’de ağır bir göz hastalığına yakalandı; Konya’ya götürüldü ve 1090/1678-79’da burada vefat etti. Mevlânâ Dergâhı haziresine defnedildi.