Ara
Menü

Hoca Ahmed Yesevî

Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Türkistan bozkırlarında hece vezniyle söylediği “hikmet”lerle İslâm'ı Türklere kendi dilinde anlatan Yeseviyye pîri; tarihî şahsiyetine dair vesikalar az, buna karşılık tesiri Orta Asya Türk dünyasında eşsizdir.

Vefat
1166
Unvan
Pîr-i Türkistan; Yeseviyye yolunun kurucu pîri ve hikmet geleneğinin merkez şahsiyeti
Temalar
Pîr-i Türkistan, hikmet, Dîvân-ı Hikmet, Türkçe irşad, Arslan Baba, Yûsuf el-Hemedânî, cehrî zikir, halvet, hizmet, halifeler, Yesi, Türkistan

Kaynaklar hakkında

Ahmed Yesevî'nin tarihî şahsiyetine dair vesikalar azdır; mevcut olanlar da menkıbelerle karışmış hâldedir. Bunlardan sağlam bir neticeye varmak oldukça güç, bazı hususlarda imkânsızdır.

Buna rağmen “hikmet”lerinden, tarihî kaynaklardan ve menâkıbnâmelerden elde edilecek bilgiler — menkıbevî de olsa — hayatı, şahsiyeti ve tesiri hakkında bir fikir verir. Kart bu ayrımı gözeterek yazılmıştır.

Doğumu

Batı Türkistan'da Çimkent'in doğusunda, Karasu üzerindeki Sayram kasabasında doğdu; İspîcâb veya Akşehir adıyla da anılan bu kasaba eskiden beri önemli bir yerleşme merkeziydi. Bazı kaynaklar doğum yeri olarak Yesi'yi (bugünkü Türkistan şehri) gösterir.

Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Yûsuf el-Hemedânî'ye (ö. 535/1140) intisabı ve onun halifelerinden oluşu dikkate alınırsa XI. yüzyılın ikinci yarısında dünyaya geldiği söylenebilir.

Babası, kerametleri ve menkıbeleriyle tanınan ve Hz. Ali soyundan geldiği kabul edilen Şeyh İbrâhim; annesi onun halifelerinden Mûsâ Şeyh'in kızı Ayşe Hatun'dur. Önce annesini, ardından babasını kaybetti; kısa süre sonra ablası Gevher Şehnaz kardeşini yanına alarak Yesi'ye gidip oraya yerleşti.

Arslan Baba

Tahsiline Yesi'de başladı; küçük yaşına rağmen birtakım tecellîlere mazhar olması ve beklenmeyen fevkalâdelikler göstermesiyle çevresinin dikkatini çekti.

Menkıbelere göre yedi yaşında Hızır'ın delâletine nâil oldu ve Yesi'de Arslan Baba'ya intisap edip feyiz almaya başladı. Yine menkıbeye göre ashaptan olan Arslan Baba'nın Yesi'ye gelip onu bulması ve Hz. Peygamber'in kendisine teslim ettiği emaneti vermesi, Hz. Peygamber'in mânevî bir işaretine dayanır. Arslan Baba'nın terbiyesiyle kısa zamanda mertebeler aştı ve şöhreti yayıldı; fakat aynı yıl veya ertesi yıl Arslan Baba vefat etti.

Buhara ve irşad postu

Bir müddet sonra dönemin önemli İslâm merkezlerinden Buhara'ya gitti ve devrin önde gelen âlim ve mutasavvıflarından Yûsuf el-Hemedânî'ye intisap etti.

Hemedânî'nin vefatı üzerine irşad mevkiine önce Hâce Abdullah-ı Berakī, onun ardından Şeyh Hasan-ı Endakī geçti. 1160'ta Hasan-ı Endakī'nin de vefatıyla Ahmed Yesevî irşad postuna oturdu. Bir müddet sonra, vaktiyle şeyhi Yûsuf el-Hemedânî'nin verdiği bir işaret üzerine irşad makamını Abdülhâlik-ı Gucdüvânî'ye bırakarak Yesi'ye döndü ve vefatına (562/1166) kadar burada irşada devam etti.

Çilehâne

Altmış üç yaşına geldiğinde geleneğe uyarak tekkesinin avlusunda müridlerine bir çilehâne hazırlattı ve vefatına kadar burada ibadet ve riyâzetle meşgul oldu.

