ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
73 sonuç · toplam 73 · “etvâr” · 2/4
01Nispet
Bag, ilgi. tas. İtiraf, sâlikin bağlı olduğu hal ki, o bu hal ile tanınır. Nispet iki türlüdür: Hak nispeti ve halk nispeti. Halk kaybolunca Hak, Hak kaybolunca halk ortaya çıkar. Halk için yapılan halka, Hak için yapılan Hakk'a nispet edil…
Rahim
Özel anlamda rahmet ve merhamet sahibi, Rahip i ar. هب) ç Ruhban. Halktan ayrılan ve mâsivâdan kopup Hakk’a yönelen çileci Hıristiyan din adamı (cr). Evlenmeyen, bekar Yaşayan. Ilk zahitlerden başlayarak pek çok rahibin sözü, öğüdü, hali ve…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
Zal
Zillet, mezellet, meskenet. tas. 2. Hak katında izzet bulmak için halkın önünde zelil olmayı tercih etmek, ebedi izzet için geçici zillete katlanmak (iL 665). Bkz. Miskin. Derviş killetten, illetten, zilletten halt olmaz ee Her zilletin bir…
Zi’l-akl
وا لعقل) 3) r. Akıllı, akıl sahibi, 2. tas, Halkı zahir, Hakk'ı bâtın olarak gö- Tüp halkın Hakk'ın aynası olduğunu idrak eden, Aynadaki suretler aynaya perde olduğu gibi mukayyet varlık da mutlak varlığa perdedir (kı; cr). Bkz. Zü'layn, Zü…
Salât-ı fecr
Sabah namazı. Fecr-i sâdığın doğuşundan güneş doğuncaya kadar olan vakitte iki rekât farz olarak kılınır; öncesinde iki rekât sünnet vardır.
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Safâ
1.2.8. Safâ ve Istıfâ Safâ ( ءافصلا) ve ıstıfâ ( ءافطصإ لا) kavramları, tasavvuf kaynaklarının özellikle ıstılâhlar ile ilgili bölümlerinde ele alınmış kavramlardır. Söz gelimi sûfî müelliflerden Serrâc her iki kavramı, Hücvîrî ise yalnızca…
Tuma’nîne
1.3.8. T uma’nîne Tuma’nîne ( ةنينأمطلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı sûfîlerin makam olarak değerlendirdiği bir kavramdır. T uma’nîne kavramına Serrâc haller, Herevî ise “Vadiler” bölümündeki makamlar arasında yer vermiştir.591…
Elsağ
Sin harfini peltek se okuyan kimse. Elsağ olan kimse, elsağ olmayana imâm olup cemâatle namaz kıldıramaz. Başka harfleri doğru okuyamayan da, doğru okuyanlara imâm olamaz. Harfleri doğru okuyan bir imâma uyarak cemâat ile kılması mümkün ike…
Berzâh âlemi
Dünyâ ile âhiret arasındaki âlem; kabir âlemi. Berzâh âleminde ölülerin hâli, dirilerin hâli gibi değildir. Dünyâ hayâtında hem his (duygu), hem de irâde (istek) ile hareket vardır. Berzâh hayâtında ise, hareket etmek lâzım değildir, elem (…
Melik-İ Adûd
Hükûmeti, idâreyi kuvvet zoru ile ele geçiren kimse, sultan. Buna halîfe-i câire de denir. Biz bu işe peygamberlikle ve Allah'ın rahmeti ile başladık. Bundan sonra hilâfet ve rahmet olur. Ondan sonra, melik-i adûd olur. Ondan sonra da, ümme…
Heyemân
2.3.8. Heyemân Heyemân (ن اميهلا) Herevî’nin eserinin “Ahvâl” bölümündeki makamlar arasında ele almış olduğu bir kavramdır.699 Sözlükte “hay- 694 Uludağ. 695 Kuşeyrî. 696 Âl-i İmrân, 3/175. Bkz. Kuşeyrî; ayrıca bkz. Serrâc, el-Luma‘; 697 Fâ…
Kutb-İ İrşâd
İnsanların irşâdına (doğru yolu bulmasına) ve hidâyetine (saâdete ve kurtuluşa ermesine) vesîle kılınan zâtların reisi. Kutb-i irşâd, âlemin irşâdı ve hidâyeti için feyzlerin gelmesine vâsıta olur. Kutb-i irşâdın her zaman bulunması lâzım d…
Târık Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen altıncı sûresi. Târık sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). On yedi âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyet-i kerîmede geçen ve parlak bir yıldız mânâsına gelen Târık'tan alır. Sûrede; insanın yaratılışı, kıyâmet gününün zorl…
Hâcegân Yolu
Daha çok nübüvvet kemâlâtına (olgunluklarına, üstünlüklerine) kavuşturan Hazret-i Ebû Bekir'den gelen yolun, Yusuf-ı Hemedânî hazretlerinden îtibâren aldığı isim. Bu yol sonradan Nakşibendiyye adını almıştır. Hâcegân yolunun büyüklerinden A…
Nahle
Hurma ağacı. Bu ağacın yaratılışında topluluk ve adâlet vardır. İnsanın yaratılışı da böyledir. Bunun içindir ki, Peygamber efendimiz nahle ağacına âdemoğullarının halasıdır, derdi: "Halanız olan nahleye saygı gösteriniz. Çünkü bu ağaç, Âde…
Nemaz (namaz)
İslâm dîninin beş şartından biri. Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Belli zamanlarda namaz kılmak, mü'minlere farz oldu. (Nisâ sûresi: 102) Namaz dînin direğidir. Namaz kılan kimse, dînini kuvvetlendirir. Namaz kılmayan, elbe…
Sıfat
Özellik, hâl, keyfiyyet. Varlıkta kendi kendine duramayıp başka bir şeye muhtaç olan şey. Varlıklar birbirlerinden sıfatlarıyla ayırt edilmektedir. (Teftâzânî) Allahü teâlânın insanlar içinden seçmiş olduğu peygamberler (aleyhimüsselâm) da…
Simâ' (semâ')
Bir kişinin veya birkaç kişinin çalgısız, âletsiz ve müzik perdelerine uydurmadan okudukları dîni, îmânı kuvvetlendiren ve ahlâkı güzelleştiren şiirleri, kasîdeleri, ilâhileri ve mevlidleri dinlemek. Simâ' kalbe rikkat (incelik) verir, yumu…
Cin Çarpması
Cinlerin şerrine uğrayıp çarpılmak. Cinlerin etkilemesiyle sinir sistemi dumura uğrayıp felç olmuş kişilere “cin çarptı” veya “cin tuttu” denir. Acaba cin veya şeytan insan çarpabilir mi?İşte Bakara Suresinin 275 no’lu âyetinde bu hususa iş…
Edvâr-I Vücûd
Arapça. Varlık devirleri. Varlığın, kendisi için mümkün olan kemal çizgisinde yükselmesi ve sonuçta ilkelerin ilkesine geri dönmesi. Varlık yukarıdan aşağıya iner (kavs-i nüzul). Bu iniş, bir yarım daire şeklinde düşünülür. Sonra varlık, aş…
Ehadiyyet
Arapça, birlik demektir. Bir şeye nisbeti olmayan, bir şeyin de kendisine nisbeti bulunmadığı şeye denir. Ehadiyyet makamı, İlâhî sıfattan bir makamdır. Bu makam, akıl ve anlatmakla vasfa gelmez. “Onu ilmen hiçbir şey ihata edemez” (Nemi/84…