HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ezevâd’da yetişmesi
Ebû Abdillâh Muhammed b. Muhtâr el-Küntî, 1764 yılı dolaylarında bugün Mali sınırlarında kalan Ezevâd’da doğdu. Batı Sahra’daki Künte kabilesinin Evlâdü’l-Vâfî koluna mensuptu. Bölgedeki öğrencilerin farklı ilim merkezlerini dolaşması yaygın olduğu halde o, dinî ilimleri ve tasavvuf terbiyesini bütünüyle babası Sîdî Muhtâr el-Küntî’den aldı.
İrşad ve toplumsal görev
Babasının sağlığında kabileler ve yerel yöneticiler arasındaki sosyal ve siyasî işlerde sorumluluk üstlenmeye başladı. Sîdî Muhtâr’ın 1811’de vefatı üzerine irşad makamına geçti ve bu sebeple “Sîdî el-Halîfe” diye anıldı. Yakın müridi ve en önemli yardımcısı Sîdiyâ el-Kebîr’di.
Değişen Sahra dengeleri
Yaklaşık on beş yıllık meşihatı, Batı Sahra’nın siyasî ve iktisadî dengelerinin değiştiği bir döneme rastladı. Künte topluluklarının Tinbüktü çevresindeki menfaatleri, Mâsînâ’daki Fûlânî lider Ahmedü Lobbo ile kurulan bağlar, Tevârik kabileleri arasındaki nüfuz kaybı ve Ticâniyye’nin yükselişi bu dönemin başlıca unsurlarıydı. Küntî’nin faaliyeti yalnız tekke idaresi değil, hukukî danışmanlık ve topluluklar arası arabuluculuk niteliği de taşıdı.
Küntiyye, Muhtâriyye ve Muhammediyye
Kādiriyye’nin bölgedeki bu ağı babasına nispetle Küntiyye veya Muhtâriyye, Muhammed el-Küntî’ye nispetle Muhammediyye adıyla anıldı. Bunlar birbirinden kopuk üç tarikat değil, aynı tarihî ağın farklı nispetleridir. Onun vefatından sonra irşad önderliği Künte kabilesi dışından halifesi Sîdiyâ el-Kebîr’e geçti; aile içindeki başka halife hatları da farklı bölgelerde sürdü.
Eserleri
et-Tarâif ve’t-telâid, anne ve babasının biyografileri yanında Künte kabilesi, zâviye ve bölge tarihi için önemli bilgiler taşır. Cünnetü’l-mürîd Gazzâlî, Kuşeyrî ve İbn Atâullah gibi müelliflerden hareketle Sünnî tasavvuf anlayışını ele alır. Evsaku ure’l-i‘tisâm yöneticilere yönelik hukukî-siyasî bir nasihatnâme, el-Fütûhâtü’l-kudsâniyye ise Ahmedü Lobbo’nun devlet ve toplum düzenine dair sorularına verilen cevaplardan oluşur. Mektupları ve fetvaları, Sahra’daki ilmî ağın günlük meselelerine nasıl müdahil olduğunu gösterir.
Vefatı
2 Şevval 1241’de (10 Mayıs 1826) vefat etti ve babasının Bûlenvâr’daki mezarının yanına defnedildi.