Çilehânede ne kadar kaldığı belli değildir; fakat ölünceye kadar buradan çıkmadığı ve hücrede vefat ettiği muhakkaktır. Doğum tarihi bilinmediğinden kaç yıl yaşadığı konusunda da kesin bir şey söylenemez.

Adı

Sayram'da İmam Muhammed b. Ali neslinden gelenlere hâce denildiği gibi onlara bağlı olanlara da aynı isim veriliyordu. Ahmed Yesevî de bu silsileye bağlı olduğu için Hâce Ahmed, Hâce Ahmed Yesevî, Kul Hâce Ahmed şekillerinde anılır.

Timur'un türbesi

Kerametlerinin vefatından sonra da devam ettiği ileri sürülür: rivayete göre kendisinden çok sonra yaşayan Timur'un rüyasına girip ona zafer müjdesi verdi. Timur zafere erişince, Türkistan ve Kırgız bozkırlarında şöhreti iyice yayılmış olan Yesevî'nin kabrini ziyaret için Yesi'ye geldi ve kabrin üstüne, devrin mimari şaheserlerinden bir türbe yapılmasını emretti. Birkaç yıl içinde inşaat tamamlandı; yapı camii ve dergâhıyla bir külliye hâlini aldı.

Türbe civarına gömülmek bozkır göçebeleri için ayrı bir değer taşır: birçok kişi daha hayattayken türbe civarında toprak satın alıp kabrini hazırlar; hatta kışın ölen bir kimse keçeye sarılıp ağaca asılır ve bahara kadar bekletilir, bahar gelince götürülüp türbe civarına defnedilir. Bu gelenek, onun Orta Asya Türklüğü üzerindeki tesirini açıkça gösterir.

Ailesi

Rivayete göre İbrâhim adında bir oğlu olmuş, fakat kendisi hayattayken vefat etmiştir. Gevher Şehnaz ve Gevher Hoşnaz adlarında iki kızı dünyaya gelmiş; soyu Gevher Şehnaz vasıtasıyla devam etmiştir.

Türkistan, Mâverâünnehir ve diğer Orta Asya bölgelerinde olduğu gibi Anadolu'da da kendilerini onun neslinden sayan pek çok ünlü şahsiyet çıkmıştır: Semerkantlı Şeyh Zekeriyyâ, Üsküplü Şair Ata ve Evliya Çelebi bunlar arasındadır.

Dönemi

Yesi'de irşada başladığı sıralarda Türkistan ve Yedisu havalisinde kuvvetli bir İslâmlaşma ile birlikte yaygın tasavvuf hareketleri vardı; medreselerin yanında kurulan tekkeler bu cereyanın merkezleriydi. Aynı yıllarda Sultan Sencer vefat etmiş (1157), Hârizmşahlar kuvvetli bir İslâm devleti hâline gelmeye başlamıştı.

Bu şartlarda Ahmed Yesevî, Taşkent ve Siriderya yöresinde, Seyhun'un ötesindeki bozkırlarda yaşayan göçebe Türkler arasında kuvvetli nüfuz sahibi oldu. Etrafında hem yerli halk hem yarı göçebe köylüler toplanıyordu.

Hikmet

İslâmî ilimlere vâkıf, Arapça ve Farsça bilen Ahmed Yesevî, çevresindekilere İslâm'ın esaslarını, şeriat hükümlerini ve tarikatının âdâbını öğretmek için sade bir dille, halk edebiyatından alınma şekillerle ve hece vezninde manzumeler söylüyordu. “Hikmet” adı verilen bu manzumeler dervişleri vasıtasıyla en uzak Türk topluluklarına kadar ulaştırılıyordu.

Hikmetlerin muhtevası hayatı hakkında da bilgi verir; ancak bunların tarihî hakikatlere ne derece uygun olduğunu tesbit etmek güçtür. Yine de tahsiline, sülûküne ve ulaştığı makamlara dair açıklamalar getirmesi bakımından değerlidir.

Halifeleri

Rivayete göre on iki bini kendi muhitinde, doksan dokuz bini uzak ülkelerde müridi ve hayattayken tayin ettiği pek çok halifesi vardı.

İlk halifesi Arslan Baba'nın oğlu Mansûr Ata'dır; ondan sonra sırasıyla oğlu Abdülmelik Ata, torunu Tâc Hâce ve Zengi Ata irşad mevkiine geçti. İkinci halifesi Hârizmli Saîd Ata, üçüncüsü ise Yesevî tarzındaki hikmetleri ve menkıbeleriyle Türkler arasında büyük şöhret kazanan Süleyman Hakîm Ata'dır; Hârizm'de yerleşip irşad etmiş, 1186'da vefat edince Akkurgan'a defnedilmiştir.

