ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
550 sonuç · toplam 1014 · “Eren” · 14/23
01mürşid
“Doğru yo gösteren, kılavuz, rehber.” an mmdaki bu söz, Tasavvuf e arasına yeni girmeye karar ren müritlere tarikatı öğreter tasavvuf yolunda sırları gös ren ve onlara rehberlik yap tarikat şeyhi için kullanılan rim. § tam. mürşid-i a'zam Ç…
sâhibü’s-sünnet
Davranışları, eylemleri ile sünnete uymaya gayret gösteren kimse
zü’l-celâl
720 zü’l-celâl a. (JıUljj) Celâl sahibi anlamında Allah’a nispet edilen bir Kur’ân terimi. Zü-l-celâl ve’l-İkrâm a. Çl>^i j ıb^ljj) [Ar.] “Ululuk sahibi olan Allah.” anlamında olan bu söz, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel istmleri)dan olup A…
Mu'ahhir
Sözlük an lamı “Sonraya kalan.” olan b söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Geriy bırakan.” anlamında “esmâ'ü’ hüsnâ”dan olup Allah’a nispe edilmektedir. Allah’ın doksa dokuz ismini veren İbn Mâce v Tirmizî rivayetlerindeki listed 475 mu'âmelât li de ye…
Fidye-i savm
Sürekli hastalık veya ileri yaş gibi sebeplerle tutulamayan orucun her günü için yoksula verilen fidye. Geçici mazereti sona eren kişinin tutamadığı günleri kaza etmesi esastır; fidye, kaza imkânı bulunmayan durumlarla ilgilidir.
harâm-ı li-gayrihi
fık. Temelde yasak oln mamakla birlikte, haram kıhnmasını gerekli kılan geçici ı duruma ilişkin fiili içeren vacip. Söz gelişi, bayram günü, oruç tutmak gibi. Şöyle ki i oruç temelde yasak değildir;, ancak Allah bu ibadetin bayram günlerind…
olan ref
(fij [Ar.] Hadis biliminde kuv bir hadisi senetli veya senetsi Hz. Peygamber’e nispet etme. min
ehl-i zimmet
Müslüman bir ülkede yaşayan, vergi veren ve korunan gayrimüslim halk. ehlü’l-adl ve’t-tevhîd a. “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhîd” sözü ile birlikte kendilerine nispet ettikleri terim, bk. mu'tezile
Deyyân (ed-Deyyân)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kıyâmet günü, herkesin dünyâda iken yaptıklarının hesâbını ve hakkını en iyi bilen ve veren. Ben azîm-üş-şân (şânı büyük, çok yüce) herkese mücâzât eden (karşılığını veren) deyyânım.…
Kefâf-I Nefs
Arapça, yeterli miktarda olan, bir şeyin misli ve miktarı, vs. gibi anlamları içeren bir kelime. Nefse engel olmak, onu isteğinden men’ etmek, kefâf-ı nefs olarak değerlendirilir. Tasavvuf ehline göre her şeyin yeterli miktarınca olması ve…
Zâlim
1. Zulm eden, müslümanlara ve İslâmiyet'e; eli ile, dili ile ve kalemi ile zarar veren, başkalarının hakkına tecâvüz eden. Zâlimin çok yaşamasına duâ etmek, Allahü teâlâya isyân olunmasını istemektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) Zâlime yardım ed…
Mel'ûn
Lânetlenmiş, tard olunmuş, kovulmuş. (Bkz. La'net) Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ey mel'ûn! Âdem'e niçin secdeetmedin? (buyurunca) İblis dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten onu ise topraktan yarattın. (A'râ…
Cem‘
2.3.2. Cem‘ ve Fark Tasavvufta kulun, mahlûkât ve rabbi ile olan ilişkisini anlatmak için kullanılan kavramlardan cem‘ ( ع مجلا) ve fark (ق رفلا) tasavvuf klasiklerinin ekseriyetinde yer almaktadır. Bunlardan Serrâc, Kelâbâzî, Kuşeyrî ve Hü…
Vakit
2.2.17. Vakit Sâlikin içinde bulunduğu zamanı ve ruh halini ifade eden vakit (ت قولا) Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî’nin ıstılâhlar arasında, Herevî’nin ise “Velâyet” bölümündeki makamlardan biri olarak yer verdiği önemli bir kavramdır.600 Tasa…
Telvîn
2.2.15. Telvîn ve Temkin Sûfîlerin tasavvuf yolunda kat ettikleri mertebeleri ve buna bağlı olarak hallerinde yaşanan değişimi ifade eden kavramlardan telvîn ( نيولتلا) ve temkin (ن يكمتلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı âyetlerle…
İlm-i Bâtın
1.1.6. İlm-i Bâtın Tasavvuf epistemolojisinin esasını teşkil eden ilm-i bâtın (ملعلا نطابلا) kaynaklarda bir ıstılâh olarak yer alan ve özellikle Serrâc’ın üzerinde önemle durduğu bir kavramdır.71 Gazâlî de ilimler tasnifinde mükâşefe ilmi…
Sehâ
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Husûsü’l-Husûs
2.2.4. Husûs ve Husûsü’l-Husûs Tasavvufta genel olarak müminler ve özel olarak da sûfîler içinde bulundukları manevî makam ve mevkilerine göre bazı derecelere ayrılmışlardır. Bunlar arasında iki önemli dereceyi ifade eden husûs ( صوصخلا) ve…
Safâ
1.2.8. Safâ ve Istıfâ Safâ ( ءافصلا) ve ıstıfâ ( ءافطصإ لا) kavramları, tasavvuf kaynaklarının özellikle ıstılâhlar ile ilgili bölümlerinde ele alınmış kavramlardır. Söz gelimi sûfî müelliflerden Serrâc her iki kavramı, Hücvîrî ise yalnızca…
Bast
1.2.5. Kabz ve Bast Kabz ( ضبقلا) ve bast ( ط سبلا) kavramları mutasavvıfların hal yahut makam olarak değerlendirdikleri iki kavramdır. Söz gelimi Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî eserlerinde kabz ve bast kavramlarına hal olarak yer verirlerken,…
Cûd
2.3.1. Cûd ve Sehâ Tasavvufî terbiyede önemli bir haslet olan cömertlik, sûfî terminolojisinde cûd ( دوجلا), sehâ (ء اخسلا) ve îsâr ( راثيإ لا) kavramları ile ifade edilmektedir. Tasavvuf klasiklerine bakıldığında, kimi müelliflerin her üç…
Dirlik-Birlik
Dirlik, huzur anlamındadır. Dinde, dilde düşünce ve yaşayıştaki birlik, toplumun dirliği, yani huzuru için gereklidir, işte bu nedenle, “nerede birlik, orada dirlik” derler. Bektaşî gülbanginde. bu ifade şu şekilde geçer: “Hak erenler, dirl…
Demlenmek
Bektaşîlerce, islâm’ın haram kıldığı sarhoşluk veren şeyleri içmek hakkında bu tâbir kullanılır. Halk arasında da aynı mânâya gelir.
Delâil
Arapça, delil kelimesinin çoğulu, yol gösteren, delil, kılavuz, işaret, burhan, bir davayı ispata yarayan şey vs. gibi mânâları ihtiva eder. Şeyh Süleyman Cezûlî (öl. 870/1465) tarafından yazılmış bir salâvat kitabıdır. Kitabın adı “Delâilü…