Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

32 sonuç · “Mahmûd

01
İlişkili yol

Celvetiyye

Üftâde ve Aziz Mahmud Hüdâyî ile belirginleşen; tezkiye, tasfiye, tecliye, zikir, hizmet ve halk içinde Hak ile olmayı öne çıkaran tasavvuf yolu.

02
İlişkili kol

Mustâriyye

Mahmûd el-Miknâsî’ye nispet edilen ve Cezûlî silsilesi üzerinden aktarılan kol.

03
Şahsiyet

Mahmûd Bedreddin Efendi

Mahmûd Bedreddin Efendi (ö. 1783), Cemâleddin Uşşâkî'nin halifesi; Keçeciler'de bir zâviye kuran, Dîvân sahibi Uşşâkî şeyhidir.

04
Şahsiyet

Mahmud Beg (Abdî Çelebi'nin Oğlu)

Mahmud Beg (ö. 978/1570), Defterdar Abdî Çelebi'nin oğlu; medrese ve kadılık yolundan vakıf, maliye ve eyalet yönetimine geçen Osmanlı idarecisidir.

05
Şahsiyet

Mahmud Çavuşzâde İbrahim Efendi

Mahmud Çavuşzâde İbrahim Efendi (ö. 1723), sipahi çavuşu Mahmud Çavuş'un oğlu; İstanbul'un yüksek medreselerinde görev yapan Osmanlı âlimidir.

06
Şahsiyet

Mahmûd el-Kürdî

Mahmûd el-Kürdî, Sefîne-i Evliyâ'da büyük Halvetî şeyhleri arasında anılan ve Mısır'da tarikat neşrettiği kaydedilen sûfîdir.

07
Şahsiyet

Mahmûd Encîrfağnevî

Mahmûd Encîrfağnevî, Ârif Rîvegerî'nin ardından Hâcegân çevresinin taşıyıcı halkasıdır. Kaynaklarda zikir usulü ve mürid eğitimi etrafındaki uygulamalarıyla anılır; hayatına ilişkin tarihler ihtiyatla ele alınmalıdır.

08
Şahsiyet

Mahmud es-Sâdıkī el-Gîlânî

Mahmud es-Sâdıkī el-Gîlânî (ö. yaklaşık 970/1562-63), Gîlân'dan Osmanlı ülkesine gelen, resmî görevleri reddedip Medine'ye yerleşen Nakşibendî âlim ve Beyzâvî hâşiyesi müellifidir.

09
Şahsiyet

Mahmud es-Samsûnî

Mahmud es-Samsûnî (ö. Zilkade 983/Şubat-Mart 1576), köklü bir ilmiye ailesinden gelen; Edirne'den Mekke'ye uzanan medrese ve kadılık görevleri yürütmüş bir Osmanlı âlimidir.

10
Şahsiyet

Mahmud-ı Akşehrî

Mahmud-ı Akşehrî (ö. 972/1564-65), Akşehirli Abdî Halife'nin yanında yetişip İshaklı kazasına bağlı bir köyde irşad faaliyeti yürüten şeyhtir.

11
Şahsiyet

Abdüllatîf en-Nakşibendî

Abdüllatîf en-Nakşibendî (ö. 1563-64), Emîr Buhârî’nin halifesi Hâce Mahmud Efendi’nin müridi, damadı ve Fâtih’teki hânkāhın halefidir; İstanbul’daki erken Ahrârî-Nakşibendî mirasını tekke, sohbet ve kitap hizmetiyle sürdürmüştür.

12
Şahsiyet

Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî

Açıkbaş Seyyid Mahmud Resmî (ö. 15 Rebîülâhir 1077/1666), amcası Rûmiyye Şeyhi'nden Nakşibendî terbiyesi alan; Âmid'den Bursa'ya gelerek Dâye Hatun ve Ulu Cami'de irşad halkaları kuran şeyh ve şairdir.

13
Şahsiyet

Akşehirli Abdî Halife

Abdullah b. Hacı Mahmud, meşhur adıyla Abdî Halife (ö. 972/1564-65), Bahâeddinzâde’den icazet alarak Akşehir’de Bayramiyye’yi yayan, zâviye kuran ve risaleler kaleme alan şeyhtir.

14
Şahsiyet

Asamm Ahmed Çelebi

Ahmed b. Mahmûd el-Asamm el-Karamânî el-Lârendî (ö. 971/1563-64), İstanbul’da vaaz ve tefsir dersleri veren; büyük Tefsîru’l-Karamânî’si, Türkçe Letâifnâme nispeti ve Halvetî terbiyesiyle tanınan Osmanlı âlimidir.

15
Sözlük

makâm-ı Mahmûd

makâm-ı Mahmûd a. ü^^ fil») İslâm inancma göre, Hz. Peygamber’in kıyamet gününde Müslümanlarm içinde bulunacağı sıkmtılara çare olmak üzere hazır bulunaca ğı ve onlara dua edeceği du rumu ve konumu veya “şe faat makamı”nı ifade ede terim. Bu makam, Kur’ân Kerîm’in “İsrâ suresi” (17 79. ayetinde şöyle ifade edi mektedir: “Gecenin bir kı mında uyanıp sırf sana mah sus fazla bir ibadet olma üzere namaz kıl. Umulur k Rabbin seni makâm Mahmûda gönderir. ” makâm-ı samediyyet a tas. Melâikele makamı. makâm-ı vahdet a. (o-u fd. ) tas. “Âlem-i ceberût (bk. bu madde). makâm-ı vesile a. [Ar. ] bk. mezarlık makbere a. [Ar. ] bk. mezar lık makbûl a. [Ar. ] Hadis bil minde bir hadisin doğru, sağlam ve güzel, ayrıca ravînin de gü venilir olduğunu ifade eden te rim. makbûlât ç. a. [Ar. ] Doğru luğu söyleyene ait ola anlmında kelâm terimi. makbûl hadis a. Hadis biliminde sened ve metin bakımmdan sağ lam olan, dinde delil kabul ed len ve bununla amel edümes uygun olan hadisler için kullan 439 maktel-i Hüseyn a lan terim, “merdûd hadis” karu şıtı. e

16
Sözlük

Mahmûd

1. Övülmüş, övülen. Kalbin mahmûd hâlleri; sabır (Allah'tan gelenlere tahammül etmek), şükür (her nîmeti Allahü teâlâdan bilmek), havf (Allah'ın azâbından korkmak), recâ (Allah'ın rahmetini ümîd etmek), rızâ (Allah'tan gelenlere boyun eğmek, hoşnûd olmak, kadere karşı gelmemek), zühd (dünyâya düşkün olmamak), takvâ (haramlardan kaçınmak), kanâat (elinde olana râzı olup, daha çok istememek), cömertlik ile bütün nîmetleri Allah'tan bilip O'na bağlanmak, iyilik, hüsn-i zân (iyi zan, iyi düşünce), güzel ahlâk, iyi geçim, doğruluk ve ihlâs (her şeyi Allah rızâsı için yapmak) hâlleridir. (İmâm-ı Gazâlî) 2. Peygamber efendimizin güzel isimlerinden biri. Ahmed, Muhammed, Mahmûd, hep över seni Allah Senin isminle biter lâ ilâhe illallah Bundaki ince sırrı anlamaz, bilmez gümrâh, Kendi adıyla yazmış senin adını Rahmân (Hazret-i Muhammed'in Hayâtı) 3. Ebrehe'nin, Kâbe'yi yıkmak üzere ordusunda getirdiği filin adı. Resûlullah efendimizin doğmasına iki ay kadar zaman kala, Fil vak'ası meydana geldi. Bir çok insanlar akın akın gelip, Kâbe'yi ziyâret ediyorlardı. Buna mâni (engel) olmak isteyen Yemen vâlisi Ebrehe, Kâbe'yi yıkmağa karar verdi. Bu maksadla büyük bir ordu hazırlayıp Kâbe'ye yürüdü. Ebrehe'nin ordusunda, "Mahmûd" denilen bir de fil vardı. Ebrehe, Kâbe'ye yönelince, bu fil yere çöküp yürümez oldu. Hâlbuki Yemen'e çevrilince koşarak gidiyordu. Allahü teâlâ, Ebrehe'nin ordusu üzerine Ebâbîl, yâni Dağ kırlangıcı denilen kuşlardan bir sürü gönderdi. Bu kuşların her biri, biri ağzında, ikisi de ayaklarında olmak üzere nohut veya mercimek büyüklüğünde üçer taş taşıyordu. Ebrehe'nin ordusu üzerine bırakılan bu taşlar, hepsini helâk etti. Bu vak'a, Kur'ân-ı kerîmin Fil sûresinde anlatılmaktadır. (Bkz. Fil Sûresi) (İbn-i Esîr)

17
Mekân

Şehremini Erikli Mahallesi'ndeki dergâh haziresi

İstanbul · Türkiye · Sefîne-i Evliyâ, Mahmûd-ı Hulvî'nin kabrini İstanbul'da Şehremini civarında Tramvay Caddesi'nde, Erikli Mahallesi'ndeki bir dergâhın haziresi olarak tarif eder. Dergâhın adı elimizdeki metinde bozuk okunduğu için yazılmamıştır. Vassâf, tekkenin meşihatinin sonradan tarîk-ı Rifâî'den bir zata verildiğini kaydeder.

18
Mekân

Lâhîcân

Gîlân · İran · Oturduğu ve İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin gelip intisap ettiği nahiye; şeyhiyle birlikte tarlada çalışıp ürünü pazara götürdüğü yer burasıdır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Cemâleddîn Tebrîzî (el-Ezherî) : Seyyid Cemâleddîn Tebrîzî, Şîrâzî ve Ezherî nisbeleriyle anılan; Şehâbeddin Mahmûd Tebrîzî’den tasavvuf terbiyesi aldıktan sonra Lenkeran–Astara hattında tekke kuran, İbrâhim Zâhid-i Geylânî’yi yetiştiren ve Ebheriyye’den Zahidiyye, Halvetiyye ve Safeviyye’ye uzanan aktarımın başlıca halkalarından olan XIII-XIV. yüzyıl sûfîsidir.

19
Mekân

Orta Pazar Camii Hazîresi

Bursa · Türkiye · 938 (1532) yılında vefat ettiğinde defnedildiği hazîredir. Cami, Yeşiltürbe’nin nakışlarını yapan dedesi Nakkaş Ali tarafından yaptırılmıştır. Mezar taşındaki “el-merhûm Şeyh Lâmiî b. Osman” ibaresinden, vefatında bir tekkede şeyh olduğu anlaşılmaktadır.

20
Mekân

Fağne köyü (Encîrfağne)

Buhara · Özbekistan · Kaynak: “Buhara'nın Fagne köyünde doğdu.” Nisbesi olan Encîrfağnevî bu yer adından gelir. Köyün bugünkü konumu kaynakta belirtilmediği için koordinat verilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Mahmûd Encîrfağnevî : Mahmûd Encîrfağnevî, Ârif Rîvegerî'nin ardından Hâcegân çevresinin taşıyıcı halkasıdır. Kaynaklarda zikir usulü ve mürid eğitimi etrafındaki uygulamalarıyla anılır; hayatına ilişkin tarihler ihtiyatla ele alınmalıdır.

21
Mekân

Râmîten (Râmeyten)

Buhara · Özbekistan · Doğduğu ve nisbesini aldığı kasaba; Emîr Külâl'in güreşirken Muhammed Baba Semmâsî'nin dikkatini çektiği köy de burasıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.

22
Mekân

Eşrefoğlu Rûmî Camii ve Türbesi, İznik

Bursa · Türkiye · İznik'te kurduğu ve sonradan camiye çevrilen dergâhın hazîresinde medfundur. Türbe kitâbesindeki “Eşrefzâde azm-i cinân eyledi” mısraının gösterdiği 874 (1469-70) tarihi, vefat yılı olarak en doğru kabul edilendir.

23
Mekân

İsmâil Hakkı Bursevî Dergâhı haziresi

Bursa · Türkiye · Sefîne-i Evliyâ, Mahmûd Nâsıh Efendi'nin arzusu üzerine İsmâil Hakkı Bursevî'nin dergâhının merdiveni karşısındaki makbereye defnedildiğini kaydeder. İlişkili kişi dosyası Seyyid Hacı Mahmûd Nâsıh Efendi : Mahmûd Nâsıh Efendi, İstanbul’dan Pazarköy ve Bursa’ya uzanan hayatında İsmâil Hakkı Bursevî’nin eserlerini istinsah ederek kütüphaneye bağışlayan münzevî sûfî ve şairdir.

