ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
164 sonuç · toplam 247 · “İ‘tibâr” · 1/7
01İ‘tibâr
İbret ve ders alma. Tasavvufta dünyanın ve içindekilerin geçiciliğini dikkate alarak görünen olaylardan mânevî sonuç çıkarmak, eşyayı yalnız dış yüzüyle değil işaret ettiği hakikat bakımından okumaktır.
İtibârât
Arapça, itibarların (izafi hususların) düşürülmesi. Kaşanî bunu, Zat’ın birliğinin gözönünde tutulması olarak değerlendirmiştir.
Âb-ı rûy
Yüz suyu, onur ve itibar. Tasavvufî kullanımda sâlikin gönlüne gayb âleminden gelen ilham için de kullanılan bir mecazdır.
Ahadiyetü'l-cem
Cem ahadiyeti, toplama tekliği. tas. Sıfat ve isimlerin varlığı ve yokluğu (ispatı ve iskatı) söz konusu olmaksızın zatı zat olarak dikkate alma mertebesi. Ahadiyet mertebesinde sıfatlar ve isimler iskat edilir ve dikkate alınmaz; burada is…
Akıl
Mutasavvıflar ilâhî, ezeli ve ebedi gerçeklerin akıl yoluyla kavranamayacağını belirtir, nazari aklı reddeder ve Yeni Platonculugun etkisiyle keşf ve marifet anlayışlarıyla uyuşan farklı bir akıl anlayışı ileri sürerler. Tasavvuf dilinde in…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Âlim
¢. Ulema Bilgin; ilim ehli. tas. a Yüce Allah'ın, kendi zatını, sıfatlarını, fiillerini ve isimlerini, yani bunların tecellilerini yakin yolu (ilme1yakin) ile temaşa etme mertebesine çıkardığı kimseler. Söz konusu hususları müşahede yoluyla…
Ars
Feleklerin felegi, en büyük felek, taht, mülk, hâkimiyet, ihata, zuhur, tecelli, tas a Azamet mazharı, tecelli mahalli, zatın hususiyeti, cism-i külli (cik 11:5). b Allah'ın mukayyet isimlerinin istikrar mahalli. c Külli cisim, mutlak varlı…
Ayna
İnsan-ı kâmilin kalbi. Allah'ın zat, sıfat, isim ve fiillerine mazhar ve tecelligâh olması itibariyle genel anlamda insana, özel anlamda kâmil insana ayna (ayine, mir'at) ve mir'ât-ı Hak, ayine-i Rahman denir; çünkü Allah, diğer varlıklarda…
Barika
4) Şimşek. 2. tas. En kutsal makamdan gelen ve gelir gelmez sönen parıltı (lâiha, levâih); keşfin başlama noktasıdır (KT). Basaru’l-Hak (53! (بصر 1. Hakk'ın görmesi. 2. tas. Bilgisini temaşa etmesi itibariyle Hakk'ın zatı, Hakk'ın bildikler…
Bezl
Gönüllü olarak harcamak, ihsanda bulunmak ve cömertçe vermek. Tasavvuf ahlâkında kişinin malını, imkânını ve gerektiğinde rahatını başkaları için kullanmasını anlatır. Bezl-i câh Bir şeyhin veya itibarlı kimsenin nüfuzunu çevresindekileri k…
Bezli
طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Ha…
Bidâyet
Başlangıç, tas, sülûkün başlangıcı tasavvuf yolunun ilk merhalesi. Nefsin, kendi gücüyle kendi bedenini hal ve geleceği itibariyle faydalı olacak şekilde şeriata uygun olarak idare etmesi ve yönlendirmesi. Başlangıç halinde olan sâlik ve ta…
Cah
(e (جا Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret. tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil- Süfiler hubb…
Dünya
Içinde yaşadığımız yer küresi. 2. tas. İnsanı Allah'tan uzaklaştıran ve gaflete düşüren her şey, mal ve menfaat, itibar, mevki, hırs, şan ve şöhret. Zahit ve mutasavvıflar dünyayı yılana, zehire, cadıya, fahişeye benzetirler (ct ١ 11:196).…
Erâik-i tevhit
را" تو حيد) ( x. Tevhit koltukları, 2. tas. Hazret-i Vahidiyette zatın mazharları olması itibariyle zati (ilahi) isimler (x1). Erbab-ı keşf Hak hakkında keşf yoluyla bilgi sahibi olanlar, kalp gözü açık olanlar.
Farku’l-cem
فرق | لجبع) Belli mertebelerde tecelli eden Bir'in çokluk haline gelmesi. Bu mertebelerdeki zuhura zat-ı ahadiyetin şuunu adı verilir. Gerçekte bu şuun salt itibari bir şey olup gerçekleşmesi söz konusu değildir. Yalnızca Bir'in, suretiyle…
Fevt
Elden kaçırma, önemli bir fırsatın elden kaçması. 2. tas. Sevgiliden umulan şey, sevgilisiyle birleşen (ittihat) âşığın ondan farklı olduğunu kavraması (İFM). Yahya b. Muaz Râzi, “fevt mevtten (ölüm) daha zordur. Zira fevt Hak'tan, mevt hal…
Hane
Ev. tas. Zatın zatı, vücudun gaybeti. Varlığı gâib olması itibariyle Zatın Zatı. }
Heba
Toz, zerreler. tas. Içinde âlemdeki bütün suretlerin açıldığı, şe- killerin meydana geldiği madde. Bununla beraber hebanın vücutta bir aynı yoktur. Yalnızca içinde bulundurduğu suretler itibariyle vardır. Aslı itibariyle yoktur. Bu bakımdan…
Hil'at
Padişahlar ve diğer büyük devlet adamları tarafından giydirilen bir onur giysisi. Giydirenin giyene olan ilgi ve itibarının bir simgesidir. 2. tas. İlahi lütuflar, Hakk'ın sâlike olan ihsanı. | Hizip Hil'atı ubüdiyet Kulluk hil'atı. Allah'ı…
Hü
O; üçüncü şahıs zamiri. tas. a Allah'ın mutlak gayb olan hüviyeti, künhü; temaşası mümkün olmayan zatı. Gir semâa zikr ile gel yana yana Hü deyü Ir safâ-i aşk-ı Hakk’a yana yana Hü deya Zat-ı Hakk'ı buldular buluştular bir Ha ile Dost görün…
Inniyet
Benlik, tas. Öz mertebesi itibariyle ayni varlığın gerçekleşmesi (kı). Sâlik, Hak ile arasında inniyet (benlik) bulunduğu sürece onu idrak | edemez, ona eremez. Benlik perdesi kalkınca hakikat aşikâr bir surette idrak edi- | Sâlikin ben ve…
İnsan-ı kâmil
مل) Sols ( x, Olgun ve yetkin kişi. 2. tas. a Allah'ın yeryüzündeki halifesi olması itibariyle onun bütün isim ve sıfatlarına mazhar olan ve beş hazreti, yani varlığın esas mertebelerini tümüyle kendisinde toplayan insan. Kâmil insan gözbeb…