ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
19 sonuç · “Işık”
01Abdülcelîl-i Bitlisî
Abdülcelîl-i Bitlisî (ö. 1160/1747), Bitlis’ten İstanbul’a gelen; Müştâkiyye silsilesinde Hacı Hasan-ı Şirvânî’nin, Zenbûriyye’nin Kādirî icazet hattında ise Şems-i Bitlisî’nin önünde yer alan Kādirî şeyhidir.
Ali er-Rızâ
Ali er-Rızâ (yak. 153/770 – 203/818), Medine'de ilim meclisi kurup yirmi yaşında fetva vermeye başlayan Ehl-i beyt âlimi; Halife Me'mûn tarafından istemeye istemeye veliaht ilân edilmiş, iki yıl sonra Tûs'ta âniden ölmüş ve gömüldüğü yer Meşhed adını almıştır.
Çorlulu Ali Paşa Kethüdâsı Ahmed Efendi
Çorlulu Ali Paşa Kethüdâsı Ahmed Efendi (ö. 1721), Ankara’dan İstanbul’a gelerek Çorlulu Ali Paşa’nın imamı ve kethüdâsı olan; Süleymaniye vakıf idaresi, medrese görevleri, Manisa ve Diyarbakır kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Dede Osman Avnî er-Ruhâvî
Dede Osman Avnî er-Ruhâvî (ö. 1300/1883), Ziyâeddin Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî’nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayıp Urfa’ya halife tayin edilen ve Dergâh Camii Zâviyesi’nde yaklaşık yetmiş yıl hizmet eden Hâlisî-Kādirî şeyhidir.
Ebü’l-Hasan Ali b. Ebü’l-Hasan el-Harîrî
Ebü’l-Hasan Ali b. Ebü’l-Hasan b. Mansûr el-Harîrî (ö. 645/1247-48), Havrân’da doğup Dımaşk’ta zanaatkârlıktan tasavvufa yönelen; semâ, sıra dışı kıyafet ve sözleriyle geniş bir derviş çevresi oluştururken fakihlerin ağır tepkisini çeken Harîriyye önderidir.
Emîr Sultan
Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.
Garîk Arabzâde Mehmed (Kudsî)
Garîk Arabzâde Mehmed Kudsî (ö. 12 Cemâziyelevvel 969/Ocak 1562), Sahn ve Süleymaniye müderrisliklerinden Mısır kadılığına yükselen; el-Hidâye hâşiyesi yazma nüshayla doğrulanan Osmanlı âlimi ve şairidir. Görev yerine giderken Rodos-İskenderiye hattındaki deniz kazasında vefat etti.
Hacı Mahmûd b. Abdülgafûr
Sâdık Erzincânî'nin 1170/1756-57'de yanında tasavvufî eğitimini sürdürdüğü Kādirî şeyhi; kaynaklarda Şemsî Bitlisî adıyla da anılır.
Kādızâde Mustafa Hilmî
Kādızâde Mustafa Hilmî (952–977/1545-46–1569), şeyhülislâm Kādızâde'nin oğlu; Abdülkerîmzâde çevresinde yetişmiş, Şah-ı Hûbân Medresesi'nde ders vermiş ve Hilmî mahlasıyla şiir söylemiştir.
Kadızâde Tezkireci Ahmed Efendi
Kadızâde Tezkireci Ahmed Efendi (ö. 1723), Üsküdarlı; yüksek medreselerde ders veren ve tezkirecilik hizmetiyle tanınan Osmanlı âlimidir.
Kahraman er-Rifâî el-Kâdirî
Kahraman er-Rifâî el-Kādirî, Cemâlî Cemâleddin’den 1999’da üç irşad hattının emanetini aldığı aktarılan ve Risâle-i Rifâiyye’nin hazırlanmasına arşiv desteği veren çağdaş şeyhtir.
Kaptan İbrahim Paşa İmamı Kara Yusuf Efendi
Kara Yusuf Efendi (ö. 1730), Kaptan İbrahim Paşa'nın imamı olarak başladığı hizmetten Lefkoşa, Kayseri ve Manisa kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.
Işık
Dervişler için kullanılan bir tabir olup, âşık kelimesinden bozmadır. Bursa’da Işıklar denilen yerin adı; orada bazı velilerin bulunması veya ölünce mezarlarının orada bulunmasından kaynaklanmaktadır.Ben erenler sancağıyım o ışıklar teberi Ben savaş günü çeriyim o hemen çerde çeri.Yahya Bey
Kandil Dibine Işık Vermez
Bu atasözü, “mum dibine ışık vermez” şeklinde de ifâde olunur. Herkese faydası dokunduğu halde, kendine ve yakınlarına aynı faydayı sağlayamayan kimseler için kullanılır.
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 362–369
Muzaffer Ozak Külliyatı · «TEVHIDE GEL!» Âkılim diyen kişi, revhide gel tevhide.. Ucmadan bu can kuşu Tevhide gel tevhide.. Arifler tevhid eder, Yönelir hakka gider, Bir kez Allah de, yeter; Tevhide gel tev
Sayfalar 319–326
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah yolunda çekilen zahmet, mü'minler için ayn-ı rahmettir. Allahu teâlâ'ya yapılan hizmetler, indallah zâyi olmaz. Ufacık bir amel, küçücük fiil, büyük büyük sevaplara, âli dere
Sayfalar 443–448
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Allahü teâlâ ve Resûlüne iyman etmek ve Allah yolunda cihaddur.) — Bundan sonra nedir yâ Resûlallah? — Cihaddan sonra haccı mebrûr, yani Allahu teâlâ tarafından kabul buyurulan ha