ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
16 sonuç · “Rahmânî”
01Rahmâniyye
Cezayir merkezli Halvetî kol; XIX. yüzyıl Fransız işgaline karşı direniş ve 1871 Mukrânî ayaklanmasındaki zâviye ağıyla öne çıkar.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Muhammed b. Abdurrahman el-Gaştûlî el-Curcurî
Muhammed b. Abdurrahman el-Gaştûlî el-Curcurî (yaklaşık 1722–1793/94), Ezher’de Mustafa Kemâleddin el-Bekrî’nin halifesi Muhammed el-Hifnî’den yetişen, Cezayir’de Rahmâniyye’yi kuran ve iki makamı sebebiyle ‘Ebû Kabreyn’ diye anılan Halvetî-Şa‘bânî şeyhidir.
Peçevî Şeyh Mustafa Efendi
Peçevî Mustafa Efendi (1610-1699), Kanije'de doğup Peçuy'da tahsil gören; Abdülbâkī Efendi ve Budinli Abdurrahman-ı Aksarâyî yanında yetiştikten sonra Peçuy, Belgrad ve Filibe'de irşad hizmeti yürüten Uşşâkî şeyhidir.
Sa‘deddîn-i Kâşgarî
Sa'deddîn-i Kâşgarî (Kâşgar – 7 Cemâziyelâhir 860 / 13 Mayıs 1456, Herat); Nakşibendî şeyhi. Buhara ve Semerkant'tan sonra Herat'ın da önemli bir Nakşibendî merkezi olmasını sağlamış , Abdurrahman-ı Câmî'yi yetiştirmiştir.
Saçlı Mehmed Dede
Saçlı Mehmed Dede (ö. Rebîülevvel 1043/Eylül-Ekim 1633), Gelibolu çevresinden yetişip Konya’da Ezelîzâde Abdurrahman’ın hizmetinde bulunmuş; İstanbul’da uzun yıllar sade bir hayat sürmüş derviştir.
Şeyh Abdurrahman Harîrî
Şeyh Abdurrahman Harîrî, Rifâiyye ile Halvetiyye-i Bekriyye’den irşad bağları taşıyan; oğlu Şeyh Muhammed Kemâleddin Harîrî’nin hem babası hem mürşidi olan ve Eyüpsultan’da medfun bulunan sûfîdir.
Şeyh Hüseyin b. Şerif Abdurrahman Eşrefî
Hüseyin b. Şerif Abdurrahman (ö. 1126/1714), babasının ardından yaklaşık üç yıl post hizmetinde bulunan ve onun yanına defnedilen şeyhtir.
tecellî-i rahmânî
tecellî-i rahmânî a. (^[«.j ^ tas. Allah’ın varlıklara bahşettiği tecellî.
Nefes-i Rahmânî
Varlıkların ilâhî rahmetle ortaya çıkışını anlatan tasavvufî kavram. İbnü’l-Arabî geleneğinde ilâhî isimlerin ve mümkin varlıkların zuhuru “Rahmân’ın nefesi” mecazıyla açıklanır.
Rahmânî
Allah’a ve ilâhî rahmete ait; şeytânî olanın karşıtı. İlham, hâl veya düşüncenin iyiliğe, doğruluğa ve şer‘î ölçülere uygun oluşunu belirtmek için kullanılır. Okuma notu Bir tecrübenin “rahmânî” sayılması yalnız güçlü hissedilmesine değil, dinî ve ahlâkî ölçülerle sınanmasına bağlanır.
hâtır-ı rahmânî
Allah sevgisi ve coşkusu
Rahmâniyye ve Cezayir'de Halvetî Direnişi
Halvetî zâviye ağının Fransız işgali ve 1871 Mukrânî ayaklanmasındaki yeri. Reşat Öngören'in ders kitabı mevcut Halvetiyye monografileriyle karşılaştırılarak hazırlandı.
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
SÛFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK
Avârifü’l-Maârif · 21. bölüm · Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir müri
GECE KALKMAYA YARDIMCI SEBEPLER VE UYKU ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 46. bölüm · Gece kalkmayı kolaylaştıracak sebeplerden bir kısmı şunlardır: 1-Akşamdan hazırlıklı olmak. Kul, güneş batarken abdestini tazeleyerek geceyi karışlar. Abdestini aldıktan sonra kıbl