Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

732 sonuç · toplam 732 · “şifâ” · 15/31

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

a, mücessime

Allah’ı a cisim olarak düşünenlere veya e cenâb-ı Hakk’a cismanî özellikn ler yakıştırmaya yeltenen kimsekler. ât o Mücîb d. (u ^ j [Ar.] Sözlük anlamı “Dua ve dileklere iyi karşılık verren.” olan bu söz, “esmâ’ü’lrî hüsnâ” (Allah'ın güzel…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

fettâh-ı nûr

{nur açan) Allah. fettâh-ı kerîm s. ^ ^Cü) Allah’ın sıfatlarından olup iyilik etmesini seven, kerem sahibi olan Cenâbıhak anlamında Allah’a nispet edilmiştir

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

kunût

Sözlükte, “İba det etmek, itaatte bulunmak ayakta durmak. ” gibi anlamlar verilen bu söz, “Dua etmek, kötü lüklerden korunmak veya hayı elde etmek için namaz kılarak A lah’a sığınmak. ” anlamında bi fıkıh terimi niteliğini kazanmış tır. Kun…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

münîr

“Aydınlata anlamında Allah’ın sıfatı o terim

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Esmâ-i hüsnâ

Allah’ın en güzel isimleri. Kur’ân ve hadislerde geçen ilâhî isimler, Allah’ın zâtını değil kulların anlayabileceği isim ve sıfat tecellilerini bildirir.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Rûh-Ul-Kuds

1. Cebrâil aleyhisselâm. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Meryem oğlu Îsâ'ya da beyyineler (çok açık deliller ve mûcizeler) verdik ve onu Rûh-ül-kuds ile takviye ettik, kuvvetlendirdik. (Bekara sûresi: 87, 253 ) De ki; onu (…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Umûr-İ Zevkiyye

Tasavvufta kalb ile tadarak, yaşayarak kavuşulan haller. Umûr-i zevkiyye, kalbin temizlenmesi ile hâsıl olur. Hadîs-i şerîflerde buyruldu ki: " Çok zikr edenin kalbinde nifâk ( münâfıklık ) kalmaz.", "Her derdin şifâsı vardır. Kalbin şifâsı…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cem‘

2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Telvîn

2.2.15. Telvîn ve Temkin Sûfîlerin tasavvuf yolunda kat ettikleri mertebeleri ve buna bağlı olarak hallerinde yaşanan değişimi ifade eden kavramlardan telvîn ( نيولتلا) ve temkin (ن يكمتلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı âyetlerle…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İlm-i Bâtın

1.1.6. İlm-i Bâtın Tasavvuf epistemolojisinin esasını teşkil eden ilm-i bâtın (ملعلا نطابلا) kaynaklarda bir ıstılâh olarak yer alan ve özellikle Serrâc’ın üzerinde önemle durduğu bir kavramdır.71 Gazâlî de ilimler tasnifinde mükâşefe ilmi…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sehâ

2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Safâ

1.2.8. Safâ ve Istıfâ Safâ ( ءافصلا) ve ıstıfâ ( ءافطصإ لا) kavramları, tasavvuf kaynaklarının özellikle ıstılâhlar ile ilgili bölümlerinde ele alınmış kavramlardır. Söz gelimi sûfî müelliflerden Serrâc her iki kavramı, Hücvîrî ise yalnızca…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bast

1.2.5. Kabz ve Bast Kabz ( ضبقلا) ve bast ( ط سبلا) kavramları mutasavvıfların hal yahut makam olarak değerlendirdikleri iki kavramdır. Söz gelimi Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî eserlerinde kabz ve bast kavramlarına hal olarak yer verirlerken,…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cûd

2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fark-I Vasf

Arapça, sıfat ayırımı ve ayrılması demektir. Zâtın, vasfı ile vâhidiyet (birlik) hazretinde, ortaya çıkışını anlatan bir deyimdir.

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fâsid İcâre

Aslı İslâmiyet'e uyduğu hâlde, sıfatı uygun olmayan icâre (kirâya verme). Bir mal dînen ve aklen nerede kullanılabilirse, o maksadla kullanmak için kirâya verilir. Kumaşı, ev ve mutfak eşyâsını, süs, gösteriş olarak bulundurmak için; evi, o…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fâsid Bey'

Aslı İslâmiyet'e uygun olup sıfatı uygun olmayan satış. (Bkz. Bey') Fâsid bey aslında sahihdir, câizdir. Çünkü mütekavvim (kullanılması mübah ve kullanılabilir) olan malın satışıdır. Fakat sıfatı dîne uygun olmayıp sahih (geçerli) değildir.…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fâsid Akd

Aslı İslâmiyet'e uygun olduğu hâlde, sıfatı uygun olmayan her çeşit sözleşme.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Evbe

1.2.5. Tevbe, İnâbe ve Evbe Mutasavvıfların ekseriyetine göre tevbe ( ةبوتلا), tasavvuftaki makamların ilki olmakla birlikte seyrü sülûkun her aşamasında önemini yitirmeyen bir kavramdır.356 Bazı tasavvuf kaynaklarında tevbe tek başına ele…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mütehallık

Arapça. Tahakkuk ehli ile tahalluk ehli arasındaki fark. Mütehallık, kötü huylardan kaçınan, iyi ve övülen huyları, güzel özellikleri kendini zorlayarak cehd ile elde eden kişiye denir. Bu kişide ilâhî isimlerden izler vardır. Mütehakkık is…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'rifet (mârifet)

Bilme, tanıma, gönülle bilme. Allahü teâlânın sıfatlarını ve isimlerini hakkıyla bilme, tanıma. Ma'rifetullah. Mârifetin hakîkati, Allahü teâlâyı kalb ile sevmek, dil ile anmak, O'ndan başka her şeyden ümidini kesmektir. (Ahmed bin Hadrevey…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Da'vet (dâvet)

1. Hak dîne çağırmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Ey Muhammed! Rabbininin yoluna hikmetle, güzel öğütlerle dâvet et. Onlarla en güzel şekilde tartış. (Nahl sûresi: 125) Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem, Allahü teâ…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İttihâd

Birleşme. Allahü teâlâ hiçbir şeyle ittihâd etmez. Hiçbir şey de O'nunla ittihâd etmez. (İmâm-ı Rabbânî) Her şeyden, her mahlûktan, Allahü teâlâya giden bir yol vardır. Çünkü, her mahlûkun (yaratılmışın) kendisi ve sıfatları (özellikleri) A…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Baş Okutmak

Eskiden, ocak denilen, ve çeşitli hastalıklara okuma yolu ile biiznillah şifâ sağlama, halk arasında yaygın bir uygulama idi. işte bunlardan biri de, yarım baş ağrısı, tam baş ağrısı gibi, geçmek bilmeyen rahatsızlıklar için hastanın başına…

↗