ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
34 sonuç · toplam 46 · “Zelîl” · 1/2
01Zelîl
Aşağı, alçak, hor, hakîr. Kıyâmet günü, dünyâdaki kibir sâhibleri, küçük karınca gibi zelîl ve hakîr olarak kabirden çıkarılacaktır. Karınca gibi fakat insan şeklinde olacaklardır. Herkes bunları hakîr görecektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Nef…
Arâis-i Hak
Hakkın gelinleri. tas. Başkalarından kıskandığı için Hakk'ın, kimliklerini halka açıklamadığı ve gizli tuttuğu velileri. Hakk'ın harim-i ilâhî'deki has dostları, özel ilgisine mazhar olan kulları. Gerdek gecesi gelini damattan başkası görme…
Âyin-i cem
İ) Cem veya Cemşid ayini. Efsaneye göre şarabın mucidi olan eski Iran hükümdarlarından Cem veya Cemşid adına yapılan tören. tas. Bektaşiler'in ve Alevi zümrelerin çeşitli vesilelerle düzenledikleri müzikli ve içki- Ayin-i serif li toplantı.…
Evliya
t. Veli Veliler, dostlar. tas. Ermişler, erenler. Hakk'ın dostları, Allah'ın özel ilgisine, sevgisine ve yardımına nail olanlar. Genel anlamda müminlerin hepsi evliyadır. Özel anlamda yalnızca Allah'ın kendilerine kerâmet ve ilham ihsan ett…
Hilm
Yumuşak huylu olmak. tas. Ofke ve hiddet zamanında gösteri- | len sükunet, hiddet gerektiren halde sakin ve serinkanlı olmak. Haksızlık yapana karşılık vermeyi ertelemek (cr). Tahammüllü ve hazımlı olma, öfkeyi yutma, halkın eza ve cefasına…
Hort
ör. Zillet, meskenet. 2. tas. a Tevazu, alçak gönülü olmak. b Ulu Allah'ın huzurunda zelil olan aziz olur. Nefsini zelil bilen Hakk'ın izzetiyle izzetlenir (sr). “Allah kendini aşağı göreni yükseltir, yüksek göreni alçaltır” (ax 11:242). Bk…
Humul
(J (خمو Namsız, nişansız, ve sönük olmak; ismi, cismi, adı, sanı bilinmemek; şan ve şöhretten kaçmak. Zelil ve miskin görünmek (Gi 11:270).
İkrar vermek
Söz vermek, üstlenmek. 2. tas. Mevlevilikte ve Bektasilikte tarika- ظ 181 | İlim mm m Me A ال تاس رما te girmeye ve şeyhe bağlanmaya talibin söz vermesi, biat yapması (AM 260-266). Ikrar verilirken okunan tercemana terceman-ı ikrar denir; “…
Kılavuz
Rehber, mürşit, yol gösteren. tas, Şeyh. Kılavuzsuz Kâbe'ye varılmaz. Kılavuzsuz menzil alınmaz. Kılavuzsuz kuş bile uçmaz. Bu yola kim ki gittiyse delilsiz Anı şeytan kodu dinsiz imansız Gerektir bil sana yolda kılavuz Varamazsın bu yolu k…
Kevneyn
İki cihan, dünya ve ahiret, Bana sen can gereksin can gerekmez | Seni gerek seni kevneyn gerekmez Eşrefzâde Kıble i ar. (قبله) Kâbe; Kâbe yönü. 2. tas Sevgili, Hak, Hak dostu olan mürşit, | Avamın kıblesi Kâbe, havassın kıblesi gökteki arş,…
Seyit
veya Seyyid. ع Sade, Sadat. Efendi, bey, saygı değer kisi. 2. tas. a Mutasavvıflar büyük süfilere ve şeyhlere genellikle seyyidt, sidt (efendim) şeklinde hitap ederler. b Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyn'in soyundan geldiklerine inanılan…
Zal
Zillet, mezellet, meskenet. tas. 2. Hak katında izzet bulmak için halkın önünde zelil olmayı tercih etmek, ebedi izzet için geçici zillete katlanmak (iL 665). Bkz. Miskin. Derviş killetten, illetten, zilletten halt olmaz ee Her zilletin bir…
Müzdelife
Kutsal topraklarda, hac mevsiminde, bili Arafat’tan inen Müslümanlarm in toplanarak zikir, dua ve vakfe ncı ile Allah’a yaklaşmalarından dolla layı bir araya geldikleri yere verilen ad. riat Müzill a. [Ar.] Sözlük anlamı, nah “Zelil, aşağıl…
ezel
Ba langıcı olmayan geçmiş zaman zihnen başlangıcı düşünüleme yen süre ve varlığın geçmişt sonsuza kadar devam etmes anlamında felsefe ve kelâm t rimi, “ebed” (bk. bu madde) ka şıtı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’d ve hadislerde geçmemekle be raber…
esmâ
GL-I) [Ar. ism’in ç. b.] “İsimler" anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birleşerek yeni terimler oluşturur. § tam. esmâ-i hüsnâ a. Ç^ı^ o Uçul) bk. esmâ'ü’l-hüsnâ esmâ-i İlâhiyye a. (^11 fLJ) bk. esmâ-i hüsnâ esmâ-i nebi a. (^. U…
riat Müzill
Sözlük anlamı, nah “Zelil, aşağılık.” olan bu söz, akı “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel rm isimlerimin, olup “Zelil eden, alden çaltan.” ifadesiyle Kur’ân-ı bu Kerîm’de Allah’a nispet edilmse mektedir. Bu isim, nda Allah’ın doksan dokuz ism…
esmâ-i şerîfe
Allah’ın kutlu adları. esmâ'ü’l-hüsnâ a. »Lul) Allah’ın güzel adları için kullanılan terim. Kur’ân-ı Kerîm’in “A’râf suresi” nin 180. ayetinde mealen, “En güzel isimler Allah’ındır. ” ve “Ta ha suresi” nin 8. ayetinde mealen, “En güzel isim…
Sehâ
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Cûd
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Nefs (nefis)
1. Can. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Her nefs, ölümü tadıcıdır. (Âl-i İmrân sûresi: 185) 2. İnsanın kendisi, kişi, beden. İnsan ben deyince, nefsini göstermektedir. (İmâm-ı Rabbânî) 3. Hakîkat, cevher, asıl, öz. İnsanda…
Elyesa' Aleyhisselâm
İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. İlyâs aleyhisselâmdan sonra peygamber olarak gönderilmiş ve Mûsâ aleyhisselâmın dînini yaymakla vazîfelendirilmişti. İsmi Kur'ân-ı kerîmde bildirilmiştir. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buy…
Hâksâr
Farsça olan bu ifade, yerle bir olmak, toprak gibi olmak anlamlarını ihtiva eder. Allah’a vuslat için sülûka giren, ölmeden önce ölen, gönlünde dünyaya yer vermeyen tekke sakinleri, hankahta bulunanlar ve dervişlere haksâr adı verilir. Keli…
Azîz (el-Azîz)
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her zaman izzet ve şeref sâhibi. Gâlib, benzeri olmayan, büyük ve küçük her şeyin O'na şiddetle ihtiyâcı olan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Bilin ki, Allahü teâ…
Kahhâr (el-Kahhâr)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Düşmanlarından, cebbâr (kibirli, zorba, zâlim), inâdcı, nîmetlere nânkörlük edenleri öldürüp, onları zelîl (aşağı, hakîr) etmekle dünyâda kahreden, âhirette düşmanları olan kâfirlere…