Ara
Menü

Hüsâmeddin Çelebi

Hüsâmeddin Çelebi (622/1225, Konya – 12 Şâban 683 / 24 Ekim 1284, Konya); Mevlânâ'nın Mesnevî 'yi yazmasına vesile olan müridi ve halifesi . Konya ahîlerinin şeyhinin oğluydu; Mevlânâ ona “Hüsâmînâme” diye eserinin adını bile bağışlamıştır.

Doğum
1225
Vefat
1284
Unvan
Mesnevî’nin yazılmasına vesile olan Mevlânâ halifesi ve ilk postnişin

Doğumu ve nesebi

622'de (1225) Konya'da doğdu. Urmiye'den Anadolu'ya göç edip Konya'ya yerleşen bir aileye mensuptur.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî'sinin I. cildinin önsözünde onun aslen Urmiyeli olduğunu ve “Kürt olarak yattım, Arap olarak kalktım” diyen bir şeyhin soyundan geldiğini kaydeder. Bu şeyhin, Vefâiyye tarikatının kurucusu Tâcülârifîn Ebü'l-Vefâ el-Bağdâdî (ö. 501/1107) veya Urmiyeli Hüseyin b. Ali b. Yezdânyâr (ö. 333/944-45) olduğu öne sürülmektedir.

Mesnevî'de ve Eflâkî'nin Menâkıbü'l-ârifîn'inde Hüsâmeddin'in ancak üç nesil öncesine giden şeceresinde dedesinin adı Ahî Türk olarak kaydedilmiştir. Fakat bunun bir unvan olduğu kesindir. Hüsâmeddin Çelebi'ye Ahî Türkoğlu unvanı verilmesi, babasının Konya ve yöresindeki ahîlerin şeyhi olması sebebiyledir.

Ahî postunu bırakması

Eflâkî'nin anlattığına göre Konya'daki fütüvvet ehli, henüz ergenlik çağına ulaşmadan yetim kalan Hüsâmeddin'i babasının yerine ahî şeyhliği postuna oturtmak istemişlerse de, Hüsâmeddin adamlarıyla beraber Mevlânâ'nın müridi olmuştur.

Eflâkî, sahip olduğu mal varlığının hepsini Mevlânâ ve müridlerine bağışlaması üzerine lalaların onu uyardığında şöyle dediğini nakleder: “Bana Allah'ın elçisine zâhiren uymak müyesser oldu. Sizi de Allah rızâsı için Mevlânâ'nın aşkı ile âzat ettim.”

Mevlânâ'ya samimi bir sevgiyle bağlanan Hüsâmeddin, ergenlik çağına ulaşınca bütün ahîler ve dostlarıyla birlikte onun hizmetine girmiş, en yakın müridi ve halifesi olmuştur.

Mevlânâ'ya bağlılığından dolayı mensup olduğu Şâfiîliği terkedip Mevlânâ'nın mezhebi olan Hanefîliğe girmek istemiş, fakat Mevlânâ buna izin vermemiştir.

Şeyhliği

Tâceddin Mu'tezz'in aracılığı ile Ziyâeddin Vezir Tekkesi'ne şeyh tayin edildi. Onun bu tekkeye şeyh olmasına karşı çıkanlar bulunmasına rağmen Mevlânâ'nın desteğiyle bu mevkii elde etmişti.

Eflâkî, Hüsâmeddin'in Mevlânâ'ya gösterdiği sevgiye karşılık Mevlânâ'nın da kendisini diğer dostlarından ve akrabalarından daha üstün tuttuğunu, onun bulunmadığı bir mecliste konuşup neşelenemediğini söyler.

Mesnevî'nin doğuşu

Mevlânâ Mesnevî'sini, eserin birçok yerinde “Hak ziyâsı, Hak nuru, ruh cilâsı, dinin ve gönlün hüsâmı (kılıç), cömert Hüsâmeddin” gibi vasıflarla övdüğü Hüsâmeddin Çelebi'nin teşvikiyle yazmıştır.

Hüsâmeddin, Mevlânâ'nın dost ve yakınlarının Hakîm Senâî'nin Hadîkatü'l-hakīka'sını veya Ferîdüddin Attâr'ın Mantıku't-tayr ve Musîbetnâme'sini okuduklarını görüp böyle bir eserin onun tarafından da yazılmasını gönlünden geçirdi ve bu düşüncesini Mevlânâ'ya söyledi.

Mevlânâ da sarığının arasından Mesnevî'nin ilk on sekiz beytini ihtiva eden bir kâğıt çıkarıp ona verdi ve kâtipliğini yaparsa devamını yazdırmaya hazır olduğunu belirtti.

Eserini bu olaydan sonra yazmaya başlayan Mevlânâ, semâ ederken, hamamda yıkanırken, yolda giderken aşka gelip Mesnevî beyitlerini söylemiş, yazma işi bazan gece sabahlara kadar devam etmiştir.

Hüsâmînâme

Mesnevî'nin her cildine başlarken Hüsâmeddin Çelebi hakkında övgülü ifadeler kullanan Mevlânâ, bazan eserini “Hüsâmînâme” adıyla anmıştır. Mesnevî'nin yazılmasına Hüsâmeddin'in sebep olduğunu belirterek kendisine minnet ve şükran duygularını açıklamıştır.

Hüsâmeddin Çelebi'nin yazdığı Mesnevî nüshası günümüze ulaşmamıştır. Konya Yûsuf Ağa Kütüphanesi'ndeki bir nüshada (nr. 5547) onun yazdığı nüshadan yapılan bazı nakiller bulunmaktadır.

Vefatı

Hüsâmeddin Çelebi Konya'da 12 Şâban 683 (24 Ekim 1284) tarihinde vefat etmiş ve Mevlânâ'nın baş ucuna defnedilmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç3 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 5 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Sarığın arasındaki on sekiz beyit

Mesnevî'nin başlangıç ânı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Hüsâmeddin, Mevlânâ'nın dost ve yakınlarının Hakîm Senâî'nin Hadîkatü'l-hakīka'sını veya Ferîdüddin Attâr'ın Mantıku't-tayr ve Musîbetnâme'sini okuduklarını görünce, böyle bir eserin Mevlânâ tarafından da yazılmasını gönlünden geçirdi ve bu düşüncesini ona söyledi.

Mevlânâ da sarığının arasından Mesnevî'nin ilk on sekiz beytini ihtiva eden bir kâğıt çıkarıp ona verdi ve kâtipliğini yaparsa devamını yazdırmaya hazır olduğunu belirtti.

Çerçeve. Sonrası şöyle anlatılır: Mevlânâ semâ ederken, hamamda yıkanırken, yolda giderken aşka gelip Mesnevî beyitlerini söylemiş, yazma işi bazan gece sabahlara kadar devam etmiştir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Ahmed Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Sizi Mevlânâ'nın aşkı ile âzat ettim”

Mal varlığını dağıtması.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Eflâkî, sahip olduğu mal varlığının hepsini Mevlânâ ve müridlerine bağışlaması üzerine lalaların onu uyardığında şu cevabı verdiğini nakleder:

“Bana Allah'ın elçisine zâhiren uymak müyesser oldu. Sizi de Allah rızâsı için Mevlânâ'nın aşkı ile âzat ettim.”

Çerçeve. Ahî şeyhinin oğlu olarak devraldığı servetin tamamıdır bu. Aynı yıllarda Konya'daki fütüvvet ehli onu babasının yerine ahî şeyhliği postuna oturtmak istemiş, o ise adamlarıyla beraber Mevlânâ'nın müridi olmuştu.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 738-739.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Reddedilen mezhep değişikliği

Şâfiîlikten Hanefîliğe geçme isteği.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Mevlânâ'ya bağlılığından dolayı mensup olduğu Şâfiîliği terkedip Mevlânâ'nın mezhebi olan Hanefîliğe girmek istemiş, fakat Mevlânâ buna izin vermemiştir.

