HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı, irşadı ve eserleri
Hz. Mevlânâ’nın veled-i büzürg-vârı ve masdar-ı âsâr-ı esrârı olup, Hüsameddîn
Çelebi hazretlerinden sonra makâm-ı irşâda kadem-zen olmuştur. Müşârünileyh hazretleri
cezebât-ı ilâhîyye ile ekser evkâtta vâlih ü hayrânı idi. Hâlât-ı galebât-ı şevk u cezbeden
müstağrak idi. Keyfiyyet-i câm-ı aşktan, mestâne-sıfat idi. Tarîk-ı tasavvufta bir kaç eser-i
manzûmu vardır. Veled-nâme’si meşhûrdur, Rebâb-nâme ismindeki eseri mühimdir. Bu
Rebâb-nâme, edebiyyât-ı Osmâniyye nokta-i nazarından hâiz-i ehemmiyyet âsâr-ı
âliyedendir. Hz. Mevlânâ hakkındaki medhiyyenin mukaddimesi teberrüken nakl olundu:
Mevlânâ’dır evliyâ kutbu bilenin
Ne kim ol buyursa anı kılanın
Tanrı’dan rahmetdir anın sözleri
Körler okursa açıla gözleri
Ya'nî, "Hz. Mevlânâ evliyâ kutbudur. Biliniz, ol ne kim, buyurduysa, onu, gûş-ı
kabûle alıp, emrini tutunuz. Hak’tan rahmet olan sözlerini körler okursa gözleri açılır."
demektir.
Dîvan-ı hakîkat-beyânları dahi, tercümân-ı lisân-ı gayb ve vâridât-ı ilhâm-ı bî-
raybdır. Eş’ârı, hem âşıkâne, hem muhakkıkânedir. Rumca şiirleri dahi olduğu menkûldür.
Vâlid-i a’zamlarının nısf-ı Divân-ı Kebîr’i kadar, İbtidâ-nâme, İntihâ-nâme’leri de
ma’rûftur. Ma’ârif nâmında, hakâyıka müteallik bir eser-i mensûrları vardır.
Türkmen lisânı üzere eş’ârından numûne:
Senin evin bu gice dutdu
Ânınçün içinde ay düşdü
Karannu kalmaya andaki bu ay
Karannuyu nûr ile taşra yitdi
Ol aya neden dolıcak bellü olur
Kim uğru ev kaldı ya ki gitdi
Ya'nî, "Derûnuna ay işrâk eylemekle, bu gece senin hânen nûra gark oldu. Ol hânede
artık karanlık kalmayacaktır. Zîrâ, bu ay nûr vâsıtasıyla, zulmeti hârice tard eylemiştir.
Hâne, o aydınlıkla dolunca, derûnuna dâhil olan hırsız, hâlâ duruyor mu, yoksa gitmiş
midir, belli olur." demektir.
Sultân Veled hazretleri, eimme-i kirâm ve fukahâ-yı izâmdandır. Konya’da hayli
zamân, neşr-i ulûm buyurup, ba’dehû eser-i pedere ittibâ' etti.
Hicretin 712 senesi Recebinin onuncu (11 Kasım 1312) Perşembe günü doksaniki
yaşında olduğu halde, terk-i hayât-ı müsteâr eylemekle, na’ş-ı mübârekleri, peder-i
mükerremlerinin yanında, makbere-i mahsûsasına defn olunmuş ve cenâze namâzını
meşâhîr-i ulemâdan Şeyh Mecdüddîn-i Aksarâyî kıldırmıştır.
Bir Süleymân-ı himem-tedbîrdir Sultân Veled
Misl-i devr-i Âsaf-âlem-gîrdir Sultân Veled
Müftî-i hayrü’l-halef-takdîrdir Sultân Veled
Ya’ni mahdûm-ı cenâb-ı Pîr’dir Sultân Veled
Hz. Mevlânâ’nın irtihâllerinde, Sultân Veled’in 52 yaşında oldukları anlaşılıyor.
(Kaddesa’llâhu esrârahum)
