ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
511 sonuç · toplam 511 · “Resûl” · 2/22
01Sekinet
1, Vakar, ağırbaşlılık, sükünet. 2. tas, Gaybın (ve maneyi feyzin) gelişi esnasında kalbin bulduğu itmi'nan ve huzur hali. Sekinet nebi ve velilerin kalplerine iner, Nur, kuvvet ve ruhtan oluşur, korkan kişi o sayede sükün, mahzun teseli bu…
Şefaat
Aracılık, yardım etmek. Yüce bir makam sahibinin, dileğini kabul etmesini veya suçunu affetmesini sağlamak için bir kimsenin o yüce makam sahibine daha yakın olduğuna inandığı bir şahsı aracı (vasıta-vesile) yapması. Yüce makam sahibinin, a…
Şuhüd ehli
Müşahede eden, gören. 2. tas. Hak talipleri üç kısımdır: Suhad ehli, ashab-ı kulüb. Bunlar Hakk'ı şuhüd ve zevkle tanır, onu her mazhar ve meclâda görür ve her surette kabul eder, hep Hak'la birlikte bulunur, onu her meşhedde me A CEE m (ma…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
resmu’l-hadîs
(öjjJI ^ufi [Ar.] Hadis biliminin dayandığı temel ^fi ilkeler ve usul özellikleri. Uleresmu’s-sahîh a. ^->.»11 ^J [Ar.] arı Sahih hadisin dayandığı temel k’te ilkeler ve usul özellikleri. âmî resûl a. (J^J [Ar.] Peygamber mda karşılığı Arap…
nihâyet
Tasavvu inancma göre, sülûkun sonu engi “mübtedi'” karşıtı. rak nikâb 540
amentü
amentü a [< Ar. âmene fiilinin birinci teklik şahsı. ] (İnandım, iman getirdim) İslâm dininin ve imanın esaslarını özlüce ifade eden söz: “Âmentü billahi ve melâ'iketihi ve kütübihi ve rusulihi ve’lyevmi’l-âhiri ve bi’l-kaderi hayrihi ve şe…
müntehi
Ç^) [Ar.] tas mr- Tasavvuf inancma göre, sülûkun ni’l- sona geldiğini ifade eden terim “mübtedi'” (bk. bu madde) karşıtı. adis eni münzil a. [Ar.] bk. münezzil layı
Bahâ'îlik
Ortaya koydukları görüşleri bakımından İslâmî değerleri esas almakla birlikte İslâm dairesinden uzaklaşmış bir mezhep. Önceleri İran’da “Babîlik” ile başlayan ve “Gelmesi beklenen ve yakın olan ve de Allah’ın ortaya çıkaracağı önemli bir ki…
abd
“ibâdet” v ök “ubûdiyyet” kavrammdan h ul reketle kulluk ve itaat anlamı ya da olup Allah adına kullanıld a ğında “hür insan”, kula ita ar için kullanıldığında ise “köle anlamındadır. Kur’ân’da A lah’a izafetle, bütün insanla UD için kullan…
re'îs
“Başkan, baş, amir, lider.” anlamındaki bu söz, başka kelime veya terkiplerle yeni terim oluşturmayı sağlar. § re'îs-i rûhânî a. (^L ^fi Azmlıklarm dinî re başrahip. re'îsü’l-kurrâ a. (J>il ^ İslâmî bilimler arasmda, raat ilminde icazeti ol…
fâ'iz
Ticarî veya para alım satım işlemlerinde karşılığı bulunmayan gerçek veya hükmî fazlalığı ifade eden terim. Faiz karşılığı Arapçada yaygın olarak “ribâ” kelimesi kullanılmaktadır. Eski çağlardan beri faiz, toplum içinde hoş karşılanmamış; h…
ehl-i vasat
Tasavvuf inancma göre, sülûke yeni başlayan “mübtedi'” (bk. bu madde) ile sona gelen “müntehi, nihâyet” (bk. bu maddeler) arasmda bulunan salikler
selem
ÇJU) [Ar.] fik. Peşin ödem yoluyla veresiye mal ahm sa mmı konu edinen ticaret terim Fıkıh kitaplarında bu alış ver akdinin delili olarak Kur’ân Kerîm’de “Bakara sures nin 282. ayeti gösterümişt Fakihler örfünde satılan ma “müsellemüm fih”,…
ahd-i cedîd
öz. a. (Yeni Ahit) Kitâb-ı Mukaddes’in yalnızca Hristiyanlara ait olan kısmına verilen ad, İncil. Bu kitap, “Tarihî kitaplar: Dört İncil ve Resullerin İşleri”, “Ta’lîmî Kitaplar: Pavlus’un Mektupları ile Katolik olarak adlandırılanyedi mekt…
zen nebî
Peyele gamber karşılığı olarak Kur’ân-ı ka Kerîm’de sıkça geçen ve Allah’ın, dinî kurallarmı, emir ve anıyasaklarını, öğüt ve tavsiyelerini insanlara bildirmesi için görev Baslendirdiği kimseler için kullanıeko lan terim, bk. peygamber. “Ba…
m ba'sü ba'de’l-mevt
olarak bilinen imanın şartları içinde yer almaktadır: “Âmentü billahi ve melâ'iketihi ve kütübihi ve rusulihi ve’l-yevmi’lâhiri ve bi’l-kaderi hayrihi ve şerrihi mine’llahi ta'âlâ ve’lba'sü ba'de’l-mevti hakk eşhedü en lâ ilahe illâllah ve…
Rûh-Ul-Kuds
1. Cebrâil aleyhisselâm. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Meryem oğlu Îsâ'ya da beyyineler (çok açık deliller ve mûcizeler) verdik ve onu Rûh-ül-kuds ile takviye ettik, kuvvetlendirdik. (Bekara sûresi: 87, 253 ) De ki; onu (…
Rûh-Ul-Emîn
Dört büyük melekten Cebrâil aleyhisselâm. (Bkz. Cebrâil Aleyhisselâm) Rûh-ul-emîn'in vazîfesi, peygamberlere vahiy getirmektir. O değişik şekillere girebilmekte idi. Nitekim, Peygamber efendimize değişik şekillerde görünmüştür. Ekseriyâ, Es…
Nehy
1. Yasak, yasak edilen şey. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Resûlümün getirdiği emirleri alınız, itâat ediniz! Nehy ettiği şeylerden sakınınız! (Haşr sûresi: 7) Dünyâda felâketlerden, âhirette Cehennem azâbından kurtulmak…
Zivâc
Arapça, evlilik demektir. Sûfiler evlilik konusunda Hz. Resûlallah (s)’ı izlenmiştir, ilk devrin bazı sûfilerinin marjinal tavrı bir kenara bırakılırsa, tasavvuf tarihinde bekar sûfi tipi fazla gözükmez. Hatta bir kısım velilerin, evlilikte…
Mescid-İ Seâdet
Mescid-i Nebî. Mescid-i Seâdeti tâmir ve tezyîn için Sultan Abdülmecîd Han kadar çok para harcayan ve gayret eden hiçbir kimse olmamıştır. Harameyni tâmir için yedi yüz bin altın sarfetmiştir. Tâmir 1277 (m. 1861)de tamam olmuştur. Her gün…
Mübâhele
Lânetleşme. Dar anlamda hazret-i Îsâ'nın ilâh ve Allahü teâlânın oğlu olduğunu söylemekte ısrâr eden ve bu inanışlarının yanlış olduğunu kabûl etmeyen hıristiyanlara, Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem); "... Gelin oğullarım…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…