Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

25 sonuç · “Sahv

01
Şahsiyet

Sahvi Şeyh Muhammed Sâlih Efendi

Sahvî Şeyh Muhammed Sâlih Efendi (ö. 1173/1759-60), Îsâ Mahvî Efendi’nin oğlu; Tercüman Yûnus Dıraman Camii hazîresinde medfun tekke şeyhi ve şairdir.

02
Şahsiyet

Cüneyd-i Bağdâdî

Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

03
Şahsiyet

Dülgerzâde Mehmed Efendi

Dülgerzâde Mehmed Efendi (ö. 1569), Üsküp’te yetişip Sahn-ı Semân müderrisliği ve Bağdat kadılığına yükselen; hat, tashih, istinsah ve Türkçe-Arapça şiirleriyle tanınan Osmanlı âlimidir.

04
Şahsiyet

Uzun Bâlî Efendi

Uzun Bâlî Efendi (901–977/1495-96–1569), Kemalpaşazâde çevresinde yetişmiş; Rumeli kadılıklarında bulunmuş, Budin kadılığına giderken Çorlu'da vefat etmiş; hocasının eserlerine dair istinsah ve hâşiyeleriyle anılmıştır.

05
Sözlük

Sahv

Ayıklık, kendinde olma hali, huşyâri, kendine gelme. 2. tas. Hislerini yitiren ve kendinden geçen arifin hissine dönmesi, kendine gelmesi (cr). Sekr, sarhoş olma ve kendinden geçme; sahv, ayılma ve kendine gelme halidir. Sekri Hak'la olanın sahvi de Hak'la olur, yani sekr halinde Hak'la olanlar sahv halindeyken de Hak'la olurlar. Sekri karışık olanın sahvı da karışık olur. Sahv ba'del mahv Fark ba'de'l-cem, fark-ı sani, yani kendinden geçen sâlikin, manevi tecrübeden sonra kendine gelmesi, şuur ve idrak haline dönmesi. Said (4c سا ) 1. Kol, pazu. 2. tas. Kuvvet sıfatı, ilâhî kudret (115). Kol, pazu. 2. tas. Kuvvet sıfatı, ilâhî kudret (115).

06
Mekân

Şûnîziyye Mezarlığı

Bağdat · Irak · 297'de (909) vefat edip dayısı ve şeyhi Serî es-Sakatî'nin yanına defnedildiği mezarlık. Cenaze namazında 60.000 kişinin bulunduğu rivayet edilir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

07
Mekân

Hâce Yûsuf Ziyaretgâhı

Merv · Türkmenistan · Bâmeîn'de defnedildikten sonra İbnü'n-Neccâr adlı bir müridi tarafından Merv'e nakledilen kabrinin bulunduğu yer. Bugün Türkmenistan sınırları içinde, Merv yakınlarındaki Bayramali denilen mevkide Hâce Yûsuf adıyla bir ziyaretgâhtır.

08
Mekân

Bâmeîn

Bağşûr yakınlarındaki yerleşim. Hemedânî, hayatının son yıllarını geçirdiği Herat'tan Merv'e dönerken burada vefat etti (22 Rebîülevvel 535 / 5 Kasım 1140) ve önce buraya defnedildi. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.

09
Mekân

Bağdat

Bağdat · Irak · Doğduğu, yaşadığı, ipek ticareti yaptığı ve irşad meclisini kurduğu şehir; tasavvufun “Bağdat mektebi” onun etrafında şekillenmiştir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

10
Mekân

Merv Hankahı

Merv · Türkmenistan · Yûsuf el-Hemedânî’nin Merv’deki irşad merkezi olan hankahtır; Hâcegân geleneğinde bu hankah “Horasan Kâbesi” olarak anılır. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.

11
Mekân

Nihâvend

Nihâvend · İran · Ailesinin aslen geldiği şehir; cam ticaretiyle uğraştıkları için Kavârîrî nisbesiyle tanınıyorlardı. Bağdat'a ne zaman geldikleri kesin bilinmez. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

12
Mekân

Basra

Basra · Irak · Dönemin diğer büyük tasavvuf merkezi; Bağdat mektebi ile Basra zühd geleneği arasındaki ayrım bu iki şehir üzerinden kurulur. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

13
Mekân

Bistâm

Bistâm · İran · Sözlerini te'vil ettiği ve “sûfîler arasında yeri melekler arasında Cebrâil'in yeri gibidir” dediği Bâyezîd-i Bistâmî'nin şehri; sekr-sahv ayrımının öbür kutbu. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

14
Mekân

Mekke

Mekke · Suudi Arabistan · Haccın menâsikindeki işaret ve remizler hakkındaki meşhur açıklaması, simgeci (işârât) dilinin en bilinen örneğidir. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

15
Mekân

Bağdat

Bağdat · Irak · Şathiyelerini şerheden ve “sûfîler arasında Bâyezîd'in yeri, melekler arasında Cebrâil'in yeri gibidir” diyen Cüneyd'in şehri; sekr-sahv ayrımının öbür kutbu. İlişkili kişi dosyası Bâyezîd-i Bistâmî : Ebû Yezîd Tayfûr b. Îsâ b. Sürûşân el-Bistâmî, erken tasavvufun sekr, fenâ, mârifet ve şathiye diliyle tanınan en etkili sûfîlerinden; Tayfûriyye cereyanının pîri ve birçok silsilenin Üveysî halkasıdır.

16
Mekân

Dînever

Dîneverd · İran · Halifelerinden Mümşâd ed-Dîneverî'nin şehri; Bağdat'ta yetişen halkanın İran'a uzanan kollarından. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

17
Mekân

Vâsıt

Vâsıt · Irak · Sohbetinde bulunan tanınmış sûfîlerden Ebû Bekir el-Vâsıtî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Cüneyd-i Bağdâdî : Ebü’l-Kāsım Cüneyd b. Muhammed el-Hazzâz el-Kavârîrî (ö. 297/909), fıkıh ve hadis tahsilini tevhid, fenâ, bekā, sahv ve temkin diliyle birleştiren; Bağdat sûfîliğinin ölçü kabul edilen büyük temsilcisidir.

18
Makale

Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi

Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.

19
Makale

Zühdden Tarikata: Tasavvufun Tarihî Dönemleri

İlk zâhid çevrelerinden tasavvuf dilinin teşekkülüne ve XII. yüzyıl sonrasında kurumsal yolların yaygınlaşmasına uzanan tarih çizgisi

20
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

21
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

22
Eser

HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER

Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,

23
Eser

SÛFİLERİN AHLÂKI

Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo

24
Eser

HALLERİN AÇIKLANMASI

Avârifü’l-Maârif · 61. bölüm · 1- MUHABBET Allah için muhabbet konusunda Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Üç şey var ki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur: Allah ve Rasûlünün kendilerinin dışı

25
Eser

HALLERE DÂİR TASAVVÛFÎ ISTILAHLAR

Avârifü’l-Maârif · 62. bölüm · Şeyh Muhammed b. Abdülbâkî bize, Câbir’den (r.a) rivâyetle, Rasûlullah’ın (a.s) şöyle buyurduğunu haber verdi: “Muhakkak takvâya sarılmak, sana, bildiğinin yanında bilmediğini de ö