Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

144 sonuç · toplam 308 · “diyet” · 1/6

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

diyet

İslâm hukukuda adam öldürme veya yaralama hadiselerinde mağdur olan tarafa ceza veya kan bedeli olarak ödenen para veya mal karşılığı kullanılan terim. Diyet insanlık tarihinin en eski dönemlerinden başlayarak var olan ve uygulanan bir olgu…

↗
02
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Abd ve abdiyet

Kul ve kulluk. Tasavvufta insanın Hakk’a tam yönelmesi, benlik iddiasından uzaklaşması ve Allah'tan başkasına kulluk etmemesi anlamında kullanılır.

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Ahadiyetü'l-ayn

!) Ayn tekliği tas. Bize ve isimlere muhtaç olmadığı için zât-ı Hakk'ın mertebesi; cem't’l-cem de denir (km).

↗
04
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Ahadiyetü'l-cem

Cem ahadiyeti, toplama tekliği. tas. Sıfat ve isimlerin varlığı ve yokluğu (ispatı ve iskatı) söz konusu olmaksızın zatı zat olarak dikkate alma mertebesi. Ahadiyet mertebesinde sıfatlar ve isimler iskat edilir ve dikkate alınmaz; burada is…

↗
05
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Mahv-i ubüdiyet

Kullugun mahvı. tas. A'yâna varlık nispet etmemek. Aslında | aynlar (ç. a'yan) yoktur, yalnızca Hak onlarda zuhur ettiği için vardır. Bu türlü varoluş aslında yok oluştan başka bir şey değildir. Haktan başka fail ve mevcut yoktur. Kul suret…

↗
06
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Vahidiyet

(وا حدية) İsimlerin kaynağı olması itibariyle Allah'ın Zatı (kı).

↗
07
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Şühûd-İ Ehadiyet

Tasavvuf yolunda çalışan kimselerin, mahlûklardaAllahü teâlânın sıfatlarını görmeleri hâli. Şühûd-i Vahdet.

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abâdile

Abâdile , Arapça “Abdullahlar” anlamına gelir. Başına abd kelimesi getirilerek yapılan Abdurrahman, Abdülkuddûs, Abdülkādir ve Abdülkerîm gibi birleşik isimler için de kullanılır. Tasavvufî anlamı Tasavvuf dilinde abâdile, ilâhî isimlerden…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âbaü'l-ahval

(آباء الاحوال) Hal babaları. tas. a Sahip oldukları hallere hâkim olan, hal sahibi olduklarını başkalarına hissettirmeyen, halin tesiriyle dengelerini, doğal ve her zamanki davranışlarını değiştirmeyen salikler. b Cezbe ve şevk gibi hallere…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Abdal

بدال) 1) & Bedel, Bedil. ع Abdalan (Bedel kelimesinin çoğulu olan abdal kelimesi, tekil kabul edilerek Türkçede abdallar (evlatlar gibi], Farsçada abdalan şeklinde çoğul yapılır; bir bakıma çoğulun çoğulu olmaktadır.) Sayıları yedi, yetmiş…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ab-ı hayat

ب > ة) İ) x. Can suyu, içene ebedi hayat veren çeşme. 2. efs. Bir Ab-keş: damlası bile içildiğinde insanı ölümsüzleştiren ve ebedileştiren su. Bu suyun doğuda karanlık bir yerde bulunduğuna, Hızır ve İlyas'ın bu çeşmeden içip ölümsüzlüğün s…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âb-ı rûy

Yüz suyu. mec. Şeref, haya. tas. Salikin gönlüne gaybten gelen ilham. Edip sarf-ı âb-ı rayun umma lütf erbâb-ı hissetten Ne denglu ab versen nahl-ı huşke meyvedâr olmaz Fıtnat Abit — Ubbât s. vei. ar. (0 Le — (عا بد İbadet ve amel eden, tâa…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Anz

(عا رض) ç Avârız. Engel, gelip gecici sey. tas. a Nefs ve seytandan gelip ruh ve kalplere ârız olan ve kötüye kılavuzluk yapan arzular, düşman tarafından kurulan tuzaklar, yola konulan engeller. Düşman denilen Şeytan ve nefsten gelen her şe…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Asuman-ı gayb

سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Avâlimü'Hübs

١ لم ١ (عر Lübs âlemleri, Ahadiyet hazretinden inen ve onun aşagisinda bulunan mertebelerin tümü. Zat-ı Akdes bütün tecellileriyle (taayyün) bu mmm mmm A'yân-ı sâbite am a EA İLE im del mertebeye iner, bütün ruhani, misali ve hissi sıfatlar…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bazar

»Wr. Pazar, alışveriş, 2. tas, Birliğin çokluk şeklinde görünmesi, Pazar, Hüsn. Örttü bu bâzâr-ı kesret gözlerin halkın velt Arif olan cümle yüzden seni seyran eyledi Alan veren odur bâzâr içinde Kimin bay u kimin yoksul eyler Mısri Bâz-geş…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Bende-Bendegi

(So ty - ع (بند ه Bendegan. Kul-kulluk, Köle-kölelik. tas. a Allah’a kul olmak, O'na olan kulluk görevini ve borcunu ödemek, ubüdiyet. b Teklif makamı, mükellef olma hali. c Mürit, şakirt, çömez. Şeyh Efendi, beyefendi, mürit onun kulu ve k…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Berzah

Farklı iki ortam arasında yer alan ve bu iki ortama tamamen benzemediği gibi tam olarak onlardan farklı da olmayan ara ortam; iki şeyi birbirinden ayıran üçüncü şey, ara bölge. 2. Ölümle başlayıp kıyamete kadar süren zaman, bu zaman içinde…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Büthane

+. Puthane, tapınak. 2. tas. a Vahdet-i kül, lâhüti âlem. b Zat-ı ahadiyet, mazhar olma hali. e Maddi âlem, unsurlar âlemi, Büt-perest Âşık, hakiki tevhit ehli, aşka ve vahdete mazhar olmak. Büt vahdet Zünnar hizmete, put vahdete işarettir.…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Cehri zikir

& >>) Yüksek sesle yapılan zikir. Nakşbendiye gibi bazı tarikatler, müritlerin ancak kendilerinin işitebilecekleri kadar pes bir sesle zikre izin verir. Buna hafi zikir, diğerine cehri veya aleni zikir denir. Kadiriye ve Mevleviye gibi tari…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Dârü'-beka

Ebediyet yurdu. tas. a Ahiret. b Ruhaniler âlemi, beka billah makamı. Beka mülkü, Mülk-i bekadan gelmişem fâni cihânı neylerim Ben dost cemâlin görmüşem, hür u cinânı neylerim Yünus

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Devse

Çiğneme, döğme, tas. Sa'diye tarikatinde bir ayin. Bu ayin 300 kadar dervisin yüzü koyun Yanyana yatması ve şeyhin de bunların üzerinden atıyla geçmesi şeklinde icra edilirdi. İnsanları ve Müslümanları aşağılayıcı bir ni- teliği bulunduğu i…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Divan

Yüksek derecedeki devlet adamlarından oluşan meclis, tas, Güneydoğuda Nakşbendiye tekkelerine verilen ad. Misafirhane, medrese, Dost Dost Cemaatla namaz kılınan, zikir yapılan mahkeme görevi yapan, sosyal meseleler müzakere edilen dini, tas…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ebsat-i mevcudat

بط مو جو دات) ( 1: En basit varlık. 2. tas. Akl-ı evvel, Zatı ahadiyet hariç, varlıkların ve yaratıkların en basit olanı ilk akıldır (sp),

↗