ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
23 sonuç · “Unnet”
01İdrîsiyye / Ahmediyye
Ahmed b. İdrîs’in Şâzelî-Nâsırî temeller üzerinde Kur’an, sünnet, salavat ve nebevî örnekliği merkeze alarak teşkilatlandırdığı; Senûsiyye, Mîrganiyye ve Reşîdiyye’ye kaynaklık eden irşad yolu.
Senûsiyye
Muhammed b. Ali es-Senûsî'nin çoklu tasavvuf icazetlerini sünnete bağlılık, eğitim, üretim ve Sahra zâviye ağı içinde birleştirdiği Kuzey Afrika irşad ve toplumsal dayanışma hareketi.
Şâzeliyye
Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî’nin Kuzey Afrika’da şekillendirdiği; çalışma hayatı içinde zikir, sünnete bağlılık, tevekkül ve hizb geleneğini öne çıkaran tasavvuf yolu.
Ali b. Meymûn el-Mağribî
Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir.
Ebû Nasr Abdullah b. Ali es-Serrâc et-Tûsî
Ebû Nasr es-Serrâc et-Tûsî (ö. 378/988), el-Lüma‘ adlı eseriyle erken sûfî mirasını Kur’an, sünnet, makamlar, hâller, semâ ve tasavvufî ıstılahlar etrafında derleyen en önemli klasik müelliflerden biridir.
Seyyid Ahmed b. İdrîs el-Fâsî
Seyyid Ahmed b. İdrîs el-Fâsî (yaklaşık 1750–1837), Karaviyyîn’den Mekke ve Sabyâ’ya uzanan ilim hayatı, Kur’an ve sünnete dönüş çağrısı, nebevî salavatları ve Senûsiyye, Mîrganiyye ile Reşîdiyye’ye kaynaklık eden İdrîsî irşadıyla tanınan Faslı âlim ve sûfîdir.
Seyyid Muhammed Nûr Bedeûnî
Seyyid Muhammed Nûr Bedeûnî (ö. 1723), Muhammed Seyfüddin Sirhindî’nin halifesi; helâl kazanç, kul hakkı ve sünnete bağlılık vurgusuyla tanınan, Mazhar Cân-ı Cânân’ı yetiştiren Müceddidî şeyhidir.
Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî
Şeyh Safiyyüddîn-i Erdebîlî (650/1252 – 12 Muharrem 735/12 Eylül 1334, Erdebil); Safeviyye'nin pîri . İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin damadı ve halifesi; iki asır sonra kurulacak Safevî Devleti onun soyundan çıkmıştır. Kaynaklar onun Ehl-i sünnet inancına sahip olduğunu açıkça gösterir.
fiilî sünnet
fiilî sünnet a. Hz. Peygamberim yapmış olduğu fiüler için kuUanılan terim. Bu fiüler, abdest, namaz, hac gibi ibadetlerle ügüi olduğu gibi sosyal hayattaki öğüt niteliğindeki eylemleri olarak gösterümiştir.
Abdestin sünnetleri
Hz. Peygamber’in abdest uygulamasından öğrenilen tamamlayıcı davranışlar. Niyet ve besmeleyle başlamak. Elleri bileklere kadar yıkamak. Ağız ve burnu temizlemek. Organları üçer defa yıkamak. Başın tamamını ve kulakları mesh etmek. Sıraya ve ara vermeden devam etmeye riayet etmek. Bu davranışların sünnet, vâcip veya farz sayılması mezheplere göre değişebilir.
ahad sünnet
ahad sünnet a. İster Hz. Peygamber’den rivayet eden ravîlerinin, isterse sonraki tabakalardaki ravîlerinin sayısı tevatür sayısınm altında bulunan sünnet.
kavli sünnet
kavli sünnet a. Hz. peygamberin dinî konularda dile getirdiği sözleri için kullanılan bir terim.
Sünnet (I)
Hz. Peygamber’in sözleri, fiilleri ve onaylarıyla oluşan örnek yol. Kur’ân’dan sonra İslâm hukukunun temel delillerindendir. Fıkıhta sünnet ayrıca farz veya vâcip olmayan fakat yapılması teşvik edilen davranışın hükmünü ifade eder. Tasavvuf yollarında âdâb ve uygulamalar sünnete uygunluk iddiasıyla değerlendirilir; geleneksel bir âdet sırf tekkede uygulanıyor diye peygamberî sünnet sayılmaz.
mütevâtir sünnet
mütevâtir sünnet a. Hz. Peygamber’den yalan üzerine birleşmeleri asla mümkün olmayan bir sahab grubunun rivayet ettiği, daha sonra bu gruptan “tâbiûn” (bk. bu madde) ve “etbâu’ttâbiîn” (bk. bu madde) devirlerinde aynı grubun rivayet ettiği m haberler. m
revâtip sünnetler
revâtip sünnetler ç. a. Belirli vakitlerde ve düzenli bir şekilde kıhnan namazlar içinde sünnet olanları ifade eden terim. Bunlar, sabah namazının farzmdan önce kılman iki rekât, öğle namazının farzından önce kılınan dört ve sonrasmda kılman iki rekât, ikindi namazınm farzmdan önce kılınan dört rekât, akşam namazmm farzından sonra kıhnan iki rekât ve yatsı namazınm farzından önce kılınan dört ve sonrasında kılman iki rekât olmak üzere toplam yirmi rekât namazdır. Bunlardan ikindi ve yatsı namazı öncesinde kılmanlar “gayr-i mü'ekked sünnet” (bk. bu madde), ötekiler “mü'ekked sünnet” (bk. bu madde) olarak nitelenmektedir.
guslün sünnetleri
guslün sünnetleri a. Gusül yaparken Hz. Peygamber’in uyguladı ğı eylemler için kullanılan terim. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Niyet etmek, “besmele” (bk. bu madde) ile başlamak ve niyet etmek, vücudun herhangi bir yerinde pislik varsa önce onu temizlemek, edep yerlerini yıkamak, gusül öncesi abdest almak, gusül yaparken üçer defa başa, sağ omuza ve sol omuza bol su dökerek yıkanmak, gusül bittikten sonra ayakları yıkamak.
takriri sünnet
takriri sünnet a. Hz. Peygamber’in Müslümanların söylediği bir söz veya yaptığı bir davranıştan haberdar olduğu hâlde bu konulara karşı çıkmaması durumu için kullanılan terim. Bu sünnet, aynı zamanda bu eylemlerin tasvip edildiği anlamına gelmektedir.
zevâ'it sünnetler
zevâ'it sünnetler ç. a. Hz. Peygamkolu ber’in Allah’ın elçisi olarak sunduğu dinî tebliğler dışında kalan rîm söz ve davranışları. kla
ım sünnetullah
“Allah’ın evrenin yaratılışı ile birlikte ortaya koy ^L* duğu kanun ve nizam.” anlammekda Kur’ân-ı Kerîm terimi; eşanığı lamlısı “âdetullah” (.bk. bu m. madde). ’in öğ sünnî a. [Ar.] İslâm inancmnm da, “ehl-i sünnet” (bk. bu mad- Sünnîlik 61 de) için kullanılan terim, “Şi'â” (bk. bu madde) karşıtı. Hz. Peygamber’in ve dört imamdan birinin, yani Ebu Hanife, İmam Şafiiî, İmam Malik ve İmam Hanbel’in mezheplerinden birini benimsemiş ve onların gösterdiği yolda yürümüş kimse
kefen-i sünnet
400 kefenin en üstünde bulunan parça için kullanılan terim. kefen-i sünnet a. Erkekler için üç parçadan oluşan kefen için kullanılan terim. Kadınlardan farklı olarak buna bir baş örtüsü ile bir göğüs örtüsü eklenmektedir
Seyyid Sünnetî Mescidi
Kastamonu · Türkiye · Kastamonu'ya döndüğünde ilk yerleştiği ve birçok defa erbaîn çıkardığı mescid. İlişkili kişi dosyası Şâbân-ı Velî : Şa‘bân-ı Velî, Hayreddin Tokadî'nin terbiyesinde yetişen, Kastamonu'daki irşadıyla Halvetiyye'nin Şâbâniyye koluna adını veren XVI. yüzyıl sûfîsidir.
Sayfalar 106–111
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi
Sayfalar 466–474
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cennet-ül-adn'e girem, Hak cemaline irem, Ne gide Bis etre... Cennet-ül-huld'ü seçer, Ezel şarabın içer, Nurdan hulleler biçer, Ne güzeldir cennetler.. Cennet-ül-vesile'dir, Kul, H