Hakîm Ata'nın en meşhur müridi Zengi Ata; onun müridleri ise Uzun Hasan Ata, Seyyid Ata, Sadr Ata ve Bedr Ata'dır. Yeseviyye silsilesi bilhassa Seyyid Ata ile Sadr Ata'dan gelir.

Şeriat ve tarikat

Mürşidi gibi Hanefî bir âlimdir; kuvvetli bir medrese tahsili görmüş, din ilimleri yanında tasavvufu da iyice öğrenmiştir. Bununla birlikte belli bir sahada kalmayıp inandıklarını ve öğrendiklerini çevresindeki yerli halka ve göçebe köylülere anlayabilecekleri bir dil ve alıştıkları şekillerle aktarmaya çalışmıştır.

Başlıca gayesi İslâmiyet'i Türklere sevdirmek, Ehl-i sünnet akîdesini yaymak ve yerleştirmekti. Bu öğreticilik vasfı sebebiyle hikmetleri bazılarınca lirizmden uzak ve sanat endişesi taşımadan söylenmiş şiirler olarak kabul edilmiştir.

Şeriat ile tarikatı kolayca telif etmesi, Yesevîliğin Sünnî Türkler arasında süratle yayılıp yerleşmesinin ve sonradan ortaya çıkan birçok tarikata tesir etmesinin başlıca sebebidir.

Yeri

Edebî şahsiyetinden ziyade fikrî şahsiyetiyle, tarihî hayatından ziyade menkıbevî hayatıyla Orta Asya Türk dünyasının en büyük ismidir. Onun gibi geniş bir sahada ve asırlarca tesirini sürdürebilmiş başka bir şahsiyet göstermek mümkün değildir.

COĞRAFÎ HAFIZA12 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi12 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç9 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Arslan Baba'nın getirdiği emanet

Ashaptan bir zatın Yesi'ye gelip onu bulması.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Menkıbeye göre yedi yaşında Hızır'ın delâletine nâil olan Ahmed Yesevî, Yesi'de Arslan Baba'ya intisap edip feyiz almaya başladı.

Anlatının çekirdeği şudur: ashaptan olan Arslan Baba'nın Yesi'ye gelerek onu bulması ve Hz. Peygamber'in kendisine teslim ettiği emaneti vermesi, Hz. Peygamber'in mânevî bir işaretine dayanır.

Çerçeve. Terbiyesiyle kısa zamanda mertebeler aştı ve şöhreti yayıldı; fakat aynı yıl veya ertesi yıl Arslan Baba vefat etti. Menkıbe, Yeseviyye'yi doğrudan Hz. Peygamber'e bağlayan bir zincir kurar.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Yesevî menâkıbnâmeleri; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Timur'un rüyası

Zafer müjdesi ve karşılığında yapılan külliye.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Rivayete göre kendisinden çok sonra yaşayan Timur'un rüyasına girip ona zafer müjdesi verdi. Timur zafere erişince Yesi'ye gelip kabrini ziyaret etti ve üstüne devrin mimari şaheserlerinden bir türbe yapılmasını emretti; birkaç yılda cami ve dergâhıyla bir külliye ortaya çıktı.

Çerçeve. Menkıbenin ürünü bugün ayakta duran bir yapıdır. Timur'un bu ölçekte bir inşaya girişmesi, XIV. yüzyıl sonunda Yesevî'nin bozkırdaki mânevî ağırlığının siyasî değerini de gösterir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161.

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Postu Gucdüvânî'ye bırakması

İrşad makamından çekilip Yesi'ye dönmesi.

Metni gösterMetni daralt

1160'ta Hasan-ı Endakī'nin vefatıyla Buhara'da irşad postuna oturdu. Bir müddet sonra, vaktiyle şeyhi Yûsuf el-Hemedânî'nin verdiği bir işaret üzerine irşad makamını Abdülhâlik-ı Gucdüvânî'ye bırakarak Yesi'ye döndü.

Çerçeve. Bu tercih Orta Asya tasavvuf tarihinin çatalıdır: Buhara'da kalan hat Hâcegân → Nakşibendiyye, Yesi'ye dönen hat Yeseviyye olarak yürüyecektir. İki büyük yolun ayrıldığı an bir devir teslimdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161.
BİYOGRAFİK KAYIT

Altmış üç yaşındaki çilehâne

Ölünceye kadar çıkmadığı hücre.

