ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
33 sonuç · “Havz”
01Debbâğ Ali er-Rûmî
Debbâğ Ali er-Rûmî, Mestçizâde İbrâhim Edirnevî’nin halifesi ve Lofçavî Ali Fâzıl’ın mürşidi olarak Ramazâniyye’nin Edirne’den Filibe merkezli Batı Trakya’ya geçişini sağlayan XVII. yüzyıl Halvetî şeyhidir.
Ebû Bekir Abdülazîz el-Geylânî
Ebû Bekir Abdülazîz b. Abdülkādir el-Geylânî (532–602/1138–1205-06), Bağdat’ta yetişip el-Cezîre ve Musul havzasında ders ve vaaz veren; Akre’deki türbesi çevresinde kalıcı Kādirî hafıza oluşturan Hanbelî âlimdir.
Havz
Sıvı maddelerin toplandığı yer, büyük su birikintisi, göl. Bir gün Mevlânâ Celâleddîn Rûmî havz kenarındaydı. Yanında kitaplar vardı. Şems-i Tebrîzî gelip kitapları sordu. "Sen bunları anlamazsın." dedi. Şems-i Tebrîzî kitapları suya attı. Mevlânâ, âh babamın bulunmaz yazıları gitti, diyerek çok üzüldü.Şems-i Tebrîzî elini uzatıp herbirini aldı. Hiçbiri ıslanmamış görüldü.Mevlânâ; "Bu nasıl iştir?" dedi.Şems-i Tebrîzî; "Bu zevk ve hâldir. Sen anlamazsın." buyurdu. (Molla Câmî, Ahmed Eflâkî)
Havz-I Kebîr
Eni ve boyu yaklaşık beşer metre (onar zrâ') olup, alanı yirmi beş metrekare olan havuz. Derinliğin az veya çok olmasının bir te'siri yoktur.
Havz-I Kevser
Kıyâmet günü mahşerde veyâ Cennet'te Peygamber efendimize tahsîs edilmiş olan ve bir kere içenin bir daha susamayacağı havuz. (Bkz. Kevser Havuzu)
Havz-I Sagîr
Alanı yirmi beş metrekareden küçük havuz. Havz-ı Sagîre, necâset (pislik) düşse ve suyun, üç sıfatı değişmese de, necs (pis) olur. İnsan içemez ve temizlikte kullanılmaz. Üç sıfatı değişirse, idrâr gibi olup, hiçbir şeyde kullanılamaz. Suyun üç sıfatı: Rengi, kokusu ve tadıdır. (İbn-i Âbidîn) İçine devamlı su akan ve devamlı taşan veya içinden devâmlı su alıp, iki alış arası su hareketsiz kalacak kadar uzamayan havz-ı sagîr ve hamam kurnası, akar su demektir. (İbn-i Âbidîn)
Malatya
Malatya · Türkiye · İrşad faaliyetini sürdürdüğü şehir; nisbesi buradan gelir. Bir aktarımda şeyhi Hacı Muhammed Baba’nın "Malatya’da geldi beni buldu, buluştuk" diyerek kendisini burada bulduğu anlatılır. İlişkili kişi dosyası Mustafa Hayri Baba Malatyevî : Mustafa Hayri Baba Malatyevî, Hacı Muhammed Baba Kürkî'nin terbiyesinde yetişip Malatya'da görevlendirilen ve yerel kaynaklarda Kādiriyye-Hâlisiyye'nin Hayriyye adıyla anılan devamını temsil eden mürşiddir.
Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî Türbesi, Mihrevlî
Delhi · Hindistan · 14 Rebîülevvel 633'te (27 Kasım 1235) vefatının ardından defnedildiği yer; eski Delhi'de Havz-ı Şemsî ile Kutub Minâr arasındadır. Annesi ve kız kardeşi de burada medfundur. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî : Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî (ö. 633/1235), Muînüddin Hasan el-Çiştî’nin halifesi; Çiştiyye’yi Delhi’de yerleştiren ve Baba Ferîd’e aktaran Ferganalı mutasavvıftır.
Lâhîcân
Gîlân · İran · Şeyhi Seyyid Cemâleddîn-i Tebrîzî'nin oturduğu ve kendisinin intisap ettiği nahiye; şeyhiyle birlikte tarlada çalıştığı yıllar buradadır. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Zâhid Geylânî : İbrâhim Zâhid Geylânî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin halvetî öncesi halkalarındandır. Kayıtları Lâhîcân çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Güştâsfî
Kura-Aras havzası · Azerbaycan · Yirmi yıllık mücâhededen sonra irşada başladığı bölge; Şirvanşah Ahsitân burada kendisi için zâviye yaptırmıştır. 700/1301'de burada hastalanmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Zâhid Geylânî : İbrâhim Zâhid Geylânî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin halvetî öncesi halkalarındandır. Kayıtları Lâhîcân çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Siyâvrud (Lâhîcân)
Gîlân · İran · Şeyhi İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin vasiyeti üzerine kendisini getirdiği ve şeyhin iki hafta sonra vefat ettiği yer; Geylân'daki yirmi beş yıllık hizmeti bu havzadadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.
Fergana
Fergana · Özbekistan · Yeseviyye ile Kübreviyye ilişkilerinin yoğun olduğu Orta Asya havzalarından. Konum bölge merkezine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sûfî Muhammed Dânişmend : Sûfî Muhammed Dânişmend, Ahmed Yesevî'nin önde gelen halifelerinden; Otrar çevresinde irşadda bulunan ve erken Yesevî öğretisini Türkçe Mir'âtü'l-kulûb'da derleyen sûfî müelliftir.
Kastamonu (Şâbâniyye)
Kastamonu · Türkiye · Ahmediyye'nin kollarından Ramazâniyye ile aynı Halvetî havzasında bulunan Şâbâniyye'nin merkezi; Halvetiyye'nin Anadolu'daki dört ana kolu bu coğrafyada teşekkül etmiştir. İlişkili kişi dosyası Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî : Ahmediyye'nin teşekkülü Pîr Muhammed Erzincânî, Tâceddin İbrahim Kayserî ve Alâeddin Uşşâkî hattından gelen Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî, Halvetiyye'nin dört ana kolundan Ahmediyye'nin pîri kabul edilir. Geniş alt kol ağı Sinâniyye, Uşşâkıyye ve Ramazâniyye başta olmak üzere birçok şube Ahmediyye gövdesinde gelişti. Mısriyye, Cerrâhiyye, Cihangiriyye, Raûfiyye ve Hayâtiyye gibi kollar bu ağın sonraki…
Muş
Muş · Türkiye · Nurşin kolunun Bitlis ile birlikte en yaygın olduğu vilâyet; kışın kızakla irşâda çıktığı köylerin bulunduğu havza. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Şirvan
Siirt · Türkiye · Şeyhi Abdurrahmân Tâgî'nin 1831'de doğduğu yer; Verkanis köyü de aynı havzadadır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Amasya
Amasya · Türkiye · Taşköprizâde'ye göre halifelerinden Şeyh Abdurrahman Erzincânî'nin yakınında tekke kurup faaliyet gösterdiği şehir; Anadolu'daki mürid havzasının merkezlerindendir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.
Buhara (Mâverâünnehir)
Buhara · Özbekistan · Müceddidiyye'nin kuzeye doğru yayıldığı havza; Nakşibendiyye'nin ana yurdudur ve kol burada mevcut diğer Nakşî kollarının yerini almıştır. İlişkili kişi dosyası İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî : Ahmed Sirhindî, Nakşibendî terbiyeyi Hint alt kıtasının ilmî, siyasî ve tasavvufî tartışmaları içinde yeniden yorumlayarak Müceddidiyye evresini başlattı.
Kâsân — Ahmed Kâsânî’nin doğum ve ilk tahsil çevresi
Kosonsoy · Özbekistan · Doğum çevresi Ahmed Kâsânî 866/1461’de Fergana havzasında, Ahsîkes’e bağlı Kâsân’da doğdu ve ilk medrese tahsilini bu çevrede yaptı. Harita notu Nokta günümüz Kosonsoy şehir merkezini gösterir; doğduğu evin kesin yeri olarak okunmamalıdır.
Tarikatların Müşterek Unsurları
Pîr, pîr-i sânî, şeyh, halife, mürid, silsile, zikir, halvet, seyrüsülûk ve tekke kavramlarını tek biçime indirmeden açıklayan kurum haritası
Mevlânâ ile Yûnus Emre Arasında Fikir ve Ruh Akrabalığı
Cihan Okuyucu’nun karşılaştırmasından hareketle Mevlânâ ile Yûnus’un şiirlerindeki müşterek irfan dilini, doğrudan tarihî temas iddiasından ayırarak okuyan geniş dosya.
İstanbul'da Ticâniyye ve Desûkiyye
Ticâniyye ve Desûkiyye'nin İstanbul'daki sınırlı fakat siyasî ve coğrafî bakımdan dikkat çekici son dönem temsilini açıklar.
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
GECE NAMAZI VE UYKU ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 47. bölüm · Müezzin akşam ezanını bitirdiği zaman, ezanla ikâmet arasında iki rek’at namaz kılınır. Ülemâ, halk müekked bir sünnet zannedip de kendilerine uymaya kalkmasınlar diye, bu namazı,
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 85–93
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar
Sayfalar 90–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · miyorsun? Kullarım beni dâvet ettiler» diye buyrulduğunda Musa aleyhisselâm, «Böyle bir dâveti zatül uluhiyyetine bildirmege haya ederim» dedi. Allah Sübhanehü «Söyle kullarıma! Cu
Sayfalar 96–103
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd
Sayfalar 141–146
Muzaffer Ozak Külliyatı · Nebisidir. Bütün güzel ahlâklarla, sıfat-ı cemile ile muttasıftır. Ve bütün müttakilerin, salihlerin imamıdır. Bütün meleklerin. peygamberlerin, mü'minlerin sevdiği ve âhirette, ce
Sayfalar 232–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m
Sayfalar 225–232
Muzaffer Ozak Külliyatı · Külû veşrebû heni'en bimâ esleftüm fil'eyyam-il-hâliyeh. Hakka sûresi: 24 Mânayı şerifi: Onlara; geçmiş günlerde işlediğiniz iyi işlerin mükâfatı olarak âfiyetle yiyiniz, içiniz de
Sayfalar 386–393
Muzaffer Ozak Külliyatı · «SERVER-İ-ENBIYA» Enbiyânın serveri, sensin yâ Resûlallah.. Evliyânın rehberi, sensin yâ Resûlallah.. Nurun evveldir zâhir, bâ'sin sonra olsa da; Kâinatın mihveri, sensin yâ Resûla
Sayfalar 350–356
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Allahu teâlâ'ya giden yol, yaratılan her mahlükun nefesleri sayısıncadır. Fakat, Muhammed'siz o yola gidilmez. Bütün mahlûkatın nefesleri sayısınca yol bulundugu halde, bütün
Sayfalar 357–364
Muzaffer Ozak Külliyatı · maiyn efendilerimiz bulunacaklardır. Bir mübarek makamda da, Hz. Muhammed Mustafa sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem efendimiz ile İmam-ı Hasan ve İmam-ı Hüseyn-i mazlûm-u şehid-i K