ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
24 sonuç · “Nesî”
01Nesîmiyye
Halvetî ve Kādirî nispetlerini birlikte taşıyan yerel kol.
İstanbul-Balkan İzzeddînî Hattı
Yeşil Tulumba Âsitânesi'nden Mûsâ Muslihiddin aracılığıyla Yakova, Prizren ve Berat'a uzanan Rifâî-İzzeddînî irşad hattı.
Karadestârî Hattı
Üsküdar'dan Unkapanı Âsitânesi'ne ve oradan Yakova-Prizren hattına uzanan İzzeddînî Rifâî silsilesi.
Sünbüliyye
Sünbüliyye, Cemâl-i Halvetî'nin halifesi Sünbül Sinân'ın Koca Mustafa Paşa Âsitânesi merkezinde teşkilatlandırdığı Halvetî koludur. İstanbul'da doğan ilk büyük tarikat kollarından biri olarak zikir, halvet, devrân, vaaz, musiki ve edebiyat çevrelerini bir araya getirdi.
A‘rec Şeyhî Çelebi
A‘rec Şeyhî Çelebi (ö. 971/1563-64), Celâlzâde Sâlih Efendi’nin yanında yetişen; Nişancı Mehmed Paşa hanesiyle akrabalık kuran ve Bursa Mollâ Yegân Medresesi’nde ders veren Tosyalı Osmanlı âlimidir.
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî (ö. 1150/1737-38), Bosnalı Mustafa Efendi’nin oğlu; Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin şeyhi ve türbedarı, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin kayınpederidir.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi (1024/1615–21 Zilhicce 1088/1678), Kasımpaşa Mevlevîhânesi’nin kurucusu Sırrî Abdî Dede’nin oğlu; ilim tahsiliyle Mevlevî terbiyesini birleştirerek zâviyenin postunu yaklaşık kırk altı yıl sürdüren şeyhtir.
Abdurrahman Ali Nûreddin
Abdurrahman Ali Nûreddin, Ahmed el-Bedevî’nin ilk halifesi Abdül‘âl b. Fakih’ten sonra Tanta’daki merkez postunu üstlenen; Bedeviyye’nin kurucu kuşaktan sonraki hizmet ve irşad sürekliliğini temsil eden üçüncü postnişindir.
Abdürrahim Künhî Dede
Abdürrahim Künhî Dede (1183/1769–1247/1831), Yenikapı Mevlevîhânesi’nde yetişen; Hicaz Mevlevî âyini ve Anberefşan makamıyla klasik mûsikiye katkıda bulunan, kudümzenbaşılıktan dergâh meşihatına yükselen Mevlevî şeyhi ve şairdir.
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî (ö. 1165/1752), Şam'dan İstanbul'a gelerek Koska'daki Sa‘dî Âsitânesi'nin postnişini olan; Ayasofya'daki Sa‘dî görünürlüğünde rol oynayan ve oğlu Gālib Behcetüddin ile süren Abdüsselâmiyye/Selâmiyye koluna adını veren şeyhtir.
Âdem Dede
Antalyalı Âdem Dede (1591/92-1653), Hotin seferinin ardından Mevlevîliğe yönelen; İsmâil Ankaravî’den sonra Galata Mevlevîhânesi postuna geçen, Mesnevî dersleri, cömertliği ve sade Türkçe ilâhileriyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Ahmed Celâleddîn Dede (Baykara)
Ahmed Celâleddîn Dede (1853–1946), Gelibolu'da doğup Kahire Mevlevîhânesi'nde yetişen; Üsküdar ve Galata postlarında Mesnevî, mûsiki ve şiir geleneğini sürdüren son dönem Mevlevîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Ahmed Remzî Akyürek
Ahmed Remzî Akyürek (1872–1944), Kayseri'de yetişip Kütahya, Kastamonu, Halep ve Üsküdar Mevlevîhânelerinde hizmet eden; Mesnevî öğretimi, üç dilde şiiri, tercümeleri ve kütüphaneciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü taşıyan başlıca şahsiyetlerdendir.
