ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
81 sonuç · toplam 81 · “Nâkıl” · 1/4
01Nâkıl
Nakleden, birinden duyduğunu veya okuduğu şeyi bildiren. İctihâd derecesine varamayıp, sâdece müctehid (Kur'ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden hüküm çıkarabilecek dereceye ulaşmış olan) âlimlerin verdikleri fetvâları (dînî suâllere verdik…
Divanı ve şiirleri
Kenzî Hasan Efendi · Bi'l-ahare üzerine kubbeli bir türbe inşa olunup, elyevm ma'mur bu lunmuştur. Müstakim-zade'nin Şerh-i Divan-ı Ali nam eserinden: "Vaktimizde serv-i sünbülistan-ı tarikat, serv-i sebz-bağ-ı hakikat Şeyh Seyyid Nu redd…
Dinler hakkında reddiye risalesi
Kepenekçi Sinan · Diğer dinlerin delillerini tartışan ve önceki kutsal kitaplardan nakiller içeren bir risalesi vardı.
Kelâm ve felsefe risâleleri
Çerkeşşeyhizâde Mehmed Tevfik Efendi · Tevhid, iman, akıl, mümkün varlığın mâhiyeti, âlemin hudûsu ve kader meselelerini işledi.
Akıl
Mutasavvıflar ilâhî, ezeli ve ebedi gerçeklerin akıl yoluyla kavranamayacağını belirtir, nazari aklı reddeder ve Yeni Platonculugun etkisiyle keşf ve marifet anlayışlarıyla uyuşan farklı bir akıl anlayışı ileri sürerler. Tasavvuf dilinde in…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Derun
Bâtın, iç. tas. Meleküt âlemi (us). Gönül âlemi, ruhani âlem. Derüni âşinâ ol câhilân bigâne desinler Heman vaktın gözet sen akılân divâne desinler Hasırzâde Elif
Ebru-hoft
Çatık kaş. tas. Sâlikin derecesinin düşmesi. Zat-ı kibriyayı örtmesi, aynca varlık âlemini süslemesi sebebiye sıfatlara da ebru (kaş) denir (sr). Hablar mihrab-ı ebrüsuna meyl etmez fakih Olse kafirdir müselmanlar ona kılman namaz Fuzüli Ed…
Ehli nazar
اهل نظر) Hakikatin akıl ve istidlâlle bilineceği görüşünde olanlara ehl-i nazar, tuttukları yola tarik-i nazar denir Ehl-i niyaz Şer'i hükümlere VE tarikat edebine 80re hareket eden Ehli ribat Ribata devam eden, orada ikamet eden ve görevli…
Kesp
( Kazanma, çalışma. tas. Süfiler çalışmaya ve kazanmaya önem verir, insanın alın teri dökerek el emeğiyle geçinmesi gerektiğini söylerler. el- Kâsibu habibullâh, Allah çalışan ve kazanan kulunu sever. Genellikle tasavvufta tedbir tevekküle…
Şeyda
0 44) Deli, çılgın. tas. a Şiddetli sevgi ve aşk hisleriyle coşup kendinden geçen. b Cezbe ehli, meczup. Ey hâce eğer kim sen isen âkıl u dânâ Şeydâlığı bin akla değişmez dil-i şeydâ Bağdadi Gerci cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem Sorsa…
Tasfiye
Saflaştırma, arındırma, pak ve temiz hale getirme. tas, Şeriat ve marifet esasları dahilinde kalbi temizleme, Mutasavvıflara göre insan ruhu, bu âleme meleküt âleminden tertemiz olarak gelmiş; fakat dünya ve madde kiriyle pislenmiştir. Eğer…
Zümrüt
زمرى د) I. Yeşil renkte değerli bir taş. 2. tas. Üzerine bütün varlıkların Suretlerinin naksedildigi külli nefs, Biri, varlığının sebebi olan akıl yönünden di- Beri bizzat kendisi yönünden olmak üzere üstüste iki imkâna haiz olduğundan küll…
dîn
“Allah'ın hükmü ve yönee timi” anlamındaki bu söz zaman u içinde “Allah’a inanma ve ibadet etme konusunda herkesin veya r her milletin tuttuğu yol. ” biçie minde terimleşmiştir. Kur’ân-ı - Kerîm’de bu söz doksan iki yern de geçmektedir. Bu…
Küsûf
Güneş tutulması. Ay tutulması için çoğunlukla husûf terimi kullanılır; bazı kaynaklarda iki kelimenin birbirinin yerine geçtiği de görülür. Tutulma sırasında cemaatle veya tek başına kılınan nâfile namaza küsûf namazı denir. İslâm öğretisin…
ahbâriyye
feLi-O [Ar. ahbâr’in ç. b.] İslâmî inanca göre, dinî konularda nakil ve rivayetlere göre amel edenler, onlara sadık kalanlar.
içtihât
Sözlük anlamı, “Bir işi başarabilmek için elden gelen çabayı göstermek, olanca gücü harcamak.” olan bu söz, elde bulunan delillerin özünden hareketle zımnî metotlar vasıtasıyla şer'î hüküm verebilme yolunda zannî bilgiye ulaşabilme gayretin…
hâfiz (II)
hâfiz (II) s. ve a. [< Ar.hıfz] Hadis biliminde, hadis rivayet ve nakil konusunda uzmanlaşmış ve pek çok hadisi ezberlemiş kimse; eşanlamhsı: “hâkim, hüccet, imâm, muhaddis, emîrü’lmü'minîn fi’l-hadîs” (bk. bu maddeler).
hafi (II)
hafi (II) a. [Ar.] fik. Bazı namazlarda, “Kıraatin gizli yapılması.” anlamında bir fıkıh terimi. “Kıraatin gizli yapılması.” ise okuyanm sadece kendi işitebileceği kadar bir sesle okunmasını ifade etmektedir. Söz gelişi, cemaatle veya tek b…
maslahat
fık. Sözlük anlamı “İyi, uygun, elverişli, maksada uygun olan, yararlı.” olan bu söz, şeriat hükümlerine uygun, akıl ve tecrübe yoluyla belirlenen değerlere uyumlu olan yararh işler ve konular anlamında kullanılan fıkıh terimi, “fesâd” (bk.…
akıl, -klı
İnsana özgü olan düşünme ve anlama yetisi, us, zihin. 2. Anlama, fehim, idrak, zekâ, hafıza. 3. Düşünce, tefekkür, mülâhaza, fikir. 4. İslâm inancına göre bu terim, insanı insan yapan İlâhî emirleri kavrama ve yerine getirme yolunda yükümlü…
râsih
Sözlük anlamı, “Yerinde sabit ve ele sağlam olmak, sağlam bilgiye saman hip olmak. ” olan bu söz, “Herhangi bir şüpheye yer vermeyecek derecede sağlam bilgiye sahip tas. olan, Allah’a, Kur’ân’a ve ahret iyagününe iman eden kimse. ” için yla…
sib” rasûl
“Doğru yolda me olan, akıllı, baliğ.” anlamında Allah’ın sıfatı olarak geçen terim. İs Ra'ûf a. [Ar.] Sözlük anlamı, lda “Merhamet etmek, şefkat gösye- termek.” olan “re'fet” kelimezan sinden türeyen bu söz, “Çok pet merhametli, şefkatli ol…
akl-i cüz'
İnsan aklı; eşanlamlısı, “akl-ı ma'âş” akl-ı dûr-bîn a. (jy^J JM k Uzağı görebilen, geleceği se: zebilen akıl. ü