ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
278 sonuç · toplam 278 · “Husus” · 2/12
01Firaset
Sezmek, hissetmek. tas. Yakin, keşfetme ve gaybı görme. Gaybı bilme, hads. Tabii firaset: Bazı karinelerle bazı hususları bilme. Bu genel firasettir. İlahi lütuf olarak firaset: Allah'ın kalplere verdiği ilhamla bir şeyi bilme.
Fütur
Yarmak, yarık. tas. Belirme ve buna tabi olan hususlar ile halkın Hak'tan seçilir hale gelmesi ve farklılaşması.
Galebat
Galebe halleri; sâlikin muradına ulaşmak için şiddetli bir arzu duyması, Öyle ki maksadına erdireceğini sansa, denize dalma veya ateşe girme hususunda bile hiç dereddüt etmez. “Allah işinde galiptir” (Yünus Suresi, 21). Haline mağlup ve mah…
Gaybet
Kendini kaybetme, kendinden geçme. tas. Hak'tan gelen feyz ve tecellinin çokluğu ve kuvveti sebebiyle sâlikin çevresinin ve bizzat kendisinin ne yaptığını fark edemeyecek şekilde kendini kaybetmesi. Halktan ve nefsinden gâib olan Hak'la haz…
Gurur
Aldanma. tas. Kişinin, nefsinin arzularına ve bedenin isteklerine uygun düşen şeyle tatmin olması, ötesini ve ilerisini düşünmemesi (cr). Gay i fars. (538) 1. Top. Gay u cevgan oyunundaki top. 2. tas. İlahi takdirin ve ezeli kaderin hükmünü…
Gül-bang
JS) Gül sesi, bübül şakıması. 2. Koro halinde çıkarılan güzel ve uyumlu ses. 3. tas. Belli hususlar için tertip edilmiş dualar; örn. Baba gül-bangı şöyledir: “Cereğ-ı rüşen fahr-ı dervişân o bir sultan-ı kerem Ali meydan erkân Hacıbektaş Ve…
Hakikat
Gerçek; var olduğu kesin ve açık olarak bilinen şey, bir şeyi a Hakka'l-yakin o şey yapan husus, mahiyet. 2. tas. a Hakk'ın sâlikten vasıflarını alarak yerine kendi vasıflarını koyması (ittisaf bi-evsafillâh). Zira kul ile kulda ve kuldan f…
Hakim
Bilge, hikmeti bilen. Filozof. tas. Safi, arif Dini hükümleri uygulamada halka kolaylık gösterdiği halde kendisi titiz davranan âlim. Hakimler peygamberlerin halefleridir. Nübüvvetten sonra hikmet gelir. ; Hikmet her hususta en mükemmeli or…
Haliye
ليه) +) Mutasavvıflardan bir zümre. Bunlar semâı, musikiyi ve raksı helal sayar. Bu gibi hususlar birtakım halleri celbetmek için aracı olarak kullanıhr; bu haller içinde coşar, kendilerinden geçerler (TK 1:400; im 430). Halk i ar. (55) x,…
Hamiyet
) (حمية Koruma, kollama. tas. Dini ve mahrem hususları töhmetten ve şaibeden korumak (cr). Kutsal şeyleri koruma ve kollama duygusu ve gayreti. İyilik ve hayır yapma hissi.
Hatve
(e (خطو Adım. tas. Sâlikin tasavvuf yolunda attığı adım (sr). Havas i ar. س) ١ (خو Mutasavvıflar insanları önce ikiye ayırır: Avam yani halk, havas yani nitelikli kişiler. Genellikle süfi olmayanlar, âlim bile olsalar avam sayılr, Havas ise…
Hazm
Sindirme, katlanma. tas. Ufak tefek hataları mesele yapmamak, basit hususları yakınma ve sızlanma vesilesi yapmamak, alıngan olmamak, gönlü geniş olmak (sia-1 sadr). Hazre (e (حضر Şazeliye tarikatinde semâ ve zikir ayini (hazre, hazret). Ha…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hicap
(حجا ب) 1, Perde, örtü. 2. tas. Sâlik ile muradı arasına giren engel, âşıkı sevgilisinden ayiran perde (sz 428). Herhangi bir sebeple âşıkı maşuktan uzak tutan mania (11s). Kalbe yerleşen ve hakikatlerin orada tecelli etmesine engel olan su…
Hikmet
a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet A…
Hubb-i dünya
د نيا) or. Dünya sevgisi ve hırsı. tas. Zahit ve süfiler dünyayı ve maddeyi Allah'ın düşmanı sayar. Onu sevmenin dostun düşmanını sevmek anlamına geleceğini vurgularlar (Gi 11:197). “Her türlü günahın kaynağı dünya sevgisidir,” “dünya bir l…
Huşyari
») Ayık, şuurlu ve aklı başında olma hali. 2. tas. Coşkun, aşk hallerinden zahir ve bâtın sıfatların ifâkât bulması, aşkın galebesiyle kendinden geçen sâlikin kendine gelmesi hali. İlk sahiv hali (us); tevhit makamı, sâlikin istikamet üzere…
İspat-Nefy
Olumlulama-olumsuzlama, red—kabul. tas. Kelime-i tevhidin “Lailahe” (ilah yoktur) kısmına nefy, “illallah”, (Ancak Allah vardır) kısmına İstigâse ispat denir. Zikir esnasında bu hususa dikkat etmenin ayrı bir önemi vardır. Bkz.
İstihsan
Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…
İşaret
(5 (اشار 2. Söz aracılığı olmadan maksadı başkasına haber vermek.2. Cok latif oldugu icin ibareyle anlatılamayan husus. 3. | Tasavvuf bir işaret ilmidir Cilmu'Lişâre); ifade edilir hale gelince anlaşılmaz olur |. Süfilerin sözleri işaret, i…
Isfak
7, Esirgemek, yaziklamak, kaygılanmak. 2. tas, Acıma duygusu ile sürekli sakınma halinde olmak. Nefse karşı şahlanan ve cesaretle karşı çıkan nefsine acımış olur. Amele devam ve bu hususta sabr eden amele acımış olur, Halkın mazeretlerini b…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kalender
iki alemden ilgisini kesen dünyayı ve ahireti umursamayan. Kalender örfe, ananeye, âdetlere ve toplumun kurallarına karşı ilgisizdir. Hiçbir şeye aldırmaz. Hatta gelenek ve göreneklere aykırı davranmaktan zevk alır. Zevk ve keyif ehlidir. K…
Kat'-ı esbap
Sebepleri koparıp atmak. 2. tas. Süfinin, kendisini maddi âleme bağlayan hususları terk etmesi, onlarla olan ilgisini kesmesi (sr). am لا e ği Katra (* (قطر 1. Damla, 2. tas. İlahi tecelliler; kalp; insan-ı kâmil; nokta. Ey gönül bir derde…