Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

31 sonuç · “araz

01
Şahsiyet

Hoca Ahmed Yesevî

Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Türkistan bozkırlarında hece vezniyle söylediği “hikmet”lerle İslâm'ı Türklere kendi dilinde anlatan Yeseviyye pîri; tarihî şahsiyetine dair vesikalar az, buna karşılık tesiri Orta Asya Türk dünyasında eşsizdir.

02
Şahsiyet

Kadıncık Ana

Kadıncık Ana; Hacı Bektâş-ı Velî'nin Sulucakarahöyük'te misafir olduğu evin sahibi ve Bektaşî geleneğinin en saygın kadın simalarından. Hacıbektaş'taki Kadıncık Ana Evi bugün de ziyaret edilmektedir. Hakkında müstakil tarihî kayıt yok denecek kadar azdır.

03
Şahsiyet

Lebeni Şeyh Beşir Ağa

Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…

04
Sözlük

araz

Sonradan veya tesadüfen ortaya çıkan, ansızm baş gösteren anlamında kelâm terimi.

05
Mekân

Tapduk Emre Dergâhı (Emrem Sultan Zâviyesi)

Ankara · Türkiye · Kaynakların vardığı kanaate göre Yûnus Emre, Nallıhan'a yakın Emrem Sultan'daki zâviyede, Tapduk Emre Dergâhı'nda yaşamıştır. Sarıköy'deki arazisini bu zâviyeye bağışladığı belirtilir. İlişkili kişi dosyası Yûnus Emre : Yûnus Emre (638/1240-41–720/1320), Tapduk Emre’nin irşadında yetişen; Dîvânı ve Risâletü’n-nushiyye’siyle aşk, tevhid, ahlâk ve insan anlayışını Anadolu Türkçesinin kalıcı şiir diline dönüştüren mutasavvıftır.

06
Mekân

Himmet Efendi Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Bayramiyye'nin Himmetiyye kolunun âsitânesi olan XVII. yüzyıla ait tekkedir; Himmetzâde Tekkesi olarak da anılır. Fatih ilçesinde Şehremini'den Yenibahçe'ye inen yamaçta, Ördek Kasap mahallesi Himmetzâde Dergâhı sokağında yer almaktaydı. IV. Mehmed devri defterdarlarından İbrâhim Efendi'nin mescidinin içinde XVII. yüzyıl ortalarında onun tarafından faaliyete geçirilmiş, vakfiyesi torunu ve tekkenin üçüncü postnişini Himmetzâde Şeyh Abdüssamed Efendi tarafından 1135 (1723) yılında düzenlenmiştir. Vefatından sonra meşihat, 1925'e kadar Himmetzâdeler adıyla tanınan ailenin tasarrufunda kalmıştır. Tekke bütünüyle tarihe karışmış, arsası İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nin arazisine katılmış, mimari özellikleri tesbit edilememiştir; yalnız çekirdeğini oluşturan mescid-tevhidhânenin kâgir duvarlı ve kırma çatılı olduğu tahmin edilmektedir.

07
Mekân

Şeyh Vefâ Külliyesi

İstanbul · Türkiye · İstanbul’un bir semtine adını veren külliye; cami / tevhidhâne, medrese, hankah, çifte hamam, imaret, tabhâne, kütüphane, çeşme ve türbeden meydana gelmiştir. Cami ve çifte hamam Fâtih Sultan Mehmed tarafından onun adına yaptırılmış, ilk yapılışına “Câmi-i Hâkaniyye” terkibiyle 881 (1476) tarihi düşürülmüştür. Caminin yanındaki arazide derviş hücreleri, kütüphane, dervişler için evler ve imaret niteliğinde bir mutfak bizzat şeyh tarafından yaptırılmıştır. 1481-1490 yılları arasında medrese, mutfak ve kütüphane gibi mekânlar eklenerek yapı geniş bir külliye haline gelmiştir. Cami ve hamam tamamen yıkılmış, cami 1990’lı yıllarda betonarme olarak yeniden inşa edilmiştir; cami önündeki hücre, türbe, medresenin bir kısım duvarları ile çeşme günümüze ulaşmıştır.

08
Mekân

Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Kadırga'daki Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi'nin tekke bölümüne postnişin olarak görev alması kararlaştırılmıştı; inşaat bitirilmeden 981 (1574) yılında vefat etti. Bu ölüm, tekkenin cami ve medreseye göre daha geç tamamlandığını gösteren bir işaret sayılır. Aynı avluyu paylaşan cami-medrese ikilisi 979 (1572) yılında tamamlanmış, arazinin daha yüksek kotundaki tekke ise güneydeki Su Terazisi sokağına açılan bağımsız bir girişle donatılmıştır.

