Ara
Menü

Ulu Ârif Çelebi

Ulu Ârif Çelebi (8 Zilkade 670 / 6 Haziran 1272, Konya – 24 Zilhicce 719 / 5 Şubat 1320, Konya); Mevlânâ'nın torunu, Sultan Veled'in oğlu. Semâ törenini Sultâniye'ye ilk götüren ve seyahatleriyle Mevleviyye'yi Anadolu ile Batı İran'a yayan çelebi.

Doğum
1272
Vefat
1320
Unvan
Mevlânâ’nın torunu, Mevleviyye’nin Anadolu ve İran’daki teşkilatçı temsilcisi

Doğumu ve adı

8 Zilkade 670'te (6 Haziran 1272) Konya'da doğdu. Annesi, Mevlânâ'nın önde gelen halifelerinden Selâhaddîn-i Zerkûb'un kızı Fâtıma Hatun'dur.

Asıl adı Ferîdûn, lakabı Celâleddin'dir. Bu ad ve lakap ona dedesi tarafından verildi. Yine dedesi onun ayrıca Emîr Ârif unvanı ile tanınmasını istedi ve bu unvan asıl adının yerini aldı.

Ancak sonradan Mevlevîler “emîr” unvanı yerine “ulu” unvanını kullandılar ve böylece daha çok Ulu Ârif Çelebi diye tanındı.

Dedesinin ısrarıyla doğan çocuk

Sultan Veled'in Fâtıma Hatun'dan doğan çocuklarının hepsi öldüğünden Fâtıma Hatun çocuk doğurmaktansa düşürmeyi tercih ediyordu.

Ancak Ârif Çelebi'ye hamile kalınca Mevlânâ ona bu çocuğu düşürmemesini ve bunun için gereken itinayı göstermesini söyledi; çocuk doğunca da onunla yakından ilgilendi.

Öğrenimi ve mizacı

Ârif Çelebi'nin öğrenim durumu ile ilgili bilgi yok denecek kadar azdır. Nitekim müridi Ahmed Eflâkî, onun hakkında oldukça çok ve ayrıntılı bilgi verdiği halde öğrenimi konusunda sadece bir yerde, altı yaşında iken Malatyalı Selâhaddin adlı birinden Kur'an dersi aldığını kaydeder.

Bununla birlikte pek parlak olmasa da divanındaki gazel ve rubâîler onun edebiyat alanında da bilgi edindiğini göstermektedir.

Sultan Veled, oğlunda Mevlânâ'nın davranışlarını gördüğü için ona saygı gösterir ve hatta yanına geldiğinde ayağa kalkmaktan kendini alamazdı.

Mevlânâ'nın Ârif Çelebi'ye aşırı derecede sevgi göstermesi ve onun bu tutumunun gerek ailesi gerekse diğer Mevlevîler'ce saygıyla karşılanması, Ârif Çelebi'nin her türlü hareketinin hoş görülmesine yol açtı. Nitekim bütün hayatı boyunca görülen aşırı davranışları bunu teyit eder niteliktedir.

İlhanlı sarayıyla temas

Hür ve kayıtsız yaşamayı tercih eden Ârif Çelebi, Gāzân Han'ın saltanatının (1295-1304) ilk yıllarında Irâk-ı Acem'i görmek niyetiyle Erzurum üzerinden Tebriz'e gitti. Orada tanıştığı hanın eşi İltirmiş Hatun kendisine intisap etti.

Ârif Çelebi'nin İlhanlı şehzadesi Geyhatu ve Gāzân Han'ın yakınları ile birlikte yolculuk ederken Merend'de Şeyh Cemâleddin İshâk-ı Merendî ile tartışmalarına dair bilgiler, onun bir defa daha Tebriz'e gittiğini göstermektedir.

Sultâniye seferi

Birçok din ve mezhep değiştiren ve sonunda Şiîlik'te karar kılan İlhanlı Hükümdarı Olcaytu Hudâbende (1304-1316), Hz. Peygamber'in kabri yanında gömülü bulunan Hz. Ebû Bekir'in kemiklerini kabrinden çıkarttırıp kaçırtmak istemişti.

Durumu öğrenen Sultan Veled bu teşebbüsü önlemek için Geyhatu'nun hanımı Paşa Hatun ve Gāzân Han'ın hanımı İltirmiş Hatun üzerindeki etkisini düşünerek Ârif Çelebi'yi Tebriz'e göndermeye karar vermişti. Ancak Sultan Veled'in bu kararı ölümünden sonra gerçekleşti.

Ârif Çelebi babasının bu isteğini yerine getirmek üzere 1316'da yola çıktı. İç ve Doğu Anadolu şehirlerinde (Kayseri, Sivas, Bayburt) sekiz dokuz aylık bir süre geçirdikten sonra 8 Zilhicce 716'da (21 Şubat 1317) Sultâniye'ye vardı.

Sultâniye'de bir yıl veya biraz daha fazla bir süre kaldı ve semâ törenini buraya ilk defa o götürmüş oldu.

Vefatı

Sultâniye'den Konya'ya hangi tarihte döndüğü belli değildir. 719 yılı Zilkade ayının son cumasında (11 Ocak 1320) Aksaray'dan Konya'ya döndüğünde hastalandı. Yirmi beş gün hasta yattıktan sonra 24 Zilhicce 719'da (5 Şubat 1320) vefat etti.

Ârif Çelebi ancak babasının ısrarları karşısında evlenmeye razı olmuş, sonunda adını bilmediğimiz bir hanımla evlenmiş, bu hanımdan Emîr Âdil ve Emîr Âbid çelebiler doğmuştur.

Mevleviyye'ye katkısı

Mevleviyye tarikatının yayılmasında büyük rolü olan Ârif Çelebi, gençliğinden itibaren daha çok dedesinin itibarına dayanan büyüklük ruhu ile Mevlevîler'e karşı olanlarla sert bir şekilde mücadele etmekten çekinmedi. Ne var ki onun bu tutumu karşısındakilere korku vermiş ve gittiği her yerde bazı olaylara yol açmıştır.

Ârif Çelebi'nin seyahat tutkusu bir yandan Mevlevîliğin Anadolu ve Batı İran'da yayılmasına yardım etmiş, öte yandan Menâkıbü'l-ârifîn'in sekizinci bölümünü ona ayıran müridi Ahmed Eflâkî'nin dolaylı olarak bu bölgelerin tarihî, dinî ve sosyal hayatı hakkında bilgi vermesine vesile olmuştur.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Düşürülmesi önlenen çocuk

Mevlânâ'nın gelinine ricası.

Metni gösterMetni daralt

Sultan Veled'in Fâtıma Hatun'dan doğan çocuklarının hepsi öldüğünden Fâtıma Hatun çocuk doğurmaktansa düşürmeyi tercih ediyordu.

Ancak Ârif Çelebi'ye hamile kalınca Mevlânâ ona bu çocuğu düşürmemesini ve bunun için gereken itinayı göstermesini söyledi; çocuk doğunca da onunla yakından ilgilendi.

Çerçeve. Fâtıma Hatun, Mevlânâ'nın halifesi Selâhaddîn-i Zerkûb'un kızıdır; Mevlânâ hem kayınpederinin torunu hem kendi torunu olan bu çocuğun doğmasını istemiştir. Adı da lakabı da ona dedesi tarafından verilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hoş görülen taşkınlıklar

Dedesinin sevgisinin sonucu.

Metni gösterMetni daralt

Mevlânâ'nın Ârif Çelebi'ye aşırı derecede sevgi göstermesi ve onun bu tutumunun gerek ailesi gerekse diğer Mevlevîler'ce saygıyla karşılanması, Ârif Çelebi'nin her türlü hareketinin hoş görülmesine yol açtı.

Nitekim bütün hayatı boyunca görülen aşırı davranışları bunu teyit eder niteliktedir.

Sultan Veled, oğlunda Mevlânâ'nın davranışlarını gördüğü için ona saygı gösterir ve hatta yanına geldiğinde ayağa kalkmaktan kendini alamazdı.

Çerçeve. Kaynağın hükmü açıkça eleştireldir; menâkıb geleneğinin kerâmete çevirdiği davranışları bir mizaç meselesi olarak koyar. Babasının oğlu karşısında ayağa kalkması da aynı ölçüsüzlüğün bir yüzüdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hz. Ebû Bekir'in kabri için yapılan yolculuk

Olcaytu'nun teşebbüsü ve Sultan Veled'in vasiyeti.

Metni gösterMetni daralt

Birçok din ve mezhep değiştiren ve sonunda Şiîlik'te karar kılan İlhanlı Hükümdarı Olcaytu Hudâbende (1304-1316), Hz. Peygamber'in kabri yanında gömülü bulunan Hz. Ebû Bekir'in kemiklerini kabrinden çıkarttırıp kaçırtmak istemişti.

Durumu öğrenen Sultan Veled bu teşebbüsü önlemek için Geyhatu'nun hanımı Paşa Hatun ve Gāzân Han'ın hanımı İltirmiş Hatun üzerindeki etkisini düşünerek Ârif Çelebi'yi Tebriz'e göndermeye karar vermişti. Ancak Sultan Veled'in bu kararı ölümünden sonra gerçekleşti.

Ârif Çelebi babasının bu isteğini yerine getirmek üzere 1316'da yola çıktı.

Çerçeve. Bir tarikat mensubunun İlhanlı sarayına gönderilme sebebinin, saraydaki hatunlar üzerindeki nüfuzu olması dikkat çekicidir: Gāzân Han'ın eşi İltirmiş Hatun kendisine intisap etmişti. Olcaytu, Ârif Çelebi Sultâniye'ye vardığı 1316'da zaten vefat etmiş bulunuyordu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Semâı Sultâniye'ye götürmek

Bir törenin İran'a taşınması.

Metni gösterMetni daralt

8 Zilhicce 716'da (21 Şubat 1317) Sultâniye'ye vardı.

Sultâniye'de bir yıl veya biraz daha fazla bir süre kaldı ve semâ törenini buraya ilk defa o götürmüş oldu.

Çerçeve. Sultâniye, Olcaytu'nun kurduğu İlhanlı başşehridir. Konya'da şekillenen Mevlevî semâının bir imparatorluk başşehrinde icra edilmesi, tarikatın Anadolu dışına ilk kurumsal açılımıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Evlenmeye zor razı olmak

Babasının ısrarı.

Metni gösterMetni daralt

Ârif Çelebi ancak babasının ısrarları karşısında evlenmeye razı olmuş, sonunda adını bilmediğimiz bir hanımla evlenmiş, bu hanımdan Emîr Âdil ve Emîr Âbid çelebiler doğmuştur.

Çerçeve. Mevlevîlikte çelebilik makamı Mevlânâ soyundan yürür; bu iki oğul, silsilenin devamını sağlamıştır. Kendisinin doğumu da bir ısrarın sonucudur — dedesinin ısrarı olmasa doğmayacaktı, babasının ısrarı olmasa çocuğu olmayacaktı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
BİYOGRAFİK KAYIT

Konya'ya dönüşte hastalanmak

Yirmi beş günlük son hastalık.

Metni gösterMetni daralt

Sultâniye'den Konya'ya hangi tarihte döndüğü belli değildir.

719 yılı Zilkade ayının son cumasında (11 Ocak 1320) Aksaray'dan Konya'ya döndüğünde hastalandı. Yirmi beş gün hasta yattıktan sonra 24 Zilhicce 719'da (5 Şubat 1320) vefat etti.

Çerçeve. Kırk sekiz yaşındadır; ömrünün son beş yılı yollarda geçmiştir. Konya'da Mevlânâ Türbesi'nde dedesinin ve babasının yanına defnedilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Rubâîleri ve divanı

Dedesine nazîreler.

Metni gösterMetni daralt

Orta derecede bir şair olan Ârif Çelebi, dedesininkilere nazîre olarak yazdığı tasavvufî rubâî ve gazelleriyle tanınır.

Rubâîlerini Ulu Ârif Çelebi'nin Rubaileri adıyla neşreden (İstanbul 1949) Feridun Nafiz Uzluk'un verdiği bilgilere göre Ârif Çelebi'nin Farsça bir divanı vardır.

