Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

315 sonuç · toplam 517 · “Ma'nevî” · 7/14

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vakfe

Duraklama, duraksama. tas. İki makam arasında kalma, burada mahpus olma (kı; iFM). Bunun sebebi, bir önceki makamın gereklerinin tam olarak yerine getirilmemesi, o makama hakkının verilmemiş olması, bu yüzden de bir sonraki makama yükselme…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vakt

Zaman. tas. a Hal, sâlikin içinde bulunduğu geçmiş ve gelecekle ilgili olmayan hali (irm). Yapma (mec'al) olmayan istidadın gerektirdiği hal. b Silikin içinde bulunduğu hal. Sâlikin hali eğer dünya ise (aklı, fikri, hissi dünyayla ilgiliyse…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vatan

Yurt, yerleşilen ve dönülen yer. Tasavvuf dilinde sâlikin hâlinin yerleşip istikrar kazandığı mânevî mertebe için kullanılır. Geçici olarak doğup sönen hâtır ın aksine vatan, mânanın gönülde kökleşmesini anlatır. Şiirde ruhlar âlemi insanın…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Veladet

(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Veleh

Şaşkınlık, hayret ve kendinden geçme. Tasavvuf dilinde vecdin çok kuvvetlenmesiyle sâlikin olağan idrak düzenini bir süre kaybetmesi anlamında kullanılır. Kalıcı bir akıl kaybı değil, yoğun mânevî tesirin doğurduğu geçici hayret hâlidir.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Verkā

Güvercin veya kumru. Tasavvuf ve İşrâkî sembolizmde insan ruhunu, küllî nefsi yahut ulvî âleme özlem duyan mânevî varlığı temsil eder. Kafese konmuş kuş mecazı, ruhun beden ve dünya kayıtları içindeki durumunu; uçuş ise aslına dönüş arzusun…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zer

Altın. Tasavvuf şiirinde dünya malı ve zenginlik için kullanılabildiği gibi, riyâzet ve mücâhedeyle arıtılan mânevî cevheri de simgeleyebilir. Bağlama göre olumlu veya eleştirel anlam taşır: gönlü bağlayan servet yerilirken saflaşmış altın…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

nefâz

fık. Bir muşakdin işlerlik kazanması anlamında kullanılan bir fıkıh terimi. [< nefha a. [< Ar. nefh] İslâm ^)] inancma göre, kıyametin kopcü, ması aşamasmda oluşacak kozncü mik değişimin başladığmı bildiesi” recek olan ve bir defa üfürme ur…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

mu'cize

Peygamber lik iddiasında bulunan kimsele rin, bu yoldaki gücünü kanıtla mak için Allah’ın yaratıcı gücü sayesinde ortaya koyduğu ola ğanüstü hadise. Kur’ân- Kerîm’de “mu'cize” olarak de ğerlendirilebilecek pek çok olay zikredilmektedir. Söz…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İnfirâd

Tek kalma ve yalnızlaşma. Hadis ilminde bir rivayetin senedinin herhangi bir tabakasında râvi sayısının bire düşmesi yahut benzeri bulunmaması durumudur. Tasavvuf dilinde infirâd ayrıca sâlikin kalabalıktan çekilip ibadet ve murakabeye yöne…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

cezâ

[Ar.) Sözlük anlamı “bir şeyin bedeli ve karşılığı” olan bu söz, “İnsanların fiil veya davranışları karşılığında dünyada ve ahirette göreceği maddî veya manevî müeyyide” için kullanılan bir fıkıh terimi. Bu söz, türemiş biçimleriyle beraber…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

azâb

Lljc) [Ar.] Hem maddî hem manevî manada dinî akidelere ve Allah’ın buyruklarma uyma yan veya karşı gelen kimselere uygulanacak olan elem ve acı larla dolu ceza. Kur’ân- Kerîm’de 490 yerde geçen bu söz, Kur’ân ayetlerini inkâ eden kâfirler,…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Selmâniyye

Selmân-ı Fârisî’yi mânevî rehber ve örnek kabul eden tarihî zümreler için kullanılan ad. Kaynaklardaki kullanım her zaman kurumsal bir tarikatı göstermez; Selmân-ı Fârisî’ye duyulan özel bağlılığı ifade edebilir.

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

haset, -di

haset, -di a [Ar. ] “Başkalarıanın elde ettiği maddî veya manevî le değerleri, erdemleri veya makam u ve mertebeleri kıskanma, çekeamemezlik. ” anlamında kullanıir lan bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de abu manasıyla “Bakara suresi” u nde geçen b…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

ezkiye (I)

ezkiye (I) a. [Ar.] tas. Tasavvuf inancında, nefis, kalp ve ruhun manevî kirlerden armdınlması.

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

muhabbet

1. “Sevgi” anlamındaki bu söz, dinî hayatın temel ve aslî değeri ve unsuru olarak kabul edilen bir terim olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’in “Tâhâ suresi” (20)nin 39. ayetinde geçen bu söz, hem Aüah’a hem de insanlara nispet edilerek hadislerde de…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

rızâen lillah

rızâen lillah a. (dil pLâJ [Ar.] AUah Bu rızası içini bir karşılık bekleismeksizin anlamında iyi dilek sömizî zü. yer 82; rızık a. (yfi [Ar.] AUah’m canhlar için verdiği maddî ve manevî nimetler. Bundan dolayı da yüce n-ı AUah “Rezzâk” (bk.…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

domuz

İslâm dinînin yenmesini yasak kıldığı hayvan. İnsanı maddî ve manevî pisliklerden ve zararh maddelerden korumak için birtakım kurallar ve yasaklar koyan İslâm dinînin bu konudaki temel kaynağı Kur’ân-ı Kerîm'dir. Kaynak almarak kısastan diy…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

hicâp, -bı

hicâp, -bı a. LL*) [Ar.] Hakka ve hakikate ulaşmada engel olan, ahret hayatında ise Allah’ı görme yolunda perde olarak nitelenen ve bu anlamda kullanılan bir terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de yaklaşık aynı anlam larda olmak üzere yedi ayet y…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

refî'ü’d-derecât

bLjjiı [Ar.] “İnsanların manevî derecelerini yükselten.” anlamında Allah’ın sıfatı.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

hâtır

“Fikir, zihin, kalb” anlamında olan bu terim, tasavvuf inancında kalbe gelen manevî hitap için kullanılmıştır.

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

seyr ilallah

seyr ilallah a. [Ar.] (Als lah’a seyir veya yönelme) tas. Tarikat yolunda manevî yolculuğun ilk mertebesi.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâdî

“Doğru yolu gösteren, hidayet eden, hayır ve mutluluk veren.” anlammdaki bu söz, “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olup “İnsana akıl, muhakeme ve zarurî bütün bilgileri veren, ebedî mutluluğu sağlayacak manevî yolu gösteren.” an…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

künh

M [Ar.] Bir varlığın veya nnesnenin manevî vasıflanyla zihinde tasavvur edilmesi anlam mmda kelâm terimi. e

↗