Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 310–316 Allahu sübhanehu ve teâlâ, kıyamet gününün ehemmiyetine bina'en mahşer gününü Kur'an-ı azim-ül-bürhanında seksen küsur isimle zikir ve beyan buyurmuştur. O müthiş gün, güneş insanlara çok ama pek çok yaklaştırılacaktır. Beyinler, kafa tasları içinde kaynayacak, bazı kimseler dizlerine, bazıları göbeğine ve bir kısmı da boyunlarına kadar terlere garkolacak, arşın gölgesinden gayrı gölgelenebilecek yer kalmayacaktır. O korkunç gün, arşın gölgesinde yukarıda saydığımız yedi sınıf halktan başka kimse bulunamayacaktır. Bu gölgede bulunanlar, hiç şüphesiz mahşerin şiddet ve dehşetinden etkilenmeyeceklerdir. Mahşer ehli, binbir mihnet, meşakkat, ezâ ve cefada iken, bu yedi sınıf halk zevk ve safada olacaklardır. Bu kutlu ve mutlu kişilerin başında memleket ve milletlerini tam ve mutlâk bir adaletle idare eden, ülkelerinde hak ve hukuk nizamını tam ve kâmil mânasıyla uygulayan âdil hükümdarların, devlet reislerinin geldiğini yukarıda tafsilâtıyla belirtmiştik. Bir rivayette, bir saat adaletle hükmetmenin, altmış yıl ve diğer bir rivayette de yetmiş yıl nafile ibadetten…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.