09
Mekân

Muhammed Sâmî Efendi Dergâhı, Akmezarlık

Erzincan · Türkiye · Selüke'deki mal varlığını satarak Keçioğulları'ndan aldığı altmış dönümlük arazi üzerine kurduğu dergâh; 1330/1912'de vefatında buraya defnedilmiştir. Eski Erzincan'da Terzi Baba Mezarlığı'na giden yol üzerindedir. Konum yaklaşıktır.

10
Mekân

Müeyyediyye Camii ve Gülşenî Dergâhı

Kahire, Bâbüzüveyle · Mısır · Kahire'de bir hücresinde erbaîn çıkarıp yerleştiği cami. Yavuz Sultan Selim'in bağışladığı yan arazi üzerine kurulan dergâh Gülşeniyye'nin merkezi oldu; 1534'te burada vefat etti. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Gülşenî : Dede Ömer Rûşenî'nin yanında yetişen; Diyarbakır ve Kahire'deki irşadıyla Gülşeniyye'yi kurumsallaştıran sûfî.

11
Mekân

Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi Tekkesi (Salı Tekkesi)

İstanbul · Türkiye · Üsküdar'da Arakıyeci Hacı Mehmed mahallesi Divitçiler caddesi Salı sokağında bulunan tekkenin şeyhliğine, Bezcizâde Mehmed Muhyiddin Efendi'den sonra halifelerinden Hüseyin Efendi, onun ardından Bolulu Himmet Efendi geçmiştir. 16 Safer 1095'te (3 Şubat 1684) vefat edince Üsküdar Divitçiler'de, Bezcizâde Muhyiddin Efendi'nin türbesine defnedilmiş olan ilk mürşidi Hüsâmeddin Efendi'nin yanında toprağa verildi. Kendisinden sonra oğlu Abdullah Efendi şeyh olduğu için tekke Himmetzâde Tekkesi adıyla da anılmış; âyin gününden dolayı halk arasında Salı Tekkesi, ayrıca Himmet Baba, Himmet Efendi Tekkesi gibi adlarla da zikredilmiştir. Himmetiyye tarikatının önemli merkezlerinden biri olan tekke 1940'larda yıktırılmış, arsası Zeynep Kâmil Hastahanesi'nin arazisine katılmış, hazîresindeki kabirler Üsküdar'daki Selimiye Tekkesi'nin bahçesine nakledilmiştir.

12
Mekân

Şûrkût (Shorkot)

Shorkot · Pakistan · 1039'da (1630) doğduğu ve ilk eğitimine başladığı yer; babası Bâzîd Muhammed'e burada araziler iktâ edilmişti. İlişkili kişi dosyası Sultan Bâhû : Sultan Bâhû (1039/1630–1 Cemâziyelâhir 1102/2 Mart 1691), Şûrkût’ta doğmuş; Habîbullah Kādirî ve Pîr Abdurrahman Dihlevî eliyle yetişerek Kādiriyye irşadını Pencap’ta Farsça eserleri ve Pencapça şiirleriyle yaymış mutasavvıftır.

13
Mekân

Yûnus Emre Makamı (Karaman)

Karaman · Türkiye · Yûnus'un ölümünden bir süre önce Karaman'da arazi satın aldığına dair arşiv kaydıyla ilişkilendirilir. İlişkili kişi dosyası Yûnus Emre : Yûnus Emre (638/1240-41–720/1320), Tapduk Emre’nin irşadında yetişen; Dîvânı ve Risâletü’n-nushiyye’siyle aşk, tevhid, ahlâk ve insan anlayışını Anadolu Türkçesinin kalıcı şiir diline dönüştüren mutasavvıftır.

14
Mekân

Yahyâ Efendi Külliyesi

İstanbul · Türkiye · Müderrislikten ayrıldıktan sonra Beşiktaş'ta satın aldığı geniş arazide kurduğu dergâh; hayatının geri kalan kısmını burada geçirmiştir. Kendisinin Hıdırlık adını verdiği bu yerde vefatının ardından dergâhın bulunduğu yere defnedilmiş, II. Selim'in emriyle buraya bir türbe inşa edilmiştir. Türbe ve tekke ile bitişiğindeki mesire, yakın zamanlara kadar halkın ve devlet büyüklerinin ziyaretgâhı olmuştur; vefatından sonra tekke Kadirî ve Nakşî meşâyihi tarafından kullanılmıştır.

