Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

32 sonuç · toplam 168 · “arpa” · 1/2

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

Hırka-İ Hezarpâre

Farsça, bin parçalı hırka demektir. Melâmat (kınama) yolunu tutanların (dervişlerin) giydiği hırkaya denir. Çok sayıda parçaların dikilmesiyle yapıldığı için, bin parçadan yapılma hırka denmiştir. Bu hırka, şöhret değil, zühd gereği idi.

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lâiha i ar

ع (لائحه) Levâih I. Parıltı, kıvılcım 2. tas. aParlar parlamaz kaybolan tecelli nuru (si 412; KI). b İçe doğuş, manevi keşif; örn. Hz Ömer'in Sâriye'yi görmesi (İFM; KI; AK 11:380). Bkz Bârika, Hatre

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Laiha

¢ Levaih I. Parıltı, kıvılcım, 2. tas. a Parlar parlamaz kaybolan | tecelli nuru. b İçe doğuş, manevi keşif; örn. Hz. Ömer'in Sâriye'yi | görmesi (İFM; KI; AK 11:380). Bkz, Bârika, Hatre. |

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Levâmi

(لوا مع) Pırıltılar, parıldamalar, kıvılcımar ilahi yakınlığın ışıltıları ve parıltıları (KR 228).

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sada

i. ar. Pas. tas. Nefsin kötülüklerinden hasıl olan karanlık ve maddi suretler sebebiyle kalbin üzerinde meydana gelen ince perde ki, hakikatlerin kabulüne ve tecelli nurlarının alınmasına engel olur. Bu pas, kirlilik seviyesine ve mahrumiye…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Samt

+. Killet-ı kelâm, Süküt, susmak, hamüş olmak. 2. tas. Tasavvufta süküt etmek ve bir mecburiyet olmadıkça konuşmamak, konuşunca da gerektiği kadar konuşmak esastir. Samt iki türlüdür: zahiri sükat, lisanın konuşmamasıdır; batini süküt, zihn…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tatavvu

تطوع) ) Nafile ibadetler, farz ve vaciplere ilaveten ifa edilen ibadetler | (cr). Tasavvufta bu tür ibadetlere büyük önem verilir. Tavârık i ar. (55 | se) Vurmak; yürümek; gece gelmek, uğramak. tas, a Hakikat ehlinin geceleyin gönül kapılar…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yatır

تير) 4) Ermişlerin gömülü olduğuna ve ziyaretçilerine fayda ya da (çarparak) zarar verdiğine inanılan mezarlar. Dede, baba, türbe.

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ulûhiyyet

(olt» [Ar. ] “Tanrılık vasfı ve ilâhlık sıfatı. ” olarak tanımlanan bu terim, bütünüyle “Allah’tan başka ilâh yoktur. ” inancınm, tevhit inancının bir ifadesidir. Nitekim bu inanç, kaynağmı Kur’ân-ı Kerîm’in “Tâ-Hâ suresi” nin 98. ayetindek…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

karz

GAâ) [Ar. ] fik. İslâm hukukunda, altın ve gümüş benzeri para değerinde bir malı veya buğday, arpa gibi eşdeğer bir malı geçici bir süre için eşdeğerinin geri verümesi ilkesine bağlı olarak birine veya birilerine ödünç verilmesi konusunda k…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

kâri'a

“Kapıyı vurmak, ansızın gelmek, tenha kalmak.” anlamlarına gelen bu söz, terim olarak ansızın gelen belâ, k felâket için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de “Kâri'a suresi” inde kıyamet k alâmetleri olarak geçerken, “Ra’d suresi” nde “birden…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ahd-i cedîd

öz. a. (Yeni Ahit) Kitâb-ı Mukaddes’in yalnızca Hristiyanlara ait olan kısmına verilen ad, İncil. Bu kitap, “Tarihî kitaplar: Dört İncil ve Resullerin İşleri”, “Ta’lîmî Kitaplar: Pavlus’un Mektupları ile Katolik olarak adlandırılanyedi mekt…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

abd-ı âbık

Kaçak köle. Böyle bir köleyi yakalayan kimsenin sahibine haber vermesi yükümlülüğü vardı. Buna karşın o kölenin sahibi de bulan kimseye bir miktar para vermesi gerekiyordu

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kile

Ölçek. Tahıllar için kullanılan bir ölçü. Birkaç kimse arasında müşterek, ortak olup, kile veya vezn (tartı) ile ölçülen bir malı, ölçmeden paylaşmak fâiz olur. Kile ile satılan şeylerden, aynı cinsten olmayanlar, birbiri ile (meselâ arpa b…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kırât-I Şer'î

Peygamber efendimiz zamânında kullanılan ve hadîs-i şerîflerde ismi geçen bir ağırlık birimi. Hanefî mezhebinde, bir miskâl, yirmi kırâttır. Bir kırât-ı şer'î, kabuksuz, uçları kesilmiş, kuru beş arpadır. Böyle beş arpa, 0,24 gr. gelmektedi…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mukarrebûn

1.1.2. Ebrâr, Sâbikûn ve Mukarrebûn Ebrâr ( راربأ لا), sâbikûn (ن وقباسلا) ve mukarrebûn (ن وبرقملا) kavramları mutasavvıflarca müminlerin ve özelde tasavvuf ehlinin dereceleri ile ilgili olarak sıklıkla atıfta bulunulan kavramlardır. Öyle…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Kerâhet Vakitleri

Namaz kılmak tahrîmen mekruh yâni haram olan vakitler. Güneş doğarken, batarken, gündüz ortasında iken. Kerâhet vakti olan üç vakitte başlanan farzlar sahih olmaz. Bu üç vakitte başlanan nâfileleri bozmalı. Başka zamanlarda kazâ etmelidir.…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sadaka-İ Fıtır

İhtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak, nisâb yâni dinde zenginlik ölçüsü miktarında malı, parası bulunan her hür müslümanın, Ramazân bayramının birinci günü sabâhı, fakirlere vermekle yükümlü oldukları belli miktarlardaki buğda…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Eshâb (ashâb)

Arkadaşlar. Sâhib kelimesinin çoğuludur. 1. Peygamber efendimizi görüp îmân eden ve mü'min olarak vefât eden mübârek kimseler. (Bkz. Sahâbe) Allahü teâlâ bütün insanlar arasından beni seçti, ayırdı. İnsanların en iyisini bana Eshâb olarak s…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Semahane

Semâ yapılan yere semahane denir. Burası daire şeklindedir. Döşemesi, ayağı incitmeyecek düz tahtalarla döşelidir. Semâ’ı izlemek üzere gelen seyircilere mahsus (züvvâr), parmaklıkla ayrılmış bir yer vardı. Bu kısım semahaneden ayrıdır. Sem…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Müd

Sekiz yüz yetmiş beş gram ağırlığında bir ağırlık birimi. Ümmetimden herhangi biri Uhud dağı kadar altın sadaka verse, Eshâbımın bir müd arpa sadakasına verilen sevâba kavuşamaz. (Hadîs-i şerîf-Savâik-ül-Muhrika) Peygamber efendimiz Muhamme…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fıtra

Fitre; ihtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak nisab (dinde zenginlik ölçüsü) miktârı malı, parası olan her hür müslümanın Ramazan bayramının birinci günü sabahı fakirlere vermekle yükümlü oldukları belli miktardaki buğday veya a…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mütekaddimîn

Önce gelenler; kelâm ilminde, İmâm-ı Gazâlî'ye, fıkıh ilminde Şems-ül-Eimme Hulvânî'ye kadar gelen İslâm âlimleri. Mütekaddimîn âlimlerine göre, Kur'ân-ı kerîm ve din dersi öğretmek ve ezân, imâmlık için para ile adam tutmak câiz değildir.…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Nâib

1. Hac ibâdetinde birine vekâlet eden. Vekil. Allahü teâlâ bir hac ibâdeti ile üç kişiyi Cennet'e koyar: 1) Haccı vasiyet edeni, 2)Vasiyeti infâz edeni (yerine getireni), 3)Nâib olarak hacca gideni. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî) Nâib olarak hacca…

↗