Metni gösterMetni daralt

Altmış üç yaşına geldiğinde geleneğe uyarak tekkesinin avlusunda müridlerine bir çilehâne hazırlattı ve vefatına kadar burada ibadet ve riyâzetle meşgul oldu.

Çilehânede ne kadar kaldığı belli değildir; fakat ölünceye kadar buradan çıkmadığı ve hücrede vefat ettiği muhakkaktır.

Çerçeve. Altmış üç, Hz. Peygamber'in ömrüdür; “geleneğe uymak” bu yaştan sonra yeryüzü hayatından çekilmeyi ifade eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161.
BİYOGRAFİK KAYIT

Ağaçta bekletilen ölüler

Türbe civarına gömülmek için baharı beklemek.

Metni gösterMetni daralt

Türbe civarına gömülmek bozkır göçebeleri için ayrı bir değer taşır: birçok kişi daha hayattayken türbe civarında toprak satın alıp kabrini hazırlar.

Daha çarpıcısı şudur: kışın ölen bir kimse keçeye sarılarak ağaca asılır ve bahara kadar bekletilir; bahar gelince götürülüp Ahmed Yesevî'nin türbesi civarına defnedilir.

Çerçeve. Kaynak bu geleneği, onun Orta Asya Türklüğü üzerinde ne derece tesirli olduğunun açık delili sayar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kendini onun neslinden sayanlar

Anadolu'ya kadar uzanan nesep iddiaları — Evliya Çelebi dahil.

Metni gösterMetni daralt

Oğlu İbrâhim kendisi hayattayken vefat etmiş, soyu kızı Gevher Şehnaz vasıtasıyla devam etmiştir.

Türkistan ve Mâverâünnehir'de olduğu gibi Anadolu'da da kendilerini onun neslinden sayan pek çok ünlü şahsiyet çıkmıştır: Semerkantlı Şeyh Zekeriyyâ, Üsküplü Şair Ata ve Evliya Çelebi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Dîvân-ı Hikmet

Hikmetlerini toplayan mecmua; nüshaları birbirinden çok farklı.

Metni gösterMetni daralt

Hikmetlerini içine alan mecmuanın adıdır. Nüshalarının muhteva ve dil bakımından önemli farklılıklar göstermesi, bunların farklı şahıslar tarafından değişik yerlerde meydana getirildiğini açıkça gösterir.

Bir kısmı kaybolan veya zamanla değişen hikmetler derlenirken araya aynı ruh ve ifadedeki yeni hikmetler ilâve edilmiş, böylece gittikçe aslından uzaklaşılmıştır.

Kaynağın hükmü dengelidir: kime ait olursa olsun bütün hikmetlerin temelinde Ahmed Yesevî'nin inanç ve düşünceleri ile tarikatının esasları bulunur; ve bunlar Türkler arasında bir düşünce birliğinin teşekkülü bakımından çok önemlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Dîvân-ı Hikmet (Taşkent 1312; Kazan 1311 baskıları).
TARİHÎ KAYIT

Fakrnâme

Ona nisbet edilen, fakat sonradan yazıldığı anlaşılan mukaddime.

Metni gösterMetni daralt

Dîvân-ı Hikmet'in Taşkent ve bazı Kazan baskılarında yer alan mensur metindir; müstakil bir risâleden çok divanın mensur bir mukaddimesi durumundadır.

Dîvân-ı Hikmet yazmalarının hiçbirinde bulunmaması, onun Ahmed Yesevî tarafından kaleme alınmadığını, daha sonra divanı tertip edenler tarafından yazılıp esere dahil edildiğini gösterir. Metnin dil hususiyetleri üzerine geniş bir incelemeyle birlikte Kemal Eraslan tarafından yayımlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Kemal Eraslan, TDED, XXII, s. 45-120.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Hikmet

Hece vezniyle, halk şiiri biçimlerinde söylenen öğretici manzume.

Metni gösterMetni daralt

Çevresindekilere İslâm'ın esaslarını, şeriat hükümlerini ve tarikatının âdâbını öğretmek için sade bir dille, halk edebiyatından alınma şekillerle ve hece vezninde söylediği manzumelere hikmet denir.

