ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
25 sonuç · toplam 25 · “tecvîd” · 1/2
01tecvîd
Kur'â Kerîm’in kurallarma g okunmasmı konu alan bilim d ve bu konuda yapılan çalışma ile eserler için kullanılan or terim. 2. Hadis biliminde, hadisi sağlıklı bir senedle ri yet etmek, ilk dönem hadi rindeki zayıf ve sağlıksız ravîl ayıklay…
Tecvîd-i Karabaş ona ait değil
Karabaş-ı Velî · Yaygın bir nisbet hatası.
Arabzâde Mehmed Efendi
Arabzâde Mehmed Efendi (ö. 5 Muharrem 1136/1723), kıraat ve tecvid tahsilinden sonra Bayezid Camii imamlığına, imâm-ı sultânîliğe ve Şehzade Süleyman’ın hocalığına yükselen Osmanlı din görevlisi ve âlimidir.
Hatib Mahmud Çelebi
Hatib Mahmud Çelebi (ö. 1012