ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
26 sonuç · “Cuz”
01Kavukçuzâde Seyyid Mustafa Efendi
Kavukçuzâde Seyyid Mustafa Efendi (ö. 1721), büyük imtihanla medreseye seçilen; Trablusşam kadılığının ardından ilim ve ibadete yönelerek inzivayı tercih eden Osmanlı âlimidir.
Kuyumcuzâde Seyyid İsmail Efendi
Bursa kökenli Kuyumcuzâde Seyyid İsmail Efendi (ö. 1698), İstanbul medreselerinde ders veren; ordu, Kütahya ve Bosna kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Şeyh Hâfız Abdullatif
Şeyh Hâfız Abdüllatif Efendi (ö. 1100/1689), Sütçüzâde lakabıyla tanınan, Hasan Efendi'den hilâfet alan, Hicaz'da bulunan ve divan sahibi olan sûfîdir.
Cuz
) جز >. Parca, az. 2. tas. Kesret ve tâayyünat (çokluk ve belirtiler). 92 | ee ae A KM Çâh-ı zenah i, Jars. شخ) 5 oe) Çene çukuru, çenedeki gamze. eS 0 2. tas. Temaşa halinde görülen sınırlardaki müşkiller (11s). ES > Çâlipa/Çelipa i. fars. (Led) (جا 1. Haç. 1. tas. Doğa, maddi âlem VRE KEK is oat (11s; ). m Seri ayle Çâlipan i, fars. Bektaşi hilafet ve icazatnamelerine konulan baş- Çark (fars. Çerh'den) Mevleviler sağ ayağa çark, sol ayağa direk der. Semâda sola doğru 360 derecelik dönüşe tam çark, 180 derecelik dönüşe ise yarım çark denir. Bkz. Devr, Deveran. Haç. 1. tas. Doğa, maddi âlem VRE KEK is oat (11s; ). m Seri ayle Çâlipan i, fars. Bektaşi hilafet ve icazatnamelerine konulan baş- Çark (fars. Çerh'den) Mevleviler sağ ayağa çark, sol ayağa direk der. Semâda sola doğru 360 derecelik dönüşe tam çark, 180 derecelik dönüşe ise yarım çark denir. Bkz. Devr, Deveran.
cüz'-i lâ-yetecezzâ
cüz'-i lâ-yetecezzâ a. Bölünemeyen, parçalanamayan kısım, bölünme olanağı olmayan en ufak zerre.
cüz'-i meyyit
cüz'-i meyyit a. huk. Ölünün oğlu.
Cüzûliyye
Şazeliyye tarikatının on iki kolundan birinin adı.
nefs-i cüz'
Her insanın ayrı ayrı varhğı veya nefsi; “nefs-i küll” karşıtı
cüz'-i cedd
Babanm babasmm oğulları ve onlarm oğullan, yani yakın ve uzak ana, baba bir amcalar ve onlarm oğulları ve oğullarmın oğulları. cüz'-i eb a. 0 ^1 huk. Babanın oğlu ve oğlunun oğlu
ıtk-ı cüz
G> jk) ftk. as. Bir kölenin bir yönünü azat âhî nin etme
Ulûm-i cüz’iyye
Belirli tek tek varlıkları, olayları veya özel meseleleri inceleyen bilimler. Küllî ilimlerin genel ilkelerine karşılık ayrıntılı ve özel bilgi alanlarını ifade eder.
akl-i cüz'
İnsan aklı; eşanlamlısı, “akl-ı ma'âş” akl-ı dûr-bîn a. (jy^J JM k Uzağı görebilen, geleceği se: zebilen akıl. ü
İrâde-İ Cüz'iyye
Allahü teâlânın, bir işi yapmak ve yapmamak husûsunda insanlara ihsân ettiği dileme ve seçme kuvveti. İrâde-i cüz'iyye kullarda bir hâldir. Kullar irâde-i cüz'iyyellerini kullanmakta serbesttir. Mecbûr değildir. Allahü teâlânın kul irâde etmeden de yaratması câiz ise de ihtiyârî (istekli) işleri yaratmaya, kulların kalblerinin ihtiyâr ve irâde etmesini sebeb kılmıştır. İrâde-i cüz'iyyemizin sebeb olması da Allahü teâlânın irâdesi iledir. Kul bir işi yapmağı irâde-i cüz'iyyesiyle dileyip tercih edince, Allahü teâlâ da o işi irâde ederse, onu yaratır. (İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe) İnsanların işleri yalnız irâde-i cüz'iyye ile meydana gelmez. İnsan işlerin olmasını irâde eder, meselâ elinin hareket etmesini ister, kudretini kullanır, hareket meydana gelir. Fakat insan bunu yarattı denilemez. İrâde-i cüz'iyye insanın kalbinde hâsıl olmaktadır. İnsanın işleri ezeldeki (başlangıcı olmayan öncelerde) takdîr ile meydana geliyor ise de, meydana gelmeleri için önce kul îrâde-i cüz'iyyesini kullanmaktadır. İşin yapılmasını veya yapılmamasını istemektedir. Allahü teâlâ da o işi kulun irâdesine göre yaratmaktadır. Bu sebeple insan, meydana gelen bu işten mes'ûl olmaktadır. (Muhammed Hâdimî) İnsanlar kendilerine ihsân edilmiş olan irâde-i cüz'iyyelerini kullanarak iyilik yaratılmasını ister ve sevâb kazanırlar. Kötülük yaratılmasını isteyen günâh kazanır. Bunun için hep iyilik yapmayı düşünmeli, hep iyilik istemeliyiz. (İmâm-ı Gazâlî)
Hançeriyye Medresesi
Bursa · Türkiye · Doğduğu şehirdeki bu medreseye 1103 Zilkadesinde, Süleyman Efendi'den boşalması üzerine tayin edilmiştir. İlişkili kişi dosyası Kuyumcuzâde Seyyid İsmail Efendi : Bursa kökenli Kuyumcuzâde Seyyid İsmail Efendi (ö. 1698), İstanbul medreselerinde ders veren; ordu, Kütahya ve Bosna kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Üsküdar Miskinler civarındaki kabri
İstanbul · Türkiye · 17 Şaban 1109 gecesi vefat edince Üsküdar'da Miskinler yakınına defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Kuyumcuzâde Seyyid İsmail Efendi : Bursa kökenli Kuyumcuzâde Seyyid İsmail Efendi (ö. 1698), İstanbul medreselerinde ders veren; ordu, Kütahya ve Bosna kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Suyolcuzade Mustafa Naci Efendi el-Cerrahi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH SUYOLCUZADE MUSTAFA NACİ EFENDİ EL-CERRAHİ” adıyla, CERRAHİYYE çevresinde, EYÜPSULTAN/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi EDİRNEKAPI'DA MEDFUN İMİŞ, TAM KONUM BİLİNMİYOR. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 5 CEMAZİYELEVVEL 1287 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Sayfalar 100–105
Muzaffer Ozak Külliyatı · 31) LOKMAN sûresini, yedi kerre okuyan kimsenin, maddî ve manevî hastalığı ve karın ağrısı ve benzeri illetlerine Allah şifa ihsan eder. 32) SECDE sûresini, yazarak bir şişeye koys
Sayfalar 147–152
Muzaffer Ozak Külliyatı · 6 — Kadın, erkeğin akrabasına, kocamın allesi dtye bürmet etmeli, kocasına ait olan her şeyi, kocasını sevdiğl Için sev. melidir. Erkek de, kezâ allesine alt olan her şeyi, allesi
Sayfalar 185–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- 185 _ ve sellem efendimizdir. İyi bilmelidir ki, bu zâhirde böyledir Hakikatte ise. aleyhissalâtü vesselâm efendimizin nuru evvel. Hz. Adern aleyhisselâmın nuru sondur. Zira ruh
Sayfalar 249–255
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Onlar ki, iftira edildiklerinden habersiz, hür ve afif mü' min kadınlara isnat ve iftira ederler. Dünyada da âhirette de Allahu talâ'nın rahmetinden tardedilmiş, ilâhi lâ'nete uğr
Sayfalar 272–277
Muzaffer Ozak Külliyatı · Meal-i münifi: Onlar, dört ayaklı hayvanlar gibidirler. Belki, onlardan daha şaşkan.. Şehvet ve hevâsına tâbi olan insan şeklindeki mahlûklar yemek, içmek, uyumak, cinsi arzu duyma
Sayfalar 351–356
Muzaffer Ozak Külliyatı · siz olarak haşrolunur. Bana, ümmetimin günahları arzolundu. Kur'anı unutanın günahından daha büyük bir günah görme. dim!) buyurdular. Çocuğa Kur'anı öğrettikten sonra, ilmihalini,
Sayfalar 374–378
Muzaffer Ozak Külliyatı · dılar ve Abd-i Menâf oğulları davayı kazandılar. Fakat, Sehm oğulları buna itiraz ettiler: ve dediler ki: — Biz, harplerde çok kayıplar verdik. Eger, onlar da hayatta bulunsalardı,
Sayfalar 546–552
Muzaffer Ozak Külliyatı · caları oğullarının oğulları, Hz. Hasan'ın çocukları, Hz. Hüseyin efendimizin Zeynel-âbidin'den gayri kundaktaki yavrularına kadar hepsi şehit edildi. Ehl-i beytin hanımları, o nazl
Sayfalar 690–695
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 690 -i Mü mine lâyık olan ve yakışan, cünüp halinde ve namaz abaesti olmaksızın dolaşmamaktır. Mü'minler, daima cünüpten temizlenmiş ve namaz abdesti almış, ibadete her zaman haz
Sayfalar 735–742
Muzaffer Ozak Külliyatı · Duaların kabul olunmamasının on gebebi nedir? Duaların kabul buyuruldugu beş vakit hakkında Resül-ü zişânın irgatlanı.. .... .... Duhâ sûresinin tefsiri Duhâ vaktinin kıymet, ehemm