ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
20 sonuç · toplam 20 · “Kesb” · 1/1
01Kesb
1. İnsandaki seçme hareketi, istek, ihtiyâr. İsteğin uygulama safhasına sokularak ortaya konulması. İnsanın işinde, kendine düşen pay, kendi kesbidir. Yâni o iş kendi kudreti ve irâdesiyle olmuştur. Fakat o işi yaratan, yapan, Allahü teâlâd…
İlm-İ Kesbî
Çalışarak elde edilen ilim.
îmân-I Kesbî
Bir kimsenin âkıl (akıllı) ve bâliğ olduktan (ergen, gusül, boy abdesti alacak yaşa geldikten) sonra ettiği îmân.
Şerhleri 1
Yazıcızâde Muhammed Bîcân Efendi · Tahsil-i ulum için İran ve Maveraünnehir taraflarına gitmiş ve kesb-i maarif ve derk-i hakayık için çok seyahatte bulunup, ni ce evliyau'llah ile görüşmüş ve Hacı Bayram-ı Veli'nin taht-ı terbiyesinde nfü…
Adem
م) 46) Yokluk, hiç. tas. Mâsivâ, zulmet, şer, bâtl, çirkin. Mutlak adem, adem-i muhal: Bu anlamda adem yoktur, var olması da mümkün değildir. Mutlak adem halis şer ve sırf karanlıktır (zulmet). Nitekim buna karşılık gelen vücut da halis hay…
Muttela
1, Temasa mahalli, seyr yeri. 2. tas. a Bir ayet okunurken, kaynağı bu ayet olan sıfatla tecelli eden mütekkelimi (Hakk) temaşa etme makamı, Cafer-i Sadık, “Allah, kelamında tecelli etmiştir... Bir ayeti okurken onu mütekelliminden dinlerim…
vücûd-ı vâcib
vücûd-ı vâcib a. UaJj ^f) tas. Hak teâlânın varlığı. vücûd-ı zihnî a. (^j j^ Yalnızca zihinde oluşa “vücûd” için kullanılan k lâm terimi. vücûd-nâme a- \< A vücûd + F. nâme] tas. ed. Tasa vufî edebiyatta mutasavvıf şa lerin insanın Allah ta…
eri vürûd
(j^J [Ar.] Hadis biliminşi de, hadisin söylenmesi, oluştuık rulması anlamında kullanılmıştır. hu vürûdi’l-hadîs a. (6jjJI jjJ [Ar] ec bk. esbâbü vürûdi’l-hadîs n iş la
Mâşâallah
Beğenilen şeyler görüldüğünde söylenilen; "Bu, Allahü teâlânın dilediği ve ihsân ettiği şeydir" mânâsına mübârek bir söz. Nazarı değen kimse, hattâ herkes, beğendiği bir şeyi görünce, mâşâallah demeli, ondan sonra söylemelidir. Önce mâşâall…
Zelîl
Aşağı, alçak, hor, hakîr. Kıyâmet günü, dünyâdaki kibir sâhibleri, küçük karınca gibi zelîl ve hakîr olarak kabirden çıkarılacaktır. Karınca gibi fakat insan şeklinde olacaklardır. Herkes bunları hakîr görecektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Nef…
Mümteni'-Ul-Vücûd
Var olması mümkün olmayan, hep yok olması lâzım olan. Allahü teâlâya ortak (eş, benzer) bulunması Mümteni'-ül-vücûddur. Allahü teâlâ gibi ikinci bir ilâh var olamaz. Bu imkânsızdır. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
Nazar Değmesi
Göz değmesi, bâzı kimselerin gözlerinden çıkan zararlı şuâların, canlı ve cansız bir şeye bakıp beğendikleri zaman bozulmalarına sebeb olması. Nazar değmesi haktır. Nazarı değen kimse, hattâ herkes, beğendiği bir şeyi görünce "Mâşâallah" de…
Şerâb (şarâb)
Alkollü içkilerden. Pişmemiş üzüm suyunun havasız fıçılarda durmasıyla gaz habbeleri (kabarcıkları) ve köpük çıkararak kokuşup mayalanması netîcesinde meydana gelen ve içilince sarhoş eden içki. Hamr. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen bu…
îcâd
Yoktan var etme, vücûda getirme, yaratma. İnsanlar, mahlûk olduğu gibi, bütün işleri, hareketleri de Allahü teâlânın mahlûkudur. Çünkü O'ndan başka, kimse bir şey yaratamaz. Kendi mahlûk, yaratılmış olan, başkasını nasıl yaratabilir? Yaratı…
İhtiyârî Fiiller
İstek ile yapılan işler. (Bkz. İrâde) Ehl-i sünnet âlimleri, insanın yaptığı işte kendi kuvveti de te'sir (etki) ediyor dediler ve bu te'sire kesb ismini verdiler. Çünkü elin titremesi ile istekle kaldırılması arasında fark vardır. Titremel…
Hazra-Hadra
Arapça, hazır olmak, gelmek anlamında bir kelime. Kuzey Afrika’da yaygın olan Şaziliyye’nin zikir toplantılarına hazra (veya hadra) denir. Talebeler için yapılan günlük hazralarda, akaid, tefsir, fıkıh, hadis dersleri okunur. Bir de haftalı…
İstanbul
İstanbul · Türkiye · Ocak 1668'de doğduğu şehir; dedesi simkeşbaşı Mehmed Ağa, babası şair ve Nakşî şeyhi Simkeşzâde Hasan Feyzi Efendi'dir. İlişkili kişi dosyası Şeyhî Mehmed Efendi : Şeyhî Mehmed Efendi (ö. 1729), İstanbul medreselerinden…
besmele-keş
“Besmele” çeken veya “Besmele”yi güzel okuyan (kimse).
Sayfalar 498–504
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kulun, bu esmâdan hissesi, TEVHID-I-ZAT'a erişmektir. Bu esmâ'nın hassaları da şunlardır: Yalnız başına yolculuğa çıkan bir kimse, bu esmâyı zikrederse, hayırlı bir arkadaşa nail o
Sayfalar 481–487
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğil yapıcıdır İslâm, tiksindirici değil, sevindiricidir. İslâm, zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcıdır. Bu dünya âleminde herkesin istidat ve kabiliyeti aynı değildir. Aynı sınıfta,