Ali Nutkî Dede
Ali Nutkî Dede (1762-1804), Yenikapı Mevlevîhânesi’nde otuz yıl postnişinlik yapan; Şeyh Gâlib ve İsmail Dede’yi yetiştiren, Defter-i Dervîşân’ı başlatan Mevlevî şeyhi, şair, hattat ve bestekârdır.
Arzî Mehmed Dede
Ayıntablı Arzî Mehmed Dede (ö. 1075/1665), Âdem Dede’den sonra yaklaşık on iki yıl Galata Mevlevîhânesi postunda bulunan; Mesnevî dersleri, üç dilde şiiri ve edebî-mûsikîli çevresiyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
nesih, -hi (II)
İsl hat sanatmda, “aklâm-ı sit (bk. bu madde) içinde yer al bir yazı çeşidi. nesîkeu. [Ar.] fik. İsl inancma göre, yeni doğan çoc için Allah’a şükür ifadesi olar kesilen kurban
Ribe'n-Nesîe
Gecikme ribâsı. Bir cinsten olan iki şeyin birini, diğeri karşılığında veresiye olarak satmak veya başka başka cinslerden olup; ağırlık, hacim veya uzunluk ölçüsüyle yâhut belirli ölçülerde olup, sayıyla alınıp satılan iki şeyi veresiye değişmek. Miktarlar eşit olsa bile ribâ sayılır. Kışın bir kile buğdayı yazın vermek üzere bir buçuk kile ile satın almak ribe'n-nesîedir. Ribe'n-nesîe'nin haram kılınışında müslümanların imâmları (dört mezheb) arasında ihtilâf yoktur. O büyük günahlardandır. Ribe'n nesîenin haramlığı; Kur'ân-ı kerîm ile, Resûlullah efendimizin sünnetiyle ve müslümanların icmâiyle (sözbirliğiyle) sâbittir. (Abdurrahmân el-Cezîrî)
Nesî
Yer değiştirmek, geri bırakmak; Eşhur-ül-hurum (haram aylar) denilen ayları değiştirmek, geri almak. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Nesî, küfürde ziyâde olmaktır. Kâfirler bununla aldatılır. Bir ayı helâl sayarlar. Başka sene ise, bu ayı haram sayarlar. (Tevbe sûresi: 38) İslâmiyet'in ilk zamanlarında ve İslâmiyet'ten evvel, kamerî sene aylarından Recep, Zilkâ'de, Zilhicce ve Muharrem aylarında harp etmek haram idi. İslâmiyet'ten evvel, Arablar Receb veya Muharrem aylarında harp edebilmek için, ayların yerini değiştirir, ileri veya geri alırlardı. Peygamber efendimiz Vedâ hutbesinde nesînin kalmadığı husûsunda; "Ey Eshâbım! Haccı tam zamânında yapıyoruz. Ayların sırası, Allahü teâlânın yarattığı zamandaki gibidir" buyurdu. (Ali Cürcânî, Halebî)
Nesimiyye
Ebu Abdullah Muhammed Nesimü’d-Dini’n-Nesîmî el-Halvetî el-Kâdirî tarafından kurulmuş bir tasavvuf okulu. Kadirî kollarındandır.
Bedevî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Bedevî Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Seyyid Velâyet Hazretleri.
Bektaşî Nefesleri ve Edebî Hafıza
Yedi Ulu Ozan tasnifi, cönkler, mahlaslar ve musikiyle aktarım
Kemâl Ümmî: Halvetîlik, Erdebil Ocağı ve Kemâllü Çevresi
Kaynakların ortak noktası Şeyh Hâmid ve Hoca Ali Erdebîlî’ye bağlılık Dîvânın kendi şiirleriyle desteklenir. Osmanlı biyografi kaynakları Kemâl Ümmî’yi Halvetî sayar; erken Erdebil ocağı bağlantısı bu tasnifle bütünüyle çelişmez. Anakronizm tehlikesi Hoca Ali dönemindeki Erdebil yolu, Şeyh Cüneyd ve Şah İsmail sonrasın
Sarı Nâib Naîm: Divan, Hamse ve Tevhid Dili
Naîm İsmail Efendi'nin medrese ve nâiblik hayatını, divan ve hamse kaydını, kaynakta korunan şiirlerini ve tasavvufî söz varlığını birlikte sunar.