Çerçeve. Rivayet, Mevlânâ'nın tarikat bağını mezhep birliğine bağlamadığını gösterir. Aynı çevrede Sadreddin Konevî Şâfiî, Mevlânâ Hanefîdir; ihtilâf konu edilmemiştir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 759.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Bir dilim ekmeğim bulunsa yine Çelebi'ye gönderirim”

Oğlunun serzenişine cevabı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Mevlânâ kendisine gelen hediyelerin hemen hepsini Hüsâmeddin'e gönderirdi.

Bir defasında Emîr Tâceddin Mu'tez önemli miktarda bir para gönderince oğlu Bahâeddin Veled, “Bizim evimizde hiçbir şey yok; nereden bir şey gelse Çelebi'ye gönderiyor” diye serzenişte bulunmuş; Mevlânâ da şöyle demiştir: “Ey Bahâeddin! Bir dilim ekmeğim bulunsa yine Çelebi'ye gönderir ve onu kimse ile mukayese etmem.”

Çerçeve. Eflâkî bu iltifatın ölçüsünü şöyle verir: Mevlânâ'nın Hüsâmeddin Çelebi'ye gösterdiği bu saygı ve iltifatı gören kimseler Mevlânâ'yı onun müridi sanmışlardır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 751-752.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Onsuz neşelenemeyen meclis

Mevlânâ'nın ona verdiği yer.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Eflâkî, Hüsâmeddin'in Mevlânâ'ya gösterdiği sevgiye karşılık Mevlânâ'nın da kendisini diğer dostlarından ve akrabalarından daha üstün tuttuğunu, onun bulunmadığı bir mecliste konuşup neşelenemediğini söyler.

Çerçeve. Sultan Veled bu sıralamayı bir benzetmeyle kaydeder: babası Şems'i güneşe, Selâhaddîn-i Zerkûb'u aya, Hüsâmeddin Çelebi'yi de yıldıza benzetmiş ve onu meleklerle aynı mertebede görmüştür.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 769-770.

Hayatından kayıtlar

İlk 2 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Karşı çıkışlara rağmen alınan şeyhlik

Ziyâeddin Vezir Tekkesi.

Metni gösterMetni daralt

Tâceddin Mu'tezz'in aracılığı ile Ziyâeddin Vezir Tekkesi'ne şeyh tayin edildi.

Onun bu tekkeye şeyh olmasına karşı çıkanlar bulunmasına rağmen Mevlânâ'nın desteğiyle bu mevkii elde etmişti.

Çerçeve. Aynı muhalefet kalıbı Selâhaddîn-i Zerkûb'un hilâfetinde de görülmüştü; Mevlânâ'nın halife seçimleri çevresinde tekrarlanan bir dirençtir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 754-758.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mevlânâ'nın baş ucu

Konya'daki kabri.

Metni gösterMetni daralt

Konya'da 12 Şâban 683 (24 Ekim 1284) tarihinde vefat etmiş ve Mevlânâ'nın baş ucuna defnedilmiştir.

Çerçeve. Mevlânâ'nın vefatından sonra on yıl daha hilâfet görevini sürdürmüş, yerine Sultan Veled geçmiştir — o da bu makamı kabul etmek için Hüsâmeddin'in ölümünü beklemişti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüsâmeddin Çelebi”, c. 18, s. 512.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Kaybolan ilk Mesnevî nüshası

Kendi eliyle yazdığı metin.

Metni gösterMetni daralt

Hüsâmeddin Çelebi'nin yazdığı Mesnevî nüshası günümüze ulaşmamıştır.

Konya Yûsuf Ağa Kütüphanesi'ndeki bir nüshada (nr. 5547) onun yazdığı nüshadan yapılan bazı nakiller bulunmaktadır.

Çerçeve. Eserin ilk kâtibi odur; Mevlânâ söylemiş, o yazmıştır. Bugün elimizdeki en eski nüshalar bu ilk metnin kopyalarıdır — aslı kayıptır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Konya Yûsuf Ağa Ktp., nr. 5547.
ESER / METİN

Kendisine ait eser yok

Bıraktığı miras başkasının kitabı.

