HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Buhara'dan Anadolu'ya
Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî, Uşşâkîzâde aile kayıtlarına göre Buhara'da doğdu. Babasının adı Hacı Teberrük'tür. Doğum yılı kesin değildir; XV. yüzyılın sonları için yapılan tarihlendirme bir tahmindir. İlk dinî bilgilerini ticaretle uğraşan babasından aldı; onun ölümünden sonra bir süre aile mesleğini sürdürdü.
Ticaretten tasavvuf yoluna
Gelenek içi anlatı, gördüğü bir rüyanın ardından kendisine kalan mirası kardeşine bırakarak tasavvufa yöneldiğini aktarır. Anadolu'ya geçti ve Uşak'ta Halvetî şeyhlerinden Emîr Ahmed-i Semerkandî'ye intisap etti. Uşak'taki uzun irşad dönemi, kendisine nispet edilen Uşşâkiyye adının şehir adıyla da birleştiği tarihî zemindir.
Manisa anlatısı ve III. Murad
Zeyl-i Şakāik'ta, henüz Manisa şehzadesi olan III. Murad'ın tahta çıkışı için dua istemek üzere bir elçi gönderdiği; şeyhin mektup kendisine ulaşmadan şehzadenin İstanbul'a hareket etmesini söylediği anlatılır. Bu bölüm menkıbevî haber niteliğindedir. III. Murad'ın Ramazan 982/Aralık 1574'te tahta çıkması ise tarihî kronolojinin sabit noktasıdır.
İstanbul'a davet ve Kasımpaşa âsitânesi
Tahta çıkıştan sonra İstanbul'a davet edilen Hüsâmeddin Uşşâkî önce Aksaray'da kendisine tahsis edilen konağa yerleşti. Ziyaretçilerin çoğalması üzerine Uşak'a dönmek istedi; kaynak, padişahın bu talebi kabul etmeyip Kasımpaşa'da onun için bir tekke yaptırdığını bildirir. Bu merkez daha sonra Uşşâkiyye'nin âsitânesi ve pîr evi oldu.
İrşad çevresi ve yolun teşekkülü
Hüsâmeddin Uşşâkî'nin tarihî önemi yalnız bir tekkenin ilk şeyhi olmasından ibaret değildir. Buhara, Uşak ve İstanbul arasında kurulan hayat güzergâhı; Halvetî terbiyenin yeni bir nispet, şehir çevresi ve irşad ağı kazanmasını temsil eder. Uşşâkiyye bu sebeple Halvetiyye içindeki tarihî kollardan biri olarak okunmalıdır.
Vefatı ve pîr evine defni
Hac dönüşünde Konya'da vefat etti. Naaşı İstanbul'a getirildi ve Kasımpaşa'da kurduğu âsitâneye defnedildi. Vefat yılı kaynaklarda 1001/1592-93 olarak verilir; miladî karşılık gün ve ay bilinmediği için tek bir güne indirgenmez.
Ailesi ve ilmiye ağı
Mustafa, Abdülaziz ve Abdürrahim adlı üç oğlu ilmiye sınıfına girdi; medreselerde müderrislik ve çeşitli şehirlerde kadılık yaptı. Böylece Hüsâmeddin Uşşâkî'nin çevresi yalnız tekke silsilesiyle değil, Osmanlı ilmiye hayatına uzanan bir aile ağıyla da devam etti. Oğullarının meslekleri onların otomatik olarak tarikat şeyhi sayıldığı anlamına gelmez.
Kaynakları nasıl okumalı?
Hayatının ana güzergâhı, tekke kuruluşu, ailesi ve defin yeri biyografik-tarihî katmandır. Rüya ve tahta çıkışı önceden bildirme anlatısı ise geleneğin onu nasıl hatırladığını gösteren menkıbe katmanında tutulur. Kesin olmayan doğum tarihi ve yüz yaşını aşan ömür hesapları tahmin olarak belirtilir.