ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
430 sonuç · toplam 430 · “Nebî” · 6/18
01î, irâde-i külliyye
Allah’ın yaratabilme, yapabilme iradesi için kullanılan ve kelâm terimi. m a ircâ' a. Gkjl) [Ar.] İslâm dininin a ilk yıllarında ortaya çıkan ve irfâniyye 368 aşın fırkalara karşı daha ılımlı ve uzlaşmacı fikir ve davranışlarıyla dikkati çe…
abdesthâne
1. Büyük ve küçü e deabdest bozacak yer; eskide nler! “abdesthâne’ ler evlerin dışınd yüzbulunduğu için “gitmek, çıkma ar elveya yürümek eylemleriyle ku nıza lanılmıştır. Söz gelişi Arapç likte “memşâ” (meşy kökündendir cüve Osnamlı Türkçes…
dis” nâtık
mda “İsmâ'iliyye” (bk. bu madde) nde mezhebinin “yedi devir inancı” tür çerçevesinde her devir bir nâtık nek nebîyi ifade eder; sonra bir vâsi rıca imam ve altı sâmit imam ile bu rde sistem tamamlanmış olur. Bu Nâvûsiyye 530 sistem içinde,…
mi'râç, -cı
“Basamak, merdiven yükselme, göğe çıkma. ” anlamla rındaki bu söz, Hz. Peygam ber’in Kâbe’de buluna “Mescid-i Harâm”dan Kudüs’t bulunan ve Müslümanlarm il kıblesi ve de kutsal sayıla “Mescid-i Aksâ”ya yapılan ma nevî yolculuğu, oradan da gö…
cem'ü’s-salâteyn
(j^ıui ^i İki namazı birleştirmek anlamında bir fıkıh terimi olan bu söz, öğle ile ikindi namazmı bu iki vakitten birinde birleştirilerek kılmması ve yine akşam ile yatsı anamazmı aynı uygulama ile bu iki vakitten birinde birleştirilerek kı…
ahkâm-ı hamse
ç. a “Vacib, mendub, mubah, mekruh, haram”dan oluşan beş hüküm. “Vacib”, kesin bir delille yapılması düşünülen dini görevler” (bk. bu made); “mendub”, farz ve vaciplerin dışında yapılması istenen dini görevler” (bk. bu made); “mubah” yapılı…
Muhbir-İ Sâdık
Hep doğru söyleyici, doğru haber verici mânâsına Muhammed aleyhisselâm. Muhbir-i sâdık aleyhi minessalevâti etemmühâ buyurdu ki: "Kıyâmet günü, şehîdlerin kanını, âlimlerin mürekkebi ile tartarlar. Mürekkeb ağır gelir." (İmâm-ı Nevevî) Muhb…
Rûh-Ul-Emîn
Dört büyük melekten Cebrâil aleyhisselâm. (Bkz. Cebrâil Aleyhisselâm) Rûh-ul-emîn'in vazîfesi, peygamberlere vahiy getirmektir. O değişik şekillere girebilmekte idi. Nitekim, Peygamber efendimize değişik şekillerde görünmüştür. Ekseriyâ, Es…
Mescid-İ Seâdet
Mescid-i Nebî. Mescid-i Seâdeti tâmir ve tezyîn için Sultan Abdülmecîd Han kadar çok para harcayan ve gayret eden hiçbir kimse olmamıştır. Harameyni tâmir için yedi yüz bin altın sarfetmiştir. Tâmir 1277 (m. 1861)de tamam olmuştur. Her gün…
Mübâhele
Lânetleşme. Dar anlamda hazret-i Îsâ'nın ilâh ve Allahü teâlânın oğlu olduğunu söylemekte ısrâr eden ve bu inanışlarının yanlış olduğunu kabûl etmeyen hıristiyanlara, Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem); "... Gelin oğullarım…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Mesânîd
Meşhûr ve çok kıymetli hadîs kitablarından; İmâm-ı Ahmed bin Hanbel'in "Müsned'i", Ebû Ya'lâ'nın "Müsned'i", Abdullah Dârimî'nin "Müsned'i" ve Ahmed Bezzâr'ın "Müsned'i"nin hepsine birden verilen isim. (Bkz. Müsned)
Mâtürîdî
1. Ehl-i sünnetin (Peygamber efendimiz ve Eshâbının yolunda olanların) îmânla ilgili bilgilerde tâbi olduğu iki imâmından biri. Ebû Mansur-ı Mâtürîdî. İmâm-ı Mâtüridî'nin kendisinin ve babasının ismi Muhammed'dir. Ebû Mansûr künyesiylebilin…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
İlm-i Bâtın
1.1.6. İlm-i Bâtın Tasavvuf epistemolojisinin esasını teşkil eden ilm-i bâtın (ملعلا نطابلا) kaynaklarda bir ıstılâh olarak yer alan ve özellikle Serrâc’ın üzerinde önemle durduğu bir kavramdır.71 Gazâlî de ilimler tasnifinde mükâşefe ilmi…
Sehâ
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Safâ
1.2.8. Safâ ve Istıfâ Safâ ( ءافصلا) ve ıstıfâ ( ءافطصإ لا) kavramları, tasavvuf kaynaklarının özellikle ıstılâhlar ile ilgili bölümlerinde ele alınmış kavramlardır. Söz gelimi sûfî müelliflerden Serrâc her iki kavramı, Hücvîrî ise yalnızca…
Cûd
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Cû‘
1.1.3. C û‘ Nefis terbiyesi ve mücâhedenin üç temel esası az yemek, az uyumak ve az konuşmaktır. Bu üç ilkeyi daha ilk dönemlerden itibaren zâhid ve sûfîlerin dile getirdikleri bilinmektedir. Söz gelimi Hasan el-Kazzâz bunu “Tasavvuf üç şey…
Tuma’nîne
1.3.8. T uma’nîne Tuma’nîne ( ةنينأمطلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı sûfîlerin makam olarak değerlendirdiği bir kavramdır. T uma’nîne kavramına Serrâc haller, Herevî ise “Vadiler” bölümündeki makamlar arasında yer vermiştir.591…
Sabır
1.1.8. Sabır ve Şükür Mutasavvıfların üzerinde önemle durdukları ve eserlerinde uzunca yer ayırdıkları sabır ( ربصلا) ve şükür (ر كشلا) kavramları hemen tüm tasavvuf kaynaklarında yer alan terimlerdir.197 Serrâc, Kelâbâzî, Ebû Tâlib el- Mek…
Evbe
1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…
Mantık
1. Konuşma, düşünce, söz. Bir adamın mantığı düzgün olursa, diğer amelleri de düzgün olur. Fakat bir kimsenin mantığı bozuk olursa, diğer amelleri de bozuk olur. (Yahyâ bin Ebî Kesir) Müslüman mantıklı hareket eder. Çünkü o kendi fikrine gö…
Kisve-İ Şerîfe
Resûlullah efendimizin medfûn bulundukları hücre-i seâdet üstündeki kubbe üzerine serilen örtü. Hücre-i seâdetin beş köşeli duvarları yapılırken üzerlerine bir de küçük kubbe yapılmıştı. Bu kubbeye, Kubbet-ün-nûr denir. Osmanlı pâdişâhların…