Metni gösterMetni daralt

Maddede Hüsâmeddin Çelebi'ye nisbet edilen bir telif zikredilmez.

Bıraktığı miras başkasının eseridir: Mevlânâ Mesnevî'sini onun teşvikiyle yazmış, kâtipliğini o yapmış, adını da bir ara esere ad olarak vermiştir. Kaynak onu tam olarak bu cümleyle tanıtır: “Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Mesnevî'yi yazmasına vesile olan müridi ve halifesi.”

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüsâmeddin Çelebi”, c. 18, s. 512.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Ahîlik ve Ahî Türkoğlu unvanı

Bir unvanın şecereye dönüşmesi.

Metni gösterMetni daralt

Mesnevî'de ve Eflâkî'nin Menâkıbü'l-ârifîn'inde Hüsâmeddin'in ancak üç nesil öncesine giden şeceresinde dedesinin adı Ahî Türk olarak kaydedilmiştir. Fakat bunun bir unvan olduğu kesindir.

Hüsâmeddin Çelebi'ye Ahî Türkoğlu unvanı verilmesi, babasının Konya ve yöresindeki ahîlerin şeyhi olması sebebiyledir.

Kartın kaydettiği düzeltme budur: “Ahî Türk” bir şahıs adı değil, bir görev adıdır — sonradan şecereye isim olarak girmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüsâmeddin Çelebi”, c. 18, s. 512.
TARİHÎ KAYIT

Fütüvvet ehli

Şeyhini kendi seçen esnaf teşkilâtı.

Metni gösterMetni daralt

Konya'daki fütüvvet ehli, henüz ergenlik çağına ulaşmadan yetim kalan Hüsâmeddin'i babasının yerine ahî şeyhliği postuna oturtmak istemiştir.

Sonuç beklenmedik oldu: Hüsâmeddin adamlarıyla beraber Mevlânâ'nın müridi olmuş, ergenlik çağına ulaşınca da bütün ahîler ve dostlarıyla birlikte onun hizmetine girmiştir.

Çerçeve. Bu, Mevlevîliğin Konya esnaf teşkilâtıyla kurduğu bağın kökenidir: bir ahî cemaati toplu hâlde bir tarikata katılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn.
KAVRAM

“Kürt olarak yattım, Arap olarak kalktım”

Mevlânâ'nın kaydettiği ata sözü.

Metni gösterMetni daralt

Mevlânâ, Mesnevî'nin I. cildinin önsözünde Hüsâmeddin'in aslen Urmiyeli olduğunu ve “Kürt olarak yattım, Arap olarak kalktım” diyen bir şeyhin soyundan geldiğini kaydeder.

Bu şeyhin, Vefâiyye tarikatının kurucusu Tâcülârifîn Ebü'l-Vefâ el-Bağdâdî (ö. 501/1107) veya Urmiyeli Hüseyin b. Ali b. Yezdânyâr (ö. 333/944-45) olduğu öne sürülmektedir.

Çerçeve. Kaynak iki adayı da kesinleştirmez. Söz, bir gecede hâl değişimini anlatan meşhur bir sûfî sözüdür ve Mevlânâ onu şecere yerine kullanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Mesnevî, I. cilt önsözü.
TARİHÎ KAYIT

Hüsâmînâme

Mesnevî'nin ikinci adı.

Metni gösterMetni daralt

Mesnevî'nin her cildine başlarken Hüsâmeddin Çelebi hakkında övgülü ifadeler kullanan Mevlânâ, bazan eserini “Hüsâmînâme” adıyla anmıştır.

Kullandığı sıfatlar şunlardır: “Hak ziyâsı, Hak nuru, ruh cilâsı, dinin ve gönlün hüsâmı (kılıç), cömert Hüsâmeddin.” Hüsâm kelimesi keskin kılıç demektir; övgüler adın kendisi üzerine kurulmuştur.

