ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
34 sonuç · toplam 109 · “Alef” · 1/2
01Alef
x. Ot, yem. 2. tas. Aşağı ve bayağı arzular, süfli duygular, canın istediği, nefsin hoşlandığı şeyler (11s; TK 11:101 1).
halef
Sözlük anlamı, “bir şeyin yerine geçen, bedel.” olan bu söz, “sonraki nesil ya da kişi” anlamında bir hukuk terimi. Dil bilimciler bu sözü iyi nesil veya kişiler için kullanırken bazıları hem iyi hem de kötü nesil için kullanmışlardır. Kur’…
Muhâlefetün-Lil-Havâdis
Allahü teâlânın, zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde (işlerinde) yarattıklarına, hiçbir bakımdan benzememesi. Âkil ve bâliğ (akıllı ve ergenlik çağına gelmiş) olan kadın ve erkek her müslümanın, Allahü teâlânın zâtî ve subûtî sıfatlarını d…
Halef-İmüttekîn (bkz. Halef-İ Sâdıkîn) Halef-İsâdıkîn:
Selef-i sâlihînden yâni Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn ve Tebe-i tâbiînden sonra gelen Ehl-i sünnet âlimleri. Halef-i sâdıkîn, îmân (inanç) ve amel bilgilerinde ve kalb bilgilerinde, hep Selef-i sâlihîne (Hicrî ilk iki asırda yaşayan müslümanlara) t…
Pîr-i Sânî
Sözlük anlamı: “İkinci pîr”. Bir tarikatı ilk defa kuran kişiden sonra yolu yeniden teşkilatlandıran, yayılmasını sağlayan veya erkânını belirginleştiren merkez şahsiyet için kullanılan unvandır. Her gelenekte aynı idarî makamı göstermez; p…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Büdelâ
(Y (بد veya Budala. Bedel, karşılık, denk, bir şeyin halefi ve değişigi anlamına gelen bedelin çoğuludur (Aka ır, 1168). tas. Yediler. Bunlardan her biri gözden kaybolur, bir anda çok uzak mesafelere giderler. Gözden kayboldukları zaman, ye…
Hakim
Bilge, hikmeti bilen. Filozof. tas. Safi, arif Dini hükümleri uygulamada halka kolaylık gösterdiği halde kendisi titiz davranan âlim. Hakimler peygamberlerin halefleridir. Nübüvvetten sonra hikmet gelir. ; Hikmet her hususta en mükemmeli or…
Halife
ç. Hulefa Halef, câ-nişin, naip. tas. a Şeyhin belli bir bölgedeki müritlerine bakma, onları terbiye etme ve kendisiyle onlar arasındaki irtibatu sağlama işiyle görevlendirdiği müridi. b Müritlerin, şeyhin ölümünün ardından onun vasiyetiyle…
Mahfuz
(محفوظ) 7, Korunmuş. 2. tas. Sözü, davranışı ve iradesiyle Hakk'a muhalefet etmekten korunmuş veli. Mahfuz yalnızca Hakk'ın razı olduğu sözü Söyler, işi yapar, emrettiğini irade eder (kı). Peygamber masum, veli mahfuzdur. O günah işleyebili…
Mekr
(مكر) Oyun, kandırma, hile. tas. Allah'ın, emirlerini dinlemeyen bir kuluna nimet üzerine nimet vermesi, edepsizliğine rağmen durumunu olduğu gibi bırakması ve olağanüstü hususları başarmayı ona nasip etmesi (KI; CT; İFM; Gi 1:83). Bu anlam…
Selamet
>) Emniyet makamı, “Oraya emniyetli olarak selam (selamet) ile giriniz,” mealindeki ayetle buna işaret edilmiştir. 2. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selame…
Sereyân-ı vücüt Ose
يان و dr. Varlığın sirayeti. 2. tas. Rahmani nefes ve mukaddes feyz ki, âlem ve insan 0 tecellinin panlulandir (sr). Serir 1. Taht, padişahların üzerine kuruldukları taht. 2. tas. Mekânet-i ilahiyedeki rahmani mertebe, ilâhî meşhed. Hakk'ın…
Tevbe
Pişmanlık, nedamet, dönme. tas. a Kalpteki kötülükte ısrar | düğümünü çözüp Hakk’a dönme ve Rabb'in hukukunu gözetme (cr). b Kötü ve | günah işlere pişman olup Hakk’a yönelme, Küfürden imaia dönmek kâfirlerin, kötü işlerden iyi işlere dönme…
Bahâ'îlik
Ortaya koydukları görüşleri bakımından İslâmî değerleri esas almakla birlikte İslâm dairesinden uzaklaşmış bir mezhep. Önceleri İran’da “Babîlik” ile başlayan ve “Gelmesi beklenen ve yakın olan ve de Allah’ın ortaya çıkaracağı önemli bir ki…
âtî sıfatlar
âtî sıfatlar a. Allah’ın doğrudan doğruya zatmı niteleyen sıfatlar için kullanılan terim. Bunlar, “vücûd” (bk. bu madde), “kıdem” (bk. bu madde), “bekâ” (bk. bu madde), “vahdâniyyet” (bk. bu madde), “muhâlefetün li’l-havâdis” (bk. bu madde)…
cerh ve ta'dîl
Hadis biliminin en önemli konularmdan olup sahih hadis ile zayıf hadisi ayırt etme işine verilen ad ve bu konuyu araştıran bilim dalı. Bu sorunu râviler “metâ'in-i aşere” [on kusur) veya “ta'n sebepleri” olarak on kusurda incelemişlerdir. K…
beddu'â
Birisi için ondan gördüğü haksızlığa ve aşağılamağa karşılık kötü dua etmek, ah etmek, ilenmek. Zulüm ve haksızhğa karşı geçerli sebeplere dayanması şartıyla din, beddua etmenin caiz olduğunu ayet ve hadislerle ifade etmiştir. Hz. Peygamber…
gaybet (II)
gaybet (II) a. (. c^ [Ar. ] Şiâ mezhebi çerçevesinde, “isnâaşeriyye” (bk. bu madde)nin on ikinci imamının ölmeden önce insanlar arasından kaybolup gizlenmesi inancı. Bu konuda ilk iddia, Hz. Ali’nin ilâh olduğu ve kıyamet öncesi dönerek dün…
ashâbu’l-bid'a
Peygamber’in sünnetine muhalefet ederek inanç ve görüş sahibi olan kimseler, “ehl-i bid'at” (bk. bu madde)
münker (II)
Ha biliminde, zayıf ravînin güve lir ravîye muhalefetinden dol zayıf olarak nitelenen hadis i kullanılan terim, “ma'rûf dis” zıddı
mi mefhûm
İslâm hukukunda, lafzm, sözde dile getirilmeyen veya ifade edilmel yen bir hükme delâlet etmesi z için kullanılan terim. e § tam. mefhûmu muvâfakat ül a. Lafızda söz ’î konusu olan hükmün, ispat l veya reddi bakımından sözde a dile getirilm…
Mejdek
Mîlâdî dördüncü asırda İran'da komünizmi ilk kuran şahıs. Komünistliği mîlâdî dördüncü asırda ilk çıkaran Mejdek adında bir İranlıdır. Mecûsî idi. Peygamber olduğunu söylerdi. Ona göre; ateşe tapılacaktır. Her şey herkesin malıdır. Zevceler…