15
Mekân

Merdivenköy

İstanbul · Türkiye · Dergâhın bulunduğu ve çevresinde bağ ve bahçeler kurdurduğu geniş araziyi satın aldığı semt. İlişkili kişi dosyası Mehmed Ali Hilmi Dedebaba : Mehmed Ali Hilmi Dedebaba, Şahkulu Sultan Dergâhı'nı XIX. yüzyılda yeniden kuran; mücerredlik erkânını ve İstanbul Bektaşî ağını taşıyan postnişin ve Hilmî mahlaslı şairdir.

16
Mekân

Fedek

Hayber çevresi · Suudi Arabistan · Ömer b. Abdülazîz ile görüşmesinde mülkiyetinin Ali neslinin eline geçmesini sağladığı hurmalık. İlişkili kişi dosyası Muhammed el-Bâkır : Ali Zeynelâbidîn'in oğlu; dinî ilimlerdeki derinliği sebebiyle Bâkır lakabıyla tanınan Medineli âlim ve Câfer es-Sâdık'ın babası.

17
Makale

Hüseyniyye Silsile Varyantları ve Coğrafyası

İki yerel silsile nüshasını, ortak Nakşibendî-Müceddidî gövdeyi ve Buhara'dan Güney Kazakistan-Fergana hattına geçişi karşılaştıran dosya

18
Makale

Osmanlı’da Sultanlar ve Sûfîler: Tarih, Himaye ve Menkıbe

Osmanlı hükümdarları ile sûfîler arasındaki ilişkiyi yalnız keramet anlatılarıyla değil; vakıf, tekke, sefer, nasihat, meşruiyet ve mesafe başlıklarıyla okuyan kaynak dosyası.

19
Makale

İzzî Süleyman Efendi ve Şeyh Murad Tekkesi Vakfı

İzzî Süleyman Efendi’nin Şeyh Ali Efendi’ye intisabı ile Şeyh Murad Tekkesi için kurduğu vakfın kişi, mekân ve hizmet ağını kaynak katmanlarıyla inceler.

20
Eser

RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ

Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl

21
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

22
Eser

Sayfalar 11–17

Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h

23
Eser

Sayfalar 17–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul

24
Eser

Sayfalar 19–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için

25
Eser

Sayfalar 65–72

Muzaffer Ozak Külliyatı · — Biz, yeryüzünün Allahıyız, demişler ve hallak-ı âlem olan Allahu zül-celâli inkâr etmemişlerdir. Belki: (0, GÖK- LERIN ALLAHI..) demişlerdir. Firavunun bile, gündüz yaptıklarına

26
Eser

Sayfalar 69–76

Muzaffer Ozak Külliyatı · rın ve bulunduranların da şefaatlerine nail olacağı herkesçe malümdur. MAKAMAT-I-SADIYYE namındaki kitapta beyan olunmuştur ki, Enbiyâ ve rüsül-ü kiram ile, şehitlerin, salihlerin

27
Eser

Sayfalar 100–105

Muzaffer Ozak Külliyatı · 31) LOKMAN sûresini, yedi kerre okuyan kimsenin, maddî ve manevî hastalığı ve karın ağrısı ve benzeri illetlerine Allah şifa ihsan eder. 32) SECDE sûresini, yazarak bir şişeye koys

28
Eser

Sayfalar 136–143

Muzaffer Ozak Külliyatı · tekrar yanan deriye kavuşamaz. Ruhu hayvanisi ile bu azabı daima duyacaktır. 2) Yanan veya balıklara yem olan cesetlerin, bu âyeti celileye nazaran tekrar tekrar azaba duçar olması

29
Eser

Sayfalar 168–176

Muzaffer Ozak Külliyatı · ümmetimin Yahudileridirler. Bunlar, kafalarını traş ettirirler, seslerini yükselterek bağırır gibi Allah'ı zikrederler ve kendilerini ebrâr tarikinden zannederler. Halbuki, bunlar

30
Eser

Sayfalar 170–175

Muzaffer Ozak Külliyatı · günaha sokmaya sebeb olurlar. Onlara uyar günaha girersin» dedi. Bu zat, tövbe ve nedamet edip aglaya ağlaya Rabbine sadakatla yalvarıp afvını niyaz ederek, kötü kişilerin yanından

31
Eser

Sayfalar 211–217

Muzaffer Ozak Külliyatı · mağa çalışalım. Anladıklarımızı da değerlendirıneğe alışalım. Birbirimizi aldatmayalım ve itirat edelim ki, düşmanlarımız bize nazaran çok ama pek çok çalışıyorlar. Bu çalışmaların