Mesnevî'nin yazılmasına Hüsâmeddin'in sebep olduğunu belirterek kendisine minnet ve şükran duygularını açıklamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Mesnevî, IV, 1.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Konya · TürkiyeMevlânâ Türbesi, Konya12 Şâban 683'te (24 Ekim 1284) vefat edip Mevlânâ'nın baş ucuna defnedildiği yer. Vefatından sonra makama Sultan Veled geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Hüsâmeddin Çelebi : Hüsâmeddin Çelebi, Mevlânâ’nın en yakın müridi ve halifesi; Mesnevî’nin ortaya çıkmasını teşvik eden, beyitleri yazıya geçiren ve Mevlânâ’dan sonra Konya’daki irşad postunu sürdüren şahsiyettir.Konya · TürkiyeKonya622'de (1225) doğduğu şehir; babası buranın ve yöresinin ahî şeyhiydi, kendisi de bütün ahîlerle birlikte Mevlânâ'nın hizmetine girdi. İlişkili kişi dosyası Hüsâmeddin Çelebi : Hüsâmeddin Çelebi, Mevlânâ’nın en yakın müridi ve halifesi; Mesnevî’nin ortaya çıkmasını teşvik eden, beyitleri yazıya geçiren ve Mevlânâ’dan sonra Konya’daki irşad postunu sürdüren şahsiyettir.Urmiye · İranUrmiyeAilesinin Anadolu'ya göç etmeden önceki memleketi; Mevlânâ Mesnevî 'nin önsözünde onun aslen Urmiyeli olduğunu kaydeder. İlişkili kişi dosyası Hüsâmeddin Çelebi : Hüsâmeddin Çelebi, Mevlânâ’nın en yakın müridi ve halifesi; Mesnevî’nin ortaya çıkmasını teşvik eden, beyitleri yazıya geçiren ve Mevlânâ’dan sonra Konya’daki irşad postunu sürdüren şahsiyettir.Konya · TürkiyeZiyâeddin Vezir TekkesiTâceddin Mu'tezz'in aracılığı ve Mevlânâ'nın desteğiyle şeyh tayin edildiği tekke; karşı çıkanlar olmuştu. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hüsâmeddin Çelebi : Hüsâmeddin Çelebi, Mevlânâ’nın en yakın müridi ve halifesi; Mesnevî’nin ortaya çıkmasını teşvik eden, beyitleri yazıya geçiren ve Mevlânâ’dan sonra Konya’daki irşad postunu sürdüren şahsiyettir.Bağdat · IrakBağdatŞecere tartışmasındaki adaylardan Vefâiyye kurucusu Tâcülârifîn Ebü'l-Vefâ el-Bağdâdî'nin (ö. 501/1107) şehri. İlişkili kişi dosyası Hüsâmeddin Çelebi : Hüsâmeddin Çelebi, Mevlânâ’nın en yakın müridi ve halifesi; Mesnevî’nin ortaya çıkmasını teşvik eden, beyitleri yazıya geçiren ve Mevlânâ’dan sonra Konya’daki irşad postunu sürdüren şahsiyettir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Ahmed Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn
  2. [2]Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 738-739
  3. [3]Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 759
  4. [4]Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 751-752
  5. [5]Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 769-770
  6. [6]Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn, II, 754-758
  7. [7]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hüsâmeddin Çelebi”, c. 18, s. 512
  8. [8]Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn
  9. [9]Mesnevî, I. cilt önsözü
  10. [10]Mesnevî, IV, 1
  11. [11]Konya Yûsuf Ağa Ktp., nr. 5547
  12. [12]TDV İslâm Ansiklopedisi: Mevleviyye, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Sultan Veled, Ulu Ârif Çelebi, Mesnevîhân, Mevlevîhâne maddeleri; Sefîne-i Evliyâ; mevcut Mevleviyye ve musiki kaynak paketi
  13. [13]Kişi kartı kaynak paketi — Hüsâmeddin Çelebi
Ortak kaynak kataloğunu aç →