Bunlar dervişleri vasıtasıyla en uzak Türk topluluklarına kadar ulaştırılıyordu. Öğretici gaye ağır bastığı için hikmetler bazılarınca lirizmden uzak ve sanat endişesi taşımadan söylenmiş şiirler sayılmıştır — ama Türkçe tasavvuf şiirinin başlangıcı bu metinlerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161.
TARİHÎ KAYIT

Şeriat-tarikat telifi

Yeseviyye'nin Sünnî Türkler arasında hızla yayılmasının sebebi.

Metni gösterMetni daralt

Mürşidi Yûsuf el-Hemedânî gibi Hanefî bir âlimdir; kuvvetli bir medrese tahsili görmüş, din ilimleri yanında tasavvufu da öğrenmiştir. Başlıca gayesi İslâmiyet'i Türklere sevdirmek, Ehl-i sünnet akîdesini yaymak ve yerleştirmekti.

Şeriat ile tarikatı kolayca telif etmesi, Yesevîliğin Sünnî Türkler arasında süratle yayılmasının ve sonradan ortaya çıkan birçok tarikata tesir etmesinin başlıca sebebidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161.
TARİHÎ KAYIT

Hâce / Ata unvanları

Sayram'daki nesep geleneği ve Yesevî halifelerinin adları.

Metni gösterMetni daralt

Sayram'da İmam Muhammed b. Ali neslinden gelenlere hâce denildiği gibi onlara bağlı olanlara da aynı isim veriliyordu; Ahmed Yesevî de bu sebeple Hâce Ahmed, Hâce Ahmed Yesevî, Kul Hâce Ahmed diye anılır.

Halife zincirinde ise başka bir unvan öne çıkar: Ata — Mansûr Ata, Abdülmelik Ata, Zengi Ata, Saîd Ata, Hakîm Ata, Seyyid Ata, Sadr Ata. Türkçe bir unvanın tarikat silsilesine yerleşmesi, yolun dil ve kültür zeminini gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”; “Hâcegân”.
TARİHÎ KAYIT

Yeseviyye silsilesi

Seyyid Ata ve Sadr Ata üzerinden yürüyen hat.

Metni gösterMetni daralt

İlk halifesi Arslan Baba'nın oğlu Mansûr Ata'dır; makam babadan oğula Abdülmelik Ata, Tâc Hâce ve Zengi Ata'ya geçmiştir.

