ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
117 sonuç · toplam 565 · “tâ sin” · 1/5
01tâ sin
tâ sin a. [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’in. “Nemi suresi” nin başında bulunan ve kendi adlarıyla okunan harfler; bk. hurûf-ı mukatta’a
tâ sin mim
tâ sin mim a. [Ar.] Kur’ân- Kerîm’in. “Şu'arâ suresi” nin başmda bulunan ve kendi adlarıyla okunan harfler; bk. hurûf-ı mukatta'a tatavvu a. ^) [Ar.] Hanefî mez hebi inancma göre, farz ve vacip ibadeflerin dışında meşru görü len ibadet ve t…
Bektâşînin Sırrı
Bektâşîler, bir kimsenin tarikata girmesi sırasında yapılan ayine, diğer tarikat mensuplarını almazlardı.Diğer tarikatlardaki zikir ve semâ âyinlerine giriş serbest olduğu halde, Bektâşîlikdeki bu gizlilikten dolayı, “Bektaşî sırrı” sözü me…
Ahlak
ع Huluk, Huy. Huylar, beşeri davranışlar. tas. Huluk, nefsin bir melekesi olup o sayede fiiller, düşünüp taşınmaya ihtiyaç göstermeden kolaylıkla meydana gelir. Biri güzel, diğeri çirkin olmak üzere ahlak iki kısımdır. İlkine ahlak-i hamide…
Asuman-ı gayb
سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…
Atâ
Atiyye. ع Atâyâ. Bahşiş, ihsan, lütuf, karşılık beklemeden iyilik yapmak. tas. Hakk'ın kula olan ihsanı ve lütfu; ona sağladığı maddi ve manevi fayda; kısmet, rızk. Hakk'ın atâsı Hakk'ı Hak ile temaşa etmektir. Bkz. Mutlak ata, Mukayyet ata…
Bap
Kapı. tas. Insanın derununa açılan kapı. Bkz. Babii'l-ebvap. Bast—Kabz
Bidâyet
Başlangıç, tas, sülûkün başlangıcı tasavvuf yolunun ilk merhalesi. Nefsin, kendi gücüyle kendi bedenini hal ve geleceği itibariyle faydalı olacak şekilde şeriata uygun olarak idare etmesi ve yönlendirmesi. Başlangıç halinde olan sâlik ve ta…
Cân-ı nev
Yeni ruh, yeniden ruh bulma. tas. İnsan ruhu (sp).
Cemiyet
Derli toplu, düzenli ve huzurlu olma. Toplantı, demek. Mâsivâdan yüz çevirme ve dikkati yüce Allah’a teveccüh noktasında toplama. Kalbin huzursuz ve perişan (tefrika) halde olmaması, insanın zihnen ve kalben kendisini Hakk’a vermesi. Ham aç…
Dâr-ı fena
Sonlu ve geçici yurt. 2. tas. Bu dünya. Dâru'r-Rahman — Dâru'ş-Şeytan (د ار | لشيطان - دار الى حمن) 1. Allah'ın ülkesi — Şeytan ülkesi. 2. tas. Insan Allah ile Şeytan arasındadır. Allah’a bakan yüzüne dâru'r-Rahman, Seytan'a bakan yüzüne dâ…
Dellal
5) Tellal, simsar, meyancı. tas. İnsanları birbirine sevdirmek ve kaynaştırmakla görevli meleklere aşk ve muhabbet tellalı denir (sr).
Deyr
1, Manastır. tas, Insaniyet âlemi (its). mee, Meyhane.
Dünya
Içinde yaşadığımız yer küresi. 2. tas. İnsanı Allah'tan uzaklaştıran ve gaflete düşüren her şey, mal ve menfaat, itibar, mevki, hırs, şan ve şöhret. Zahit ve mutasavvıflar dünyayı yılana, zehire, cadıya, fahişeye benzetirler (ct ١ 11:196).…
Evasit
!| سط) Evsat Orta haldekiler, durumu orta olanlar. tas. İlahi takdirin hükmüne bakan sülûkün ortasındaki sâlikler. Sülüka yeni başlayanlara mübtedi veya ehi-i bidâyet, sülûkün sonunda bulunanlara müntehi veya ehl-i nihayet, sülûkün ortasınd…
Fena
Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…
Huluk
ç. Ahlak Huy, tabiat. 2. tas. Fazla düşünüp taşınmaya ihtiyaç göstermeden iyi davranışların kolaylıkla sergilenmesini sağlayan bir meleke (Tk 1:426; CT; ). Huluk-i azim Fevkalade mükemmel huy. Sâlikin iki cihanı terk edip bütün varlıgıyla A…
Hüccetullah
iz) Allah'ın delili; insanlar doğru yolu bulsun diye Hakk'ın gösterdiği apaçık delil. tas. İnsan-ı kâmil, kâmil insan, Hakk'ın halk üzerindeki delilidir (sr).
Istiva
(استواء) 7, Müsavi olma; kasdetme; doğrulama; hâkim olma, kaplama, kurulma. 2. tas. İstiva olunan şey üzerinde (müsteva aleyh) zuhur ve tecelli etmek. Hak istiva eden (müstevi) arş istiva edilendir. İki türlü istiva vardır: ilahi istiva ve…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kevkebu’s-subh
كب ا لصبح) 45) I. Sabah yıldızı, 2. tas. İniş mertebesindeki Hakk'ın tecellileri. Hz. tbrahim’in gördüğü ve “İşte Rabb'im” dediği tecelli (sr).
Kutup
( veya Kutb Medar, değirmenin alt taşına yerleştirilen ve üst taşın dönmesini sağlayan demir. tas. a En büyük veli. b Her zaman âlemde Allah'ın nazar kıldığı yer olan tek kişi (kı). c Kutup âlemin ruhu, âlem de onun bedeni gibidir. Her şey…
Kutbu'Lirşat
Rehber kutup. 2. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete birlik (vahid erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta “İsim ve sıfa bulunur. Kül a MM al a la 2 RT cutup i, ar. (LS) veya Kutb 1.…
Mizan
Ölçü, terazi, tas. Insanın doğru düşünceye, isabetli söze ve güzel işe ulaşmasını ve bunları zıtlarından ayırt etmesini sağlayan esaslar. Şeriattarikat-hakikat bilgisini içeren hakiki vahdetin gölgesi olan adalet budur. Ahadi- yet-i cem ve…