ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
663 sonuç · toplam 663 · “Âdâb” · 6/28
01Hidâyetü’t-tâlibîn
Ebû Saîd Şah el-Fârûkî · Müceddidî âdâbı ve seyrüsülûk tecrübelerini aktaran Farsça eserini şeyhine sundu.
Miyâr-ı tarikat
Mürşid-mürid ilişkisi, günlük vird, zikir, halvet, rüya yorumu, kıyafet ve davranış adabını düzenleyen Şâbânî tarikatnâme geleneği.
Şâbânî tâcı
Tarikatın tarihî kıyafet kültüründe mürşid ve dervişlerin derecesiyle ilişkilendirilen başlık. Biçim, dilim ve renklerin sembolik açıklamaları vardır; bunlar yolun amacı değil dönemsel adabıdır.
Ecvibe-i Mutasavvıfâne
Banyalukalı Musâfî'nin Celvetî usul ve âdâbına dair soruları ile Aziz Mahmud Hüdâyî'nin cevaplarını aktaran kısa risâle.
Musâfî Efendi
Banyaluka'dan gelip Aziz Mahmud Hüdâyî'ye intisap ettiği ve Celvetî âdâbına dair sorularının Ecvibe-i Mutasavvıfâne'yi oluşturduğu aktarılan derviş.
Aba
Dervişlerin ve müritlerin giydikleri kalın ve kaba kumaştan yapılan uzun ve bol elbise. Yoksul ve züğürtlerin giydiği basit bir elbise olduğu için süfiler ve dervişler bu elbiseyi fakr alameti ve züht nişanesi olarak giymeyi tercih etmişler…
Ada
اعداء) t Adü veya Adüvv Düşmanlar. tas. Allah'ın dostlarına evliya veya evliyaullah dendiği gibi düşmanlarına da ada veya adâu'llah (aduvvu'llah) denir (Fussilet Suresi, 19, 28.) Bunların tekilleri kullanılarak veliyyu'llah ve aduvvu'llah d…
Ahadiyetü'l-cem
Cem ahadiyeti, toplama tekliği. tas. Sıfat ve isimlerin varlığı ve yokluğu (ispatı ve iskatı) söz konusu olmaksızın zatı zat olarak dikkate alma mertebesi. Ahadiyet mertebesinde sıfatlar ve isimler iskat edilir ve dikkate alınmaz; burada is…
Ahz-ı nisbet
Bir mürşidden mânevî bağ ve tarikat terbiyesi almak; el alıp mürid olmak. Ahz almak, nisbet ise sâliki irşad zincirine bağlayan mânevî yakınlık anlamındadır. Terim yalnız şeklen biat etmeyi değil, sohbet, zikir ve âdâb yoluyla bu ilişkinin…
Asuman-ı gayb
سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…
Atas
1, Susuzluk, teşne olma. 2. tas, a Umulana düşkün ve onun tesiri altında bulunma. b Şevk ve hasret halinin galebe çalması. c Şiddetli bir arzuyla muradın hararetli bir biçimde aranması,, Tasavvufta içmeye şürb, kanmaya reyy, kendinden geçme…
Bade
ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ…
Berk-i sebz
Yeşil yaprak. tas. Mevlevi dervişlerinin Dedeye ve dergâha sundukları hediye. Maddi gücü olmayan derviş dergâha eli boş gitmek yerine bir çiçek ya da bir yeşil yaprak götürür. “Dostlarının evlerine eli boş gitmek değirmene buğdaysız gitmek…
Bu'd
Uzaklık, ırak olma, tas, Kulun Allah'ın emir ve yasaklarına uymaması hali. Tevfik ve tahkikten uzak kalması, nefsin sıfatları ve bedenin hazları ile bağlı olması. Insan Hak'tan uzak kaldığı ölçüde halka, halktan uzak kaldığı ölçüde Hakk'a y…
Buk'a
Yer, mekân, belde, diyar. tas. Türbe, yatır. Baka i. Bu yerde kabul olur dualar Bu buk'ada bahş olur âtâlar n kot Evliya burcu demiş zira ki hâk-i eşrefi vefa « Buk'a buk'a evliyâu'llâha olmuş mezar yaşın Fuzüli nırla Buk'a-ı mübareke Mübar…
Çehar-yâr-i güzin
Ik dort halife, hulefa-i raşidin. Kasr-ı şer'inde Ebu Bekr u Ömer ol Şâhın Dahi Osmân u Ali oldular erkân-ı bina Biri sıdk ile, biri adl ile bihemtâdır Biri hilm ile, biri ilm ile ferdu yektâ Biri bahr-i atâdır, birisi kulzum-i dâd Birisi k…
Ebleh
1, Ahmak, beceriksiz. 2. tas. Abdal, büdelâ, saf derun. Bazıları dengeli ve ölçülü hareket edemediklerinden bazen şer'i hükümlere ve muaşeret adabına aykırı biçimde hareket ederler. Meczuplar böyledir. Hal, his ve heyecanlarına hâkim olan s…
fetvâ
huk. Sözlük anlamı, “Bir olayın hükmünü açıklayan veya hükmü koyan ya da karmaşık konuları çözen. ” olan bu söz, İslâm hukukunda şeyhülislâm veya müftü tarafından dinî-hukukî konularda verilen şeriate uygunluk veya aykırılık hükmü ya da kar…
El öpme
Takbilu'l-yed. tas. Şeyhin elini öpmek. İstiğfardan sonra şeyhin elini öpmek, ihvanla kucaklaşmak tarikat adabındandır (sav). Müritler bazen el etek de öperler. Hatta ayaklarını öptüren şeyhler bile vardır. Müritler şeyhlerin Hak-ı payını,…
Erkan
ع Rükn r. Köşe, destek, dayanılan ve güvenilen temel öğeler. 2. Tarikat adabı, tasavvuf ehlinin uyması gereken usül ve kurallar. Bkz. Edep. Erkân-ı sülûk (J sl. (ا ركان r. sülûkün esasları. 2. tas. Tasavvuf yolunu tutanlara yol gösteren hus…
Ervah-i mukaddese
( Meleküt âlemindeki mücerret ruhlar. Bu ruhlara kudsiyan, ervah-i kudsiye, ervah-ı dliye, ervah-1 mükerreme ve insani ruhlar gibi isimler de verilir (sr). 2. Bedenlerinden ayrılan ermişlerin ruhlarına da bu isim verilir. Er-zade (¢ 5! + >…
Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…
Hareket
Yer değiştirme, salınma veya bedensel devinim. Tasavvuf bağlamında semâ ve devrân sırasında vecdle ortaya çıkan ritmik hareketi ifade edebilir. Her hareket vecd sayılmaz; âdâb literatürü iradeli gösteriyle kendiliğinden doğan hâli birbirind…
Hatem
Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…