24
Mekân

Karadağ

Süleymaniye · Irak · 1193/1779'da doğduğu kasaba; babası Pir Mîkâil (Şeşangost) burada yaşamıştır. Vasiyetinde buradaki emlâkini yeğeni Mahmûd es-Sâhib'e bırakmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî : Şehrizorlu Mevlânâ Hâlid, Abdullah Dihlevî'den aldığı Müceddidî-Nakşibendî terbiyeyi kısa sürede Irak, Anadolu, Suriye, Kafkasya ve daha geniş Osmanlı coğrafyasına taşıdı.

25
Mekân

Tebriz

Doğu Azerbaycan · İran · TDV maddesinde ve CMS künyesinde taşıdığı nisbenin şehri. İlişkili kişi dosyası Seyyid Cemâleddîn Tebrîzî (el-Ezherî) : Seyyid Cemâleddîn Tebrîzî, Şîrâzî ve Ezherî nisbeleriyle anılan; Şehâbeddin Mahmûd Tebrîzî’den tasavvuf terbiyesi aldıktan sonra Lenkeran–Astara hattında tekke kuran, İbrâhim Zâhid-i Geylânî’yi yetiştiren ve Ebheriyye’den Zahidiyye, Halvetiyye ve Safeviyye’ye uzanan aktarımın başlıca halkalarından olan XIII-XIV. yüzyıl sûfîsidir.

26
Mekân

Bursa

Bursa · Türkiye · 1473'te doğduğu, ömrü boyunca yaşadığı ve otuza yakın eserini yazdığı şehir; İstanbul'a hiç gitmemiştir. İlişkili kişi dosyası Lâmiî Çelebi : Bursalı Lâmiî Çelebi, Emîr Ahmed Buhârî'nin sohbetinde yetişen; Fütûhu'l-Mücâhidîn ile Câmî'nin tabakat hafızasını Anadolu sûfîleri, kavram açıklamaları ve şahsî tanıklıklarla genişleten velût bir müelliftir.

27
Mekân

Hârizm

Ürgenç · Özbekistan · Yeseviyye maddesine göre Seyyid Ata'nın yaşadığı ve Ali Râmîtenî ile görüştüğü bölge; irşadının bir kısmının bu havalide geçtiği kabul edilir. Konum bölge merkezine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.

28
Mekân

Delhi

Delhi · Hindistan · 1655'te Tâc Mahmûd'un cezasının infazı için gittiği ve 1665-66 civarında oğlu Seyfeddin'i Evrengzîb'in mânevî eğitimi için gönderdiği başşehir. İlişkili kişi dosyası Muhammed Ma‘sûm : Muhammed Ma‘sûm Sirhindî, İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu ve halifesi; Mektûbât-ı Ma‘sûmiyye'si, geniş halife ağı ve Murad Buhârî üzerinden Osmanlı coğrafyasına ulaşan tesiriyle Müceddidiyye'nin ikinci kuşağını şekillendiren isimdir.

29
Makale

Halvetiyye'nin Zâhidiyye Kökü

Ebheriyye ve Zâhidiyye'den Safeviyye ile Halvetiyye'nin ayrıldığı tarihî kavşak. Reşat Öngören'in ders kitabı mevcut Halvetiyye monografileriyle karşılaştırılarak hazırlandı.

30
Makale

Nakşibendiyye: Hâcegân'dan Hâlidiyye'ye Tarihsel Örgü

Nakşibendiyye'yi yalnız Hâlidiyye'ye indirgemeden Hâcegân, Ahrâriyye, Kâsâniyye, Müceddidiyye, Mazhariyye ve Hâlidiyye safhalarıyla anlatan ana rehber.

31
Makale

Hâcegân Yolunun Teşekkülü

Hâcegân yolunun tarihî çevresini, erken halkalarını ve Bahâeddin Nakşibend’e ulaşan irşad ağını kaynak karşılaştırmasıyla ele alan geniş dosya.

32
Makale

Zenbûriyye: İki Yolun Cem‘i

Zenbûriyye'nin teşekkülü, zikr-i zenbûrî, inâbe belgesi, silsile katmanları, tekkeleri ve sonraki temsilcileri kaynaklar karşılaştırılarak açıklanır.