Üçüncü halifesi Süleyman Hakîm Ata, Yesevî tarzındaki hikmetleri ve menkıbeleriyle Türkler arasında büyük şöhret kazanmış; Hârizm'de irşad edip 1186'da vefat edince Akkurgan'a defnedilmiştir. Yeseviyye silsilesi bilhassa Seyyid Ata ile Sadr Ata'dan gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİArslan Babaİlk mürşid nispetidir. Hurma emaneti ve uzun ömür ayrıntıları tarihî biyografiden ayrı bir menkıbe katmanında değerlendirilir.ÖNCEKİ HALKAHâce Yûsuf el-HemedânîGeleneksel silsile tertibinde Buhara’da Yûsuf el-Hemedânî’ye intisap ettiği ve halifeleri arasında yer aldığı kabul edilir.GELEN BAĞLANTIHâce Hasan EndâkîEndâkī'nin vefatı üzerine irşad postuna Ahmed Yesevî oturmuştur; bu kaynak vefat yılını 1160 olarak verir.ETKİ KAYNAĞIYûnus EmreAhmed Yesevî ile başlayan tekke şiiri geleneğini özgün bir söyleyişle Anadolu'da yeniden ortaya koymuştur.HOCASI / ŞEYHİHakîm Ata (Süleyman Bâkırgānî)Şeyhi; ders çağında onun terbiyesine girdi, kendisinden icâzetnâme alarak irşada çıktı ve halifelerinin en meşhuru sayıldı.TALEBESİ / HALİFESİMansûr AtaYesevî aktarımının başlıca halifelerinden; Arslan Baba ailesi ve Zengî Ata çevresine uzanan hat.TALEBESİ / HALİFESİSaid AtaKaynakların büyük halifeler arasında andığı Saîd Ata hattı.TALEBESİ / HALİFESİSûfî Muhammed DânişmendMir’âtü’l-kulûb ile Yesevî söz ve usullerinin yazılı aktarımında önemli halife.TALEBESİ / HALİFESİHakîm Ata (Süleyman Bâkırgānî)Hârizm ve Bakırgan hikmet çevresine uzanan başlıca halife ve mutasavvıf şair.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Türkistan (Yesi) · KazakistanHoca Ahmed Yesevî Türbesiİrşad ettiği ve çilehânesinde vefat ettiği şehir. Timur'un emriyle kabri üzerine yapılan türbe, cami ve dergâhıyla bir külliye hâline gelmiştir; bozkır göçebeleri için civarına gömülmek ayrı bir değer taşır.Sayram · KazakistanSayram (İspîcâb)Çimkent'in doğusunda, Karasu üzerindeki doğum yeri; babası Şeyh İbrâhim buranın tanınmış şahsiyetlerindendi. Bazı kaynaklar doğum yeri olarak Yesi'yi gösterir. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.Buhara · ÖzbekistanBuharaYûsuf el-Hemedânî'ye intisap ettiği ve 1160'ta irşad postuna oturduğu şehir; postu Abdülhâlik-ı Gucdüvânî'ye burada bırakmıştır. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.Taşkent · ÖzbekistanTaşkentSiriderya yöresiyle birlikte, göçebe Türkler arasında kuvvetli nüfuz sahibi olduğu bölgelerden. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.Hârizm · ÖzbekistanHârizm (Akkurgan)Üçüncü halifesi Süleyman Hakîm Ata'nın yerleşip irşad ettiği bölge; 1186'da vefat edince Akkurgan'a defnedildi. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.Gijduvan · ÖzbekistanGucdüvânBuhara'daki irşad postunu bıraktığı Abdülhâlik-ı Gucdüvânî'nin şehri; Hâcegân-Nakşibendî hattının başlangıcı. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.Hemedan · İranHemedanMürşidi Yûsuf el-Hemedânî'nin nisbe aldığı şehir; Hanefî çizgisi ve medrese terbiyesi bu koldan gelir. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.Semerkant · ÖzbekistanSemerkantTimur'un başkenti; Yesi'deki külliyeyi yaptıran gücün merkezi. Kendisini onun neslinden sayanlardan Şeyh Zekeriyyâ da Semerkantlıdır. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.Yedisu · KazakistanYedisuİrşada başladığı sıralarda kuvvetli bir İslâmlaşmanın yaşandığı bölge; tekkelerin tasavvuf cereyanının merkezleri hâline geldiği coğrafya. İlişkili kişi dosyası Hoca Ahmed Yesevî : Hoca Ahmed Yesevî (ö. 562/1166), Yesi merkezli irşadı, Türkçe hikmet söyleme geleneği ve Orta Asya’ya yayılan halife ağıyla Yeseviyye’ye adını veren; tarihî şahsiyeti kadar menkıbevî hafızası da geniş tesir uyandıran Pîr-i Türkistan’dır.Türkistan · KazakistanHoca Ahmed Yesevî KülliyesiAhmed Yesevî’nin kabri ve ilk yapı Ahmed Yesevî’nin 562/1166’da vefatından sonra kabri Yesi’nin başlıca ziyaret odağı oldu. Bugünkü büyük yapı onun yaşadığı döneme ait değildir; daha erken ve küçük mezar yapısının yerini almıştır. Timur devri külliyesi Timur’un emriyle 1389-1405 arasında inşa edilen, Timur’un ölümü üzerine bazı kısımları tamamlanmadan kalan külliye; türbe, cami ve hankah işlevlerini bir araya getiren otuz beş mekânlı büyük bir Timurlu yapısıdır. Dünya mirası Külliye, Timurlu mimarisinin en büyük ve iyi korunmuş örneklerinden biri olarak 2003’te UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır. Haritadaki işaret doğrulanmış anıt konumunu gösterir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Yesevî menâkıbnâmeleri; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”, c. 2, s. 159-161
  3. [3]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ahmed Yesevî”; “Hâcegân”
  4. [4]Dîvân-ı Hikmet (Taşkent 1312; Kazan 1311 baskıları)
  5. [5]nşr. Kemal Eraslan, TDED, XXII, s. 45-120
  6. [6]TDV: Ahmed Yesevî, Yeseviyye, Dîvân-ı Hikmet; Mir’âtü’l-kulûb; Cevâhirü’l-ebrâr; UNESCO Ahmed Yesevî Külliyesi
  7. [7]Kişi kartı kaynak paketi — Hoca Ahmed Yesevî
  8. [8]UNESCO World Heritage Centre; TDV, Ahmed Yesevî Külliyesi
Ortak kaynak kataloğunu aç →