ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
69 sonuç · toplam 92 · “Artık” · 1/3
01Artık
Bir kaptan veya alanı yirmi beş metre kareden az olan küçük havuzdan bir canlı yiyip-içtikten sonra geriye kalan su. Mü'minin artığı şifâdır. (Hadîs-i şerîf-Keşf-ül-Hafâ) Domuzun, köpeğin ve yırtıcı hayvanların ve henüz fâre yiyen kedinin a…
Etvâr-ı dil
Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…
Cehri zikir
& >>) Yüksek sesle yapılan zikir. Nakşbendiye gibi bazı tarikatler, müritlerin ancak kendilerinin işitebilecekleri kadar pes bir sesle zikre izin verir. Buna hafi zikir, diğerine cehri veya aleni zikir denir. Kadiriye ve Mevleviye gibi tari…
Dede
>. Mevlevilikte muhip, dede, şeyh ve halife şeklinde sıralanan tarikat mensupları arasındaki ikinci mertebe sahibi. Dede dervişliğe ikrar vermiş, dergâhta hizmet görerek binbir gün çilesini doldurmuş bir derviştir. O artık hüc- Te-güzin ve…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
İşaret
(5 (اشار 2. Söz aracılığı olmadan maksadı başkasına haber vermek.2. Cok latif oldugu icin ibareyle anlatılamayan husus. 3. | Tasavvuf bir işaret ilmidir Cilmu'Lişâre); ifade edilir hale gelince anlaşılmaz olur |. Süfilerin sözleri işaret, i…
Kusüd
قصود) 1, Maksat, gaye. 2. tas. Sâliki faaliyete sevk eden samimi irade, halis niyet, azim. Kasdındaki maksadı (Hakk'ı) gören sâlik kendi kasdını artık göremez. Süfinin kasdı ve maksadı dostu olan Hak'tır.
Hue Ge ing Ölüm
Mevt, tas, Tasavvufta tabii ve ihtiyari, yani iradi EE ae olmak üzere iki ölüm vardır, “Ölmeden evvel ölmek,” VRE VE cee By deyimi, iradi ölümü ifade eder. Bkz, Mevt. Mi in Ten fanidir, cân ölmez, gidenler geri gelmez LE ae Ölür ise ten ölü…
Sevda
Sevgi, aşk, çılgınca sevgi. tas, İlahi aşk. Yürekte siyah bir nokta vardır; buna habbetu'l-kalp, sevdaii'l-kalp, suveydâü”-kalb, dâne-i dil gibi isimler verilir. Kalbin en değerli yeri burasıdır. Canın canıdır. “Canımın içi” sözüyle buna iş…
Sıdk-ı nur
قنور) 40) + Doğru ışık. 2. tas. Sonrasında perdelenme Cistitâr) hali bulunmayan keşf hali. Bu keşf, ardından yağmur yağan şimşeğe benzer, Peş peşe tecelli ve istitâr haline maruz kalan sâlikin hali karışıktır; ama keşf ile cem maka- mına ul…
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…
Tig-bend
(45 (تيغ Kılıç bağı, tas. Bektaşilikte kurbanın yününden örülen ve bele bağlanan kuşak. Talip, babanın huzuruna götürülürken rehber tiğbendi talibin boynuna takar. Baba tiğ-bende üç ilmik attıktan sonra talibin beline kuşatır. Üç ilmik Bekt…
Türrehât
1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şa…
Uzri aşk
عزرى عشق) İffet, aşk, gayesi aşk olan aşk; gayesi vuslat olmayan aşk. Ask için aşk. Burada âşık önce sevdiği kadına meftun olur, onu çılgınca sever, aş- | kın verdiği ısdırap ve elem içinde yanar, kavrulur. Sonunda öyle bir noktaya gelir ki…
Vesm
Dağlama, nişan vurma, damga basma. tas. Allah'ın ezelde, bir daha hiç değişmeyecek biçimde ve dilediği yaratıkları nişanladığı damga ki, bunu hiç kimse bilemez. Allah birisini “Bu cennetliktir,” diğerini “bu da cehennemliktir” diye damgalad…
Bahâ'îlik
Ortaya koydukları görüşleri bakımından İslâmî değerleri esas almakla birlikte İslâm dairesinden uzaklaşmış bir mezhep. Önceleri İran’da “Babîlik” ile başlayan ve “Gelmesi beklenen ve yakın olan ve de Allah’ın ortaya çıkaracağı önemli bir ki…
yevm-i kebîs
G^uS ^jj) astr. Artık gün. 1
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Fatiha Vermek
Tasavvufta, herhangi bir işe başlanırken, yahut duası makbul bir şeyh veya velîden, dileğinin kabul edilmesine medar olmak üzere, dua talebinde bulunmağa “Fatiha istemek” denilir. Kendisinden istenen kişi, kısaca bir gülbank okuyup “Fatiha”…
Cem‘
2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…
Nâdân
Câhil. Ey, insan adını taşıyan varlık, Kendine gel, uyan gafletten artık! Seâdet yolun, göremezsen nâdân, Niye vermiş sana, bu aklı Yezdân? (M. Sıddîk bin Saîd) Devr-i zamâne cünbüşi nâdânlık üzredir. Nâdân komaz ki merdüm-i dânâ huzûr ede.…
Kinâye Lafızlar
Birkaç mânâda kullanılan kelimeler. Hem boşamada hem de başka yerde kullanılan sözler. Erkek kinâye söyleyince, boşamağa niyet etti ise veya öfkeli ise karısını boşamış olur. "Var yıkıl git. Artık seni istemem, babanın evine git. Seni boşam…