Ara
Menü

Sayfalar 317–324

1.872 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 317–324 O kadar sevinmiştim ki, ne diyeceğimi şaşırdım ve sordum: — Bu menhus dertten nasıl kurtuldun? Nasıl oldu da böyle şifaya kavuştun? Kızım, bana aynen şunları söyledi: — Annemle dün gece bizde misafir kalan çocuğu konuşuyorduk. Onun çocuk denilecek kadar genç olmasına rağmen muntazam namaza devam ettiğini, oruç tuttuğunu annemden öğrenince, ellerimi Şâfi-i hakiki olan Allah'ıma açtım ve: «Yâ Rab!.. Bu çocuk, senin muhabbet ettiğin ve Habib-i edibinin de sevdiği bir veli ise, bana onun hürmetine şifa ihsan eyle...» diyerek Allahu teâlâ'ya tazarrû ve niyaz eyledim. Bütün gece, Rabbime yalvarıp yakardım, ağladım ve şifa bahşetmesini niyaz ettim. Az önce, senin ayak seslerini duyarak uyandım ve sanki hiç yatalak olmamışım gibi ayağa kalkarak yanına geldim ve durumu bildirdim, dedi. Onun için, gelip sizden sormak zorunda kaldım. Lûtfen söyleyiniz bana, gerçekten çocuktan veli olur mu? Hz. Mâ'ruf-u Kerhi kuddise sırruh gülümsedi: — Efendi, veli'nin genci ihtiyarı olmaz.…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol