ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
17 sonuç · “karib”
01Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi
Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi (ö. 1020/1611), Konya ve Lârende’de yetişip İstanbul ile Üsküdar’da irşad, vaaz, şiir ve mûsikiyi birleştiren; Halvetî terbiyesiyle Melâmî-Hamzavî sohbet çevresinin kesişiminde duran sûfî, şair ve bestekârdır.
Edirneli Câhidî Ahmed Efendi
Edirneli Câhidî Ahmed Efendi (ö. 1070/1659-60), Gelibolulu Ömer Karîbî’nin halifesi olarak Kilitbahir’de irşad merkezi kuran, Câhidiyye’ye adını veren ve şiir ile nasihat metinlerinde Uşşâkî terbiyesini işleyen mutasavvıf şairdir.
Şeyh Âlim Sinân
Âlim Sinân, Menteşe-Lineli; Ömer-i Karîbî’den hilâfet alan, İslâm coğrafyasındaki ilim merkezlerini dolaşıp Bolayır’da otuz yıl yaşayan muhaddis, şair ve Halvetî şeyhidir.
Şeyh Ömer-i Karibi Efendi
Ömer-i Karîbî, Saruhanlı olduğu kaydedilen, Gelibolu’da medfun bulunan ve tasavvufî nutuklarını bir divançede toplayan Uşşâkî şeyhidir.
karib
(uj» [Ar.] Sözlük anlamı, “Yakın, hısım, akraba.” olan bu söz, terim olarak “İhsanı, lütfü ve iyiliği ile kula yakınlığı” anlamında Allah’ın bir sıfatı olarak Kur’ân-ı Kerîm’de yirmi beş ayette geçmektedir. Buralarda, “karib”, kullannın yaptıklarım, eylemlerini, zikirlerini, düşündüklerini, dualarını anlaması, duyması, bilmesi, şahit olması anlamlarmdaki yakınlık olarak ifade edilmiştir.
Nafaka-i akārib
Yakın akrabaların geçimini sağlamak için ödenen nafaka. Anne-baba, çocuklar ve belirli şartlarda diğer hısımlar arasındaki bakım yükümlülüğünü ifade eder. Yükümlülük yakınlık derecesi, ihtiyaç, ödeme gücü ve mezhep hükümlerine göre değişir. Eş nafakası ile hısım nafakası aynı hukukî şartlara tâbi değildir.
Fethu’l-Karîb
Arapça, yakın fetih demektir. Nefsin menzillerini (makamlarını) geçen sâlik için açılan kalb makamı ve bu makamda kalbin ortaya çıkan sıfat ve olgunlukları. “…Allah’tan bir zafer ve yakın bir fetih…” (Saff/13) âyeti bu yakın fethi gösterir.el-
Karîbu’l-Fethi’l-Mübîn
Apaçık bir fethin yaklaşması anlamına gelen, Arapça bir tamlama. İlâhî isimlere ait nurların tecellîlerinden ve velayet makamından kula açılan şey.
Sayfalar 88–94
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H
Sayfalar 96–105
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve felâketlere ma'ruz kalır mı idik? Artık, ilelebet burada kalacak, bu korkunç azabı tadarak yanacağız. Bizi sen idlâl ettin, hak yolundan sen alıkoydun, ebedî saadetten mahrum et
Sayfalar 160–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · şerifleri bildiğin gibi içtihat eyle.. Fakat, kendi anladığın kadarına ümmet-i Muhammed'i dâvet ederek, saf ve mâ'sum insanları idlâl etme.. Çünki yalan - yanlış içtihatlarından ke
Sayfalar 354–362
Muzaffer Ozak Külliyatı · şeytanın şerrinden, hasetçinin hasdinden, kötülerin kötülüklerinden, kâfirlerin küfürlerinden, zalimlerin zulümlerinden, gözle görülmez, akla hayale gelmez her çeşit felâketlerden,
Sayfalar 346–351
Muzaffer Ozak Külliyatı · birleştigi Istanbul'u fethettigi zaman Hazret-i Fâtih henüz 22 yaşında bir gençti. Bu örnekleri, yüzlerce ve binlerce çoğaltmak mümkündür. Tarih, hristiyan ordularına karşı islâmın
Sayfalar 473–481
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞÂD YİRMI DOKUZUNCU DERS MÜNDERECAT: Ihlâs sûresinin tefsir ve şerhi - Bu sûre-i celilenin sebeb-i nüzulü - Zikri cehri ve zikri hafi nedir - Resûl-ü zişânı katletmeğe giden Sura
Sayfalar 696–701
Muzaffer Ozak Külliyatı · dinin boş kalan kürsüsüne yine ölecek bir başka vâiz efendi oturuyor, ölen bir müftünün makamına ölecek başka bir müftü kuruluyor, ölenin yerini önünde sonunda ölecek bir başkası a
Sayfalar 759–760
Muzaffer Ozak Külliyatı · Tımarhanede bir deli, padişahı nasıl ağlatmıştı?......... Tımarhanedeki bir delinin mâ'siyyet illetine, aşk derdine ve vuslât yoluna dair tavsiyeleri........... (U) U'cub nedir? ..
Sayfalar 731–738
Muzaffer Ozak Külliyatı · Habib-i edibin hürmetine bu duamızı kabul ve dileklerimizi makbul eyle, dünya hayatında alelâde birer garip olan bizleri, dünya ve âhirette zât-1 ülûhiyyetine karib bulunan kulları