Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

17 sonuç · “tıbâ

01
İlişkili kol

Bârzân Hattı

Kuzey Irak'taki Bârzân Tekkesi'nin Nehrî çevresiyle tarihî irtibatı; doğrudan hilafet bağı kesin kabul edilmez.

02
Şahsiyet

Abdülganî en-Nablusî

Abdülganî en-Nablusî (1641-1731), Dımaşk’ta yetişen Hanefî âlimi ve sûfîdir. Kādirî ve Nakşibendî irtibatlarını İbnü’l-Arabî düşüncesi, tefsir-hadis tedrisi, seyahatnâmeler ve yaklaşık üç yüz eserlik külliyatla birleştirmiştir.

03
Şahsiyet

Ali el-Aclûnî

Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir.

04
Şahsiyet

Azîzzâde Şeyh Mehmed en-Nakşibendî

Azîzzâde Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1649), Emîr Sultan Dergâhı şeyhi Ali Efendi’den inâbe alan; 1611’den itibaren önce dönüşümlü, 1618’den sonra müstakil olarak dergâh postunu sürdüren Bursa Nakşibendî şeyhidir.

05
Şahsiyet

Bahâeddin Nakşibend

Bahâeddin Nakşibend (718/1318 – 791/1389), Buhara yakınlarındaki Kasrıârifân'da doğup ölen ve “tarîk-i hâcegân”ın adının kendisiyle Nakşibendiyye 'ye dönüştüğü şeyh; semâ, halvet ve tekkeye itibar etmemiş, hafî zikri esas almıştır.

06
Şahsiyet

Bandırmalızâde Mustafa Hâşim Baba

Bandırmalızâde Mustafa Hâşim Baba (1130/1718-1197/1782-83), Üsküdar’da Celvetî terbiyesiyle yetişen; Mısır ve Hacıbektaş’ta Bektaşîlik tecrübesi kazanan, melâmet yorumunu Dîvân, Vâridât, Ankā-yı Maşrık ve Devriyye-i Ferşiyye’de işleyen mutasavvıf şairdir.

07
Şahsiyet

Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi

Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi (1099/1687-88–1169/1756), Yedikuleli Seyyid Abdullah’tan aklâm-ı sitte icâzeti alan; Galata ve Topkapı saraylarında hat muallimliği yapan, Kırımlı Tatar Ahmed ile Yekdest Ahmed çevresinde Nakşibendî irtibatı belgelenen hattat, şair ve münşîdir.

08
Şahsiyet

Hâfız İsmâil Hakkı Efendi

Hâfız İsmâil Hakkı Efendi (1852-1913), Zeyrek'te muallimlikten saray imamlığına yükselen; Ya‘kūb Han ve Şâbânî çevresiyle irtibatlı kāri ve sûfîdir.

09
Şahsiyet

Hamid Hamideddin Ateş

Hamid Hamidettin Ateş (d. 18 Ağustos 1960, Darende), Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin oğlu; 1987'den itibaren Darende Şeyh Hamîd-i Velî Camii'nde imam-hatiplik yaptı, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın mütevelli başkanıdır.

10
Şahsiyet

Himmet Efendizâde Şeyh Abdullah Abdî

Himmet Efendizâde Şeyh Abdullah Abdî (ö. 1122/1710), babası Şeyh Himmet'ten irşad terbiyesi alan; İstanbul'un büyük camilerinde vâizlik yapan ve dört divan bırakan Halvetî-Bayramî çevre şeyhidir.

11
Şahsiyet

Ma‘den Dede

Ma‘den Dede (ö. 1131/1719), Karagümrük yakınındaki Ali Paşa-yı Cedîd Medresesi'nde yaşayan; suskunluğu, zihnî hesap kabiliyeti ve halk arasındaki itibarıyla kayda geçen İstanbul meczubudur.

12
Şahsiyet

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî (1193/1779, Karadağ, Süleymaniye – 14 Zilkade 1242 / 9 Haziran 1827, Şam); Nakşibendiyye'nin Hâlidiyye kolunun kurucusu . Delhi'de beş ayda sülûkünü tamamlamış, tarikatı Balkanlar'dan Sumatra'ya yaymıştır. Râbıta yorumu Nakşîler arasında bile tartışılmıştır.

13
Şahsiyet

Muhammed b. Muhtâr el-Küntî

Muhammed b. Muhtâr el-Küntî, babası Sîdî Muhtâr’ın ilmî ve tasavvufî mirasını Batı Sahra’da sürdüren; Künte toplulukları arasında irşad, hukuk ve siyasî arabuluculuğu bir arada yürüten Kādirî şeyhidir.

14
Sözlük

tıbâ

Hac ibadeti sırasmda, ihramlı olarak tavaf yaparken sağ omzun açık bırakılmasmı ifade eden bir terim.

15
Sözlük

İztibâ (idtıbâ)

Hac ve ömre ibâdetlerinde erkeklerin giydikleri dikişsiz iki parçadan meydana gelen ihramın üst parçasının bir ucunu sağ koltuk altına alıp diğer ucunu sol omuz üzerine atmak. İztibâ erkeğe sünnettir. (Mehmed Zihnî Efendi)

16
Eser

Sayfalar 248–262

Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi

17
Eser

Sayfalar 311–325

Muzaffer Ozak Külliyatı · 000. vel-mürseliyne vel-Evliyâ'i ves-sâlihiyne ve al âmelâ'iketike vel-mukarrebiyne ve alâ ehl-i tâ'atike ema'iyne min ehl-is-semâvati ve ehl-il aradiyne rıdvanullahi teâlâ alâ âl-