Millet Kütüphanesi'nde bulunan (Pertev Paşa, nr. 157) Menâkıbü'l-ârifîn nüshasında bir mersiye ile seksen iki gazel ve rubâîsi yer almaktadır (vr. 176a-217a).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
ESER / METİN

Menâkıbü'l-ârifîn'deki yeri

Eflâkî'nin sekizinci bölümü.

Metni gösterMetni daralt

Müridi Ahmed Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn'in sekizinci bölümünü ona ayırmıştır.

Eflâkî onun hakkında oldukça çok ve ayrıntılı bilgi verdiği halde öğrenimi konusunda sadece bir yerde, altı yaşında iken Malatyalı Selâhaddin adlı birinden Kur'an dersi aldığını kaydeder.

Çerçeve. Hakkında bilinenlerin neredeyse tamamı bu tek eserden gelir; bu da kaynağın seçtiklerine bağlı bir portre demektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ahmed Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Çelebilik

Mevlevîlikte soy ile makam.

Metni gösterMetni daralt

Mevleviyye'de tarikatın başı, Mevlânâ soyundan gelen çelebidir; Konya'daki âsitâne bütün mevlevîhânelerin merkezidir.

Sonradan Mevlevîler “emîr” unvanı yerine “ulu” unvanını kullandılar ve böylece daha çok Ulu Ârif Çelebi diye tanındı.

Çerçeve. Ârif Çelebi, Mevlânâ → Sultan Veled → Ârif Çelebi çizgisinin üçüncü halkasıdır; onun iki oğlu Emîr Âdil ve Emîr Âbid ile makam devam etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
KAVRAM

Seyahatin tarihî kazancı

Menâkıbü'l-ârifîn'in coğrafyası.

Metni gösterMetni daralt

Ârif Çelebi'nin seyahat tutkusu bir yandan Mevlevîliğin Anadolu ve Batı İran'da yayılmasına yardım etmiş, öte yandan Menâkıbü'l-ârifîn'in sekizinci bölümünü ona ayıran müridi Ahmed Eflâkî'nin dolaylı olarak bu bölgelerin tarihî, dinî ve sosyal hayatı hakkında bilgi vermesine vesile olmuştur.

Nitekim bu vesile ile Batı Anadolu'da Menteşe Beyliği (Milas, Çine vb.), Afyonkarahisar, Lâdik (Denizli), Eğridir ve Tavas; Güney Anadolu'da Antakya, Alanya; İç Anadolu'da Akşehir, Amasya, Akdağmadeni, Tokat, Kayseri, Sivas; Doğu Anadolu'da Erzurum, Bayburt ve Ahlat gibi şehirler, Germiyanlılar, Sâhib Ataoğulları ve bunların yöneticilerine dair az da olsa önemli bilgiler elde edilebilmektedir.

Çerçeve. Bir menâkıbnâme, beylikler devri Anadolu'sunun en zengin sosyal tarih kaynaklarından biri hâline gelmiştir — hem de anlatmak istediği şey yüzünden değil, anlatırken kaydettikleri yüzünden.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
KAVRAM

İlhanlı hatunlarının intisabı

Saraydaki kadınlar üzerinden nüfuz.

Metni gösterMetni daralt

Gāzân Han'ın saltanatının (1295-1304) ilk yıllarında Irâk-ı Acem'i görmek niyetiyle Erzurum üzerinden Tebriz'e gitti. Orada tanıştığı hanın eşi İltirmiş Hatun kendisine intisap etti.

Sultan Veled'in hesabı da buna dayanır: Geyhatu'nun hanımı Paşa Hatun ve Gāzân Han'ın hanımı İltirmiş Hatun üzerindeki etkisi.

Çerçeve. Moğol-İlhanlı siyasetinde hatunların ağırlığı bilinen bir husustur; Mevlevîliğin İran'a açılmasında bu kanal belirleyici olmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.
KAVRAM

Mücadeleci mizaç

Tarikatı savunmanın bedeli.

Metni gösterMetni daralt

Mevleviyye tarikatının yayılmasında büyük rolü olan Ârif Çelebi, gençliğinden itibaren daha çok dedesinin itibarına dayanan büyüklük ruhu ile Mevlevîler'e karşı olanlarla sert bir şekilde mücadele etmekten çekinmedi.

Ne var ki onun bu tutumu karşısındakilere korku vermiş ve gittiği her yerde bazı olaylara yol açmıştır.

Merend'de Şeyh Cemâleddin İshâk-ı Merendî ile tartışmaları bunun örneklerindendir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Konya · TürkiyeMevlânâ Türbesi8 Zilkade 670'te (6 Haziran 1272) doğduğu ve 24 Zilhicce 719'da (5 Şubat 1320) vefat ettiği şehirdeki âsitâne; dedesi Mevlânâ ve babası Sultan Veled ile aynı türbededir. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.Soltaniyeh · İranSultâniye8 Zilhicce 716'da (21 Şubat 1317) vardığı ve bir yıldan fazla kaldığı İlhanlı başşehri; semâ törenini buraya ilk defa o götürmüştür. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.Tebriz · İranTebrizGāzân Han döneminin ilk yıllarında Erzurum üzerinden gittiği ve hanın eşi İltirmiş Hatun'un kendisine intisap ettiği şehir; en az iki defa gitmiştir. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.Marand · İranMerendİlhanlı şehzadesi Geyhatu ve Gāzân Han'ın yakınlarıyla yolculuk ederken Şeyh Cemâleddin İshâk-ı Merendî ile tartıştığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.Sivas · TürkiyeSivas1316'da Sultâniye'ye giderken Kayseri ve Bayburt ile birlikte sekiz dokuz ay geçirdiği İç ve Doğu Anadolu şehirlerinden. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.Bayburt · TürkiyeBayburtSultâniye yolculuğunda uzun süre kaldığı Doğu Anadolu şehirlerinden; Menâkıbü'l-ârifîn'in bölge hakkındaki kayıtları bu seyahatlerden gelir. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.Aksaray · TürkiyeAksaray719 Zilkade ayının son cumasında (11 Ocak 1320) Konya'ya döndüğü son durak; dönüşünde hastalanıp yirmi beş gün sonra vefat etmiştir. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.Denizli · TürkiyeLâdik (Denizli)Seyahatleri sayesinde Menâkıbü'l-ârifîn'e kaydı düşen Batı Anadolu merkezlerinden; Menteşe Beyliği, Afyonkarahisar, Eğridir ve Tavas ile birlikte anılır. İlişkili kişi dosyası Ulu Ârif Çelebi : Ulu Ârif Çelebi, Sultan Veled’den sonra çelebilik makamına geçen; uzun seyahatleri, beylerle kurduğu ilişkiler ve halife ağıyla Mevleviyye’nin Konya dışındaki yayılışını hızlandıran isimdir.Kütahya · TürkiyeKütahya Ergûniye MevlevîhânesiTarihî işlev Kütahya'daki Ergûniye merkezi, Germiyan coğrafyasındaki erken Mevlevî yayılışı ile Mevlânâ soyundan gelen post çevresini birleştirir. İlişki ağı Bu merkez yalnız semâ yapılan yapı olarak değil; post, Mesnevî dersi, musiki meşki, matbah hizmeti, misafirlik ve şehirler arası derviş dolaşımıyla Mevleviyye ağının bir düğümüdür. Harita notu Kesin tarihî parsel ve yapı izi ayrıca doğrulanmadan yaklaşık koordinat üretilmemiştir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ârif Çelebi”, c. 3
  2. [2]Ahmed Eflâkî, Menâkıbü'l-ârifîn
  3. [3]TDV İslâm Ansiklopedisi: Mevleviyye, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Sultan Veled, Ulu Ârif Çelebi, Mesnevîhân, Mevlevîhâne maddeleri; Sefîne-i Evliyâ; mevcut Mevleviyye ve musiki kaynak paketi
  4. [4]Kişi kartı kaynak paketi — Ulu Ârif Çelebi
Ortak kaynak kataloğunu aç →