ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Esbab”
01esbâbü vürûdi’l-hadîs
esbâbü vürûdi’l-hadîs a. [Ar] Hz. peygamberin hadislerinin ne maksatla ve nasıl söylendiğini araştıran ve inceleyen bilim dalı.
esbâbü’n-nüzûl
Suret veya ayetlerin vahiy yoluyla iniş sebeplerini araştıran tefsir biliminin bir dalı. Bir surenin veya ayetin ne zaman, nerede, hangi şartlar altında ve hangi olaylar neticesinde indirildiği konusuna, İslâmiyetin çıkış döneminden başlayarak büyük ilgi gösterilmiş; bu konuda tefsir bilginleri sonraki dönemlerde pek çok araştırmalar yapmışlar ve eserler kaleme almışlardır.
şirk-i esbâb
ÇUJ d>i) bk. Eşyanm ve tabiatın gerçek çok yaratıcı güç olduğunu ifade bu etmek ve savunmak, bunu alinanç hâline getirmek; Allah’ı ızlı yaratıcı güç olarak kabul etçin memek
Esbâb-I Nüzûl
Kur'ân-ı kerîm âyetlerinin, Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimize indiriliş sebebleri. Tefsîr yapabilmek (kelâm-ı ilâhîden murâd-ı ilâhîyi, yâni Allahü teâlânın âyet-i kerîmede ne buyurmak istediğini) anlamak için bilinmesi lâzım olan on beş ilimden bir tânesi de esbâb-ı nüzûldür. (Muhammed Hâdimî) Âyet-i kerîmelerin esbâb-ı nüzûlünü ve bunlarla ilgili hâdiseleri bilmeden tefsîr yapmak mümkün değildir. (Vâhidî) Esbâb-ı nüzûlün bilinmesi, Kur'ân-ı kerîmin mânâsını anlamada en kuvvetli yoldur. (İbn-i Dakîk-ul-Îyd)
Esbab
Arapça, sebepler anlamına çoğul bir kelime olup, tekili “sebeb” dir. Vesileler, vasıtalar, araçlar. Tasavvufta herşey Allah’a götüren bir sebep, O’nu gösteren bir âyettir. Araçlar, yani sebepler amaç haline getirilmediği sürece problem yoktur. Araçlar amaç haline getirilirse, buna putlaştırma veya şirk denir.Sebeplerde takılmamak gerekir. Çünkü sebeplerin (şirk-i esbâb) tesiri âdi, müsebbibin (sebebi yaratan Allah’ın) etkisi ise hakikidir. Ki bu inancı taşımak tevhidin temelini oluşturur.el-
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b
Sayfalar 140–146
Muzaffer Ozak Külliyatı · gelince; O, mühim bir sıfattır. Onu sana bu gün öğretemem, yarın gel» dedi. Ertesi günü alelâcele mürüvveti öğrenmeye koşan zat, Hallacı dârağacında asılı buldu. Dün bunu, yâni mür
Sayfalar 168–175
Muzaffer Ozak Külliyatı · buyurauğu hiçbir ni'mete hakkiyle ve lâyıkıyle şükretmege muktedir olmadığını, olamayacağını anlaması, aczini itiraf etmesidir. Böyle yapanlar, şükür ve meşkûr, muhib ve mahbub anc
Sayfalar 170–175
Muzaffer Ozak Külliyatı · günaha sokmaya sebeb olurlar. Onlara uyar günaha girersin» dedi. Bu zat, tövbe ve nedamet edip aglaya ağlaya Rabbine sadakatla yalvarıp afvını niyaz ederek, kötü kişilerin yanından
Sayfalar 295–301
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allahu teâlâ'ya karşı olan nankörlüklerin yanında solda sıfır kalır. Bunca ni'met-i ilâhiyyeye nail ve mazhar olduğun halde, Rabbine karşı isyan ediyorsun da, küçük ve basit bir iy
Sayfalar 317–324
Muzaffer Ozak Külliyatı · O kadar sevinmiştim ki, ne diyeceğimi şaşırdım ve sordum: — Bu menhus dertten nasıl kurtuldun? Nasıl oldu da böyle şifaya kavuştun? Kızım, bana aynen şunları söyledi: — Annemle dün
Sayfalar 509–515
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mâzilere in, mahşer-i edvârı bütün gez; Kanun-u ilâhi göreceksin ki, değişmez... Tarih, o bizim eştiğimiz kanlı harabe, Saklar sayısız lâhd ile milyonla kitâbe... Her hufre bir ünı
Sayfalar 518–523
Muzaffer Ozak Külliyatı · dat'tadır. Oraya gitmek nasip ve müyesser olursa, ziyaret etmegi sakın ihmal eyleme! Evet, Allah azze ve celle kulundan vazgeçmez. Asi dahi olsa kuluna mühlet verir, tarik-i müstak