ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
712 sonuç · toplam 1128 · “ilâh” · 6/30
01Evbâşi
) Terbiyesizlik, yaramazlık, haydutluk. 2. tas. Mahabbetin güçlü etkisi altında kalan bir sâlikin işlediği iyi işler için de günahlardan sakındığı için de sevap istememesi (11s). Sevginin galebesi altındayken amel ve ibadetlerine karşılık b…
Fehm
Anlama ve kavrayış. Tasavvufta ilâhî hitabı anlamak ve bu anlayışın gereğini davranışta yerine getirmek için kullanılır. Yalnız zihnî çözümleme değil, keşf ve zevkle derinleşen idrak de fehm kapsamında değerlendirilir.
Felsefe
Beşeri takatın el verdiği ölçüde ebedi mutluluğu kazanmak için Tanriya benzemek. “Allah'ın ahlakıyla ahlaklanın” demek, “bilinenleri ihata ve maddiyattan sıyrılma yönüyle ona benzeyiniz” anlamına gelir (cr). Süfiler felsefeyi sefihlik sayar…
Fena
Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…
Ferib
Aldatma, kandırma, oyun oynama. tas. Mekr-i İlahi, ilâhî istidrac. Bkz. İstidrac.
Feth
Açmak, açılmak, açılış. 2. tas. a Sâlike zuhur eden kemal halleri. Bu haller onun çeşitli menzillere ulaşmasını ve üstün makamlara yükselmesini sağlar. Nefsteki feth tam bir ilim, ruhtaki feth marifet verir. Ber şeyin fetholmasına “kalp müş…
Feyz-i akdes
فيض | قد س) En kutsal feyz. tas. Önce ilim, sonra ayn mertebesinde şeylerin ve istidatlarının var olmasını gerektiren zat-ı hubbi tecelli (ct; iru 49). Halkın istidadına vâbestedir âsâr-ı feyz Ebr-i nisandan sadef dürdâne, ef'i sim kapar Be…
Firar
Kaçmak. tas. Sâliki Allah'tan ve ona itaatten alıkoyan her şeyden kaçmak; ilâhî rızaya uymayan davranışlardan uzaklaşmak. Halk bilgisizlikten bilgiye, aydınlar haberle bilme halinden görerek bilme haline, seçkinler mâsivâdan Hakk’a firar ed…
Firaset
Sezmek, hissetmek. tas. Yakin, keşfetme ve gaybı görme. Gaybı bilme, hads. Tabii firaset: Bazı karinelerle bazı hususları bilme. Bu genel firasettir. İlahi lütuf olarak firaset: Allah'ın kalplere verdiği ilhamla bir şeyi bilme.
Firkat
Ayrılık, hicran, sila hasreti. tas. Halk perdesiyle perdelenmek. (sF) Fütuh Bilmedik zevk-i visâlin çekmeyince firkatın Olmayınca hasta kadrin bilmez insan sıhhatın Fıtnat
Fota
Hırka, aba. Fuat 1. Kalp, gönül. 2. tas. a İlahi, tecellileri temaşa ve seyrelme mahalli olup atvar-ı sebanın üçüncüsüdür. “Gözün gördüğünü gönül yalanlamadı” (Necm Suresi, 11). b Kalbin içi, kalp zarı (Ekü 278).
Gam-gede
Gam ve üzüntü yeri. Tasavvuf şiirinde gönül için kullanılan Farsça bir mecazdır. Gönlün ayrılık, hasret ve ilâhî aşk acısıyla dolu oluşunu; bazı sembolik tasniflerde ise gizlilik makamını ifade eder.
Gâret
Yağma ve yağmalama. Tasavvuf şiirinde ilâhî cezbenin sâlikin alışılmış iradesini, düzenini ve benlik dayanaklarını bir anda ortadan kaldırmasını anlatan mecazdır. Kangı puttur bilmezem îmânımı gâret kılan Sende îmân yok ki sen aldın diyem î…
Gasy
Kendinden geçmek. 2. tas. Dini his ve heyecan içinde kalan ve ilâhî tecellilere mazhar olan sâlikin kendinden geçmesi, ruhunu latif ve lâhüti bir perdenin bürümesi. Gavsi. ar. ( (غو 1. Sığınma, iltica etme. 2. tas. Kendisine sığınıldığı zam…
Gayret
Kiskanma. tas. a Bir kimsenin, kendisine mahsus olan bir şeye başkasının ortak olmasından veya ortak olmayı istemesinden hoşlanmaması ve rahatsız olması (cr). b Sevenin sevgilisini kıskanması. Kıskanma (gayret) sevgi alameti ve nişanesidir.…
Geda
Dilenci, yoksul. tas. İlahi tecellilere muhtaç olan sâlik (sp). Şâh olmak isteyen gam ile mübtelâ olmak gerek Alemde saltanat taleb eden gedâ olmak gerek Receb Dede Eyler hased gedâların emn u ferağına Ehl-i huzür sanma cihan padişâhını Kad…
Gevher
Cevher, mücevher ve kıymetli taş. Tasavvuf şiirinde mâna, sır, ilâhî sıfatların tecellisi ve insanın saklı mânevî kabiliyeti için kullanılan bir mecazdır. Denizin içindeki inci gibi, hakikatin de görünüş kabuğu içinde aranması gerektiğini a…
Gurur
Aldanma. tas. Kişinin, nefsinin arzularına ve bedenin isteklerine uygun düşen şeyle tatmin olması, ötesini ve ilerisini düşünmemesi (cr). Gay i fars. (538) 1. Top. Gay u cevgan oyunundaki top. 2. tas. İlahi takdirin ve ezeli kaderin hükmünü…
Gill
Gönülde meydana gelen bilginin neticesi ve meyvesi (is). Ruzbihan Bakli, “kırmız gül Allah'ın mehabetinden bir parçadır,” hadisine vurgu yapar. Allah'ı gül bulutlarından kırmızı, yüce bir gül şeklinde tahayyül eder. Tasavvuf edebiyatında gü…
Habl-i metin
Sağlam ip. tas. a Kurân, b İlâhî azamet. c İlahi hü- | kümler (sr).
Hakikatu’l-esma
İsimlerin hakikati. 2. tas. a İlahi isimler. b Zatın taayyün ve nispetleri. Bunlar isimlerin birbirinden ayırt edilmelerini sağlayan sıfatlardır (kı; cr). Hakikatu’l-hakaik (3% (حقيقة | لحقا 1. Hakikatlerin hakikati. 2. tas. Tüm hakikatleri…
Halvethane
Sâlikin tek başına ibadet ettiği yer, inzivaya çekildiği köşe, çilehane. Tekkelerin ve bazı mescitlerin çevresinde yapılan kapalı, karanlık ve daracık hücre ve odalar. 2. Velayet makamındaki kemal halleri. Sâlikin Hak'la Hak olduğu makam, s…
Ham-i zülf
5) Kıvrım kıvrım olmuş saç. Örülü saç. tas. İlahi esrar |. |
Harem
Renksizlik ve kendinden geçme makamı. Zahir harem Kabe, bâtın harem kalptir (sr). Harf Hakk'ın kula hitap ettiği ifade, ilahi hitap (tm).