ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
19 sonuç · “vâcib”
01vâcib-i mutlak
vâcib-i mutlak a. fık. Şairin, yerine getirilmesi için belirli bir vakit tayin etmediği vacip için kullanılan terim. Söz gelişi, ettiği yemine bağh kalmayan bir kimsenin ödemesi gereken kefareti dilediği zaman yerine getirmesi gibi.
vâcibü’r-ri'âye
Uyulması veya yapılması gerekli olan. 2. Saygı gösterilmesi uygun görülen devlet büyüklerinin soyu ve yalanları (sadrazam, vezir, beylerbeyi, nişancı oğulları gibi). Saygı gösterilmesi uygun görülen devlet büyüklerinin soyu ve yalanları (sadrazam, vezir, beylerbeyi, nişancı oğulları gibi).
vâcib-i müvessa
vâcib-i müvessa a. fik. Allah’ın yapılması için geniş zaman bıraktığı vacip.
vâcibü’l-îfâ
ftk. Yapılması zorunlu olan vacip. Söz gelişi, namaz, oruç, hac ibadeti gibi.
vücûd-ı vâcib
vücûd-ı vâcib a. UaJj ^f) tas. Hak teâlânın varlığı. vücûd-ı zihnî a. (^j j^ Yalnızca zihinde oluşa “vücûd” için kullanılan k lâm terimi. vücûd-nâme a- \< A vücûd + F. nâme] tas. ed. Tasa vufî edebiyatta mutasavvıf şa lerin insanın Allah tarafında yaratılışı ve bütün güzellikle insanda toplaması konusunu ş irleştiren eserler için kullandı ları ortak ad. vücûh a. lAr. ] fik. İslâm h kukunda, ortakların ticarî te rübe ve itibarmı ön plana alan birliği ya da iş ortaklığı anl mmda fıkıh terimi. 697 vürûdi’l-hadîs ^j) vücûh ve nezâ'ir a. an [Ar. ] Kur’ân-ı Kerîm’de bir keke limenin farkh yerlerde kazandığı farklı anlamları bütün yönleriyle inceleyen bilim dah ve bu Ar. alanda yapılan çalışmalarm neavticesinde ortaya çıkan eserlerin airortak adı. an eri vürûd a. (j^J [Ar. ] Hadis biliminşi de, hadisin söylenmesi, oluştuık rulması anlamında kullanılmıştır. hu vürûdi’l-hadîs a. (6jjJI jjJ [Ar] ec bk. esbâbü vürûdi’l-hadîs n iş la Yahudilik öz. a. Semavî dinlerden Hz. Musa’nın Allah’ın elçisi ol rak insanlara tebliğ ettiği İlâh din. yâ sîn a. (^ “Yâsîn suresi” (b bu madde)nin başmda buluna ve kendi adlarıyla okunan har ler için kullanılan terim, b hurûf-ı mukatta'a yâddâşt a. [< F. yâd dâşt] tas. Orta Asya’da yaygı olan Hâcegân silsilesi v Nakşibendiyye tarikatind sûfînin kalbinin her an Hakk’m huzurunda olması anlamınd kullanılan bir terim. b Hâcegân yâdkerd a. [< F. yâd + kerd tas. Orta Asya’da yaygın ola Hâcegân silsilesi v Nakşibendiyye tarikatind sûfînin mürşidinden aldığı zik sürekli olarak kalbinden ve din, linden düşürmemesi anlamında laterim, bk. Hâcegân hî
vâcibü’l-vücûd
Allah.
vâcibü’l-ittihâ
GÛUlj) ftk. Yerine getirilmesi veya uyulması zorunlu olan vacip.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 33–39
Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere
Sayfalar 56–61
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ashab-ı kirâm rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecma'lyn, tehalükle: — Aman yâ Resülallah! dediler. Lûtfedip kerem buyur, bu çok kazançlı yol nedir? Efendimiz saadetle buyurdular: — Zikru
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Biz, yeryüzünün Allahıyız, demişler ve hallak-ı âlem olan Allahu zül-celâli inkâr etmemişlerdir. Belki: (0, GÖK- LERIN ALLAHI..) demişlerdir. Firavunun bile, gündüz yaptıklarına
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 62–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yat, öyle ise yat... Senin gerçekten uyumağa hakkın var. Yaptıgın ibadet ne güzel ve Hak katında ne ulvi bir iba- Gettir. Ibn-i Mes'ud radıyallahu anh buyurmuşlardır ki: — Dünya
Sayfalar 77–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl
Sayfalar 85–93
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar
Sayfalar 85–92
Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen