ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “mütevekkil”
01Mütevekkil Şems
Mütevekkil Şems (ö. 968/1560-61), Kütahya'dan çıkıp Seyyid Ahmed-i Buhârî'nin hizmetinde yetişen ve Bursa'da irşad postuna oturan Nakşibendî şeyhidir.
mütevekkil
İslâmî inanca göre, insanm kendi iradesine sahip çıkması, Allah’a sarılması, kul olduğunun bilincine varması, işlerinin hayırla sonuçlanması için Allah’tan yardım bekleyen ve O’na güvenen mümin kimse. 2. Allah’tan gelen her şeye rıza gösteren veya her işini Allah’a havale eden kimse. mütevekkilen alellah zf. [Ar.] Allah’a tevekkül ederek, O’na güvenerek. Allah’tan gelen her şeye rıza gösteren veya her işini Allah’a havale eden kimse. mütevekkilen alellah zf. [Ar.] Allah’a tevekkül ederek, O’na güvenerek.
MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR
Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
HALLERİN AÇIKLANMASI
Avârifü’l-Maârif · 61. bölüm · 1- MUHABBET Allah için muhabbet konusunda Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Üç şey var ki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur: Allah ve Rasûlünün kendilerinin dışı
Sayfalar 159–165
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üdebali'ye tâbir ettirerek memnun ve mesrur oradan ayrıldı. (Bu kıssayı, evvelce de belirttiğimiz gibi IRAD'ın ikinci cildinde teferruatıyla ve bu risâlemizde de hulâsatan arz etmi
Sayfalar 232–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m
Sayfalar 248–262
Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi
Sayfalar 249–255
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Onlar ki, iftira edildiklerinden habersiz, hür ve afif mü' min kadınlara isnat ve iftira ederler. Dünyada da âhirette de Allahu talâ'nın rahmetinden tardedilmiş, ilâhi lâ'nete uğr
Sayfalar 364–372
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey Hz. Ömer'in aleyhinde konuşan! Senin iyman ile göçecegin şüpheli iken, bu iltifatı nebiyye mazhar olan Hz. Omer kadıyallahu anh hakkında ne cesaretle ilerı gerı konuşabılırsin?
Sayfalar 461–468
Muzaffer Ozak Külliyatı · ni ve nehiylerini tebliğ buyurmuş ve bi-zâtihi kendileri de bu ilâhi hükümlere tam ve mutlâk bir itaat ve inkiyâd ile tâbi bulunduklarından Müciyb ism-i şerifi tevcih olunmuştur. M
Sayfalar 502–508
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- 502 iyman ve ihlâs ile ibadet edilseydi, hak ve adalet güdülseydi, bu kasaba böyle metruk kalmaz, bu mescit böylesine harap olmaz, bu toprakları kimse onların elinden almazdı. Y
Sayfalar 538–545
Muzaffer Ozak Külliyatı · ladı. O da, ibn-i Ömer gibi Ümmü-Halid'in nikâhına talib oldu. Ebâ-Hureyre onun da vekâletini kabul eyledi. Nihayet, Ebâ-Hureyre cennetin delikanlısı, ehl-i sünnetin gözü nuru, Res
Sayfalar 561–568
Muzaffer Ozak Külliyatı · Vallahü basiyrün bil-ibda... Al-i-Imran: 20 (Allahu teâlâ, kullarının her hallerini görür.) Ey Allahu azim-üş-şândan korkmayarak, mâsiyyet ve seyyiat girdabına dalan âsi: Yarın, ye