Ara
Menü

Sayfalar 509–515

1.721 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 509–515 Mâzilere in, mahşer-i edvârı bütün gez; Kanun-u ilâhi göreceksin ki, değişmez... Tarih, o bizim eştiğimiz kanlı harabe, Saklar sayısız lâhd ile milyonla kitâbe... Her hufre bir ünımet, şu yatanlar bütün akvam, Encâma bu ahengi veren aynı ser-encâm... Ey zâ'ir-i âvare işittin ya demek ki, Birmiş bütün ümmetlerin esbab-ı helâki... Lâkin, bilemem doğru mudur eylemek işhâd, Mâzileri, mâzideki milletleri? Heyhat!.. Boştur hele ibret diye â'makı tecessüs, Âyât-ı ilâhî dolu âfak ile enfüs... Bunlarda tecelli eden âsara bakanlar, Ümmetler için ruh-u beka nerdedir, anlar!.. Bilmem, neye bel bağlayarak: hayır umuyorduk, Bizler ki, o âyâta bütün göz yumuyorduk... Ey millet-i merhume güneş battı, uyansan!.. Hâlâ mı hükûmetleri, dünyaları sarsan, Seylâbelerin sesleri, âfakın enini, A'sara süren uykun için gelmede ninni.. Efradı hemen milyar olur bir sürü akvâm, Te'min-i beka namma eyler, durur ikdâm... Bambaşka iken herbirinin ırkı, lisanı; Ahlâkî telâkkileri, iklimi, cihanı, Yekpâre kesilmiş tutulan gaye içün de,…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol