Ara
Menü
ذ

İrâde-İ Cüz'iyye

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-9346
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Allahü teâlânın, bir işi yapmak ve yapmamak husûsunda insanlara ihsân ettiği dileme ve seçme kuvveti.</p><p>İrâde-i cüz'iyye kullarda bir hâldir. Kullar irâde-i cüz'iyyellerini kullanmakta serbesttir. Mecbûr değildir. Allahü teâlânın kul irâde etmeden de yaratması câiz ise de ihtiyârî (istekli) işleri yaratmaya, kulların kalblerinin ihtiyâr ve irâde etmesini sebeb kılmıştır. İrâde-i cüz'iyyemizin sebeb olması da Allahü teâlânın irâdesi iledir. Kul bir işi yapmağı irâde-i cüz'iyyesiyle dileyip tercih edince, Allahü teâlâ da o işi irâde ederse, onu yaratır. (İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe)</p><p>İnsanların işleri yalnız irâde-i cüz'iyye ile meydana gelmez. İnsan işlerin olmasını irâde eder, meselâ elinin hareket etmesini ister, kudretini kullanır, hareket meydana gelir. Fakat insan bunu yarattı denilemez. İrâde-i cüz'iyye insanın kalbinde hâsıl olmaktadır. İnsanın işleri ezeldeki (başlangıcı olmayan öncelerde) takdîr ile meydana geliyor ise de, meydana gelmeleri için önce kul îrâde-i cüz'iyyesini kullanmaktadır. İşin yapılmasını veya yapılmamasını istemektedir. Allahü teâlâ da o işi kulun irâdesine göre yaratmaktadır. Bu sebeple insan, meydana gelen bu işten mes'ûl olmaktadır. (Muhammed Hâdimî)</p><p>İnsanlar kendilerine ihsân edilmiş olan irâde-i cüz'iyyelerini kullanarak iyilik yaratılmasını ister ve sevâb kazanırlar. Kötülük yaratılmasını isteyen günâh kazanır. Bunun için hep iyilik yapmayı düşünmeli, hep iyilik istemeliyiz. (İmâm-ı Gazâlî)</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10425
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Allahü teâlânın, bir işi yapmak ve yapmamak husûsunda insanlara ihsân ettiği dileme ve seçme kuvveti.</p><p>İrâde-i cüz'iyye kullarda bir hâldir. Kullar irâde-i cüz'iyyellerini kullanmakta serbesttir. Mecbûr değildir. Allahü teâlânın kul irâde etmeden de yaratması câiz ise de ihtiyârî (istekli) işleri yaratmaya, kulların kalblerinin ihtiyâr ve irâde etmesini sebeb kılmıştır. İrâde-i cüz'iyyemizin sebeb olması da Allahü teâlânın irâdesi iledir. Kul bir işi yapmağı irâde-i cüz'iyyesiyle dileyip tercih edince, Allahü teâlâ da o işi irâde ederse, onu yaratır. (İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe)</p><p>İnsanların işleri yalnız irâde-i cüz'iyye ile meydana gelmez. İnsan işlerin olmasını irâde eder, meselâ elinin hareket etmesini ister, kudretini kullanır, hareket meydana gelir. Fakat insan bunu yarattı denilemez. İrâde-i cüz'iyye insanın kalbinde hâsıl olmaktadır. İnsanın işleri ezeldeki (başlangıcı olmayan öncelerde) takdîr ile meydana geliyor ise de, meydana gelmeleri için önce kul îrâde-i cüz'iyyesini kullanmaktadır. İşin yapılmasını veya yapılmamasını istemektedir. Allahü teâlâ da o işi kulun irâdesine göre yaratmaktadır. Bu sebeple insan, meydana gelen bu işten mes'ûl olmaktadır. (Muhammed Hâdimî)</p><p>İnsanlar kendilerine ihsân edilmiş olan irâde-i cüz'iyyelerini kullanarak iyilik yaratılmasını ister ve sevâb kazanırlar. Kötülük yaratılmasını isteyen günâh kazanır. Bunun için hep iyilik yapmayı düşünmeli, hep iyilik istemeliyiz. (İmâm-ı Gazâlî)</p>

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Allahü teâlânın, bir işi yapmak ve yapmamak husûsunda insanlara ihsân ettiği dileme ve seçme kuvveti.

İrâde-i cüz'iyye kullarda bir hâldir. Kullar irâde-i cüz'iyyellerini kullanmakta serbesttir. Mecbûr değildir. Allahü teâlânın kul irâde etmeden de yaratması câiz ise de ihtiyârî (istekli) işleri yaratmaya, kulların kalblerinin ihtiyâr ve irâde etmesini sebeb kılmıştır. İrâde-i cüz'iyyemizin sebeb olması da Allahü teâlânın irâdesi iledir. Kul bir işi yapmağı irâde-i cüz'iyyesiyle dileyip tercih edince, Allahü teâlâ da o işi irâde ederse, onu yaratır. (İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe)

İnsanların işleri yalnız irâde-i cüz'iyye ile meydana gelmez. İnsan işlerin olmasını irâde eder, meselâ elinin hareket etmesini ister, kudretini kullanır, hareket meydana gelir. Fakat insan bunu yarattı denilemez. İrâde-i cüz'iyye insanın kalbinde hâsıl olmaktadır. İnsanın işleri ezeldeki (başlangıcı olmayan öncelerde) takdîr ile meydana geliyor ise de, meydana gelmeleri için önce kul îrâde-i cüz'iyyesini kullanmaktadır. İşin yapılmasını veya yapılmamasını istemektedir. Allahü teâlâ da o işi kulun irâdesine göre yaratmaktadır. Bu sebeple insan, meydana gelen bu işten mes'ûl olmaktadır. (Muhammed Hâdimî)

İnsanlar kendilerine ihsân edilmiş olan irâde-i cüz'iyyelerini kullanarak iyilik yaratılmasını ister ve sevâb kazanırlar. Kötülük yaratılmasını isteyen günâh kazanır. Bunun için hep iyilik yapmayı düşünmeli, hep iyilik istemeliyiz. (İmâm-ı Gazâlî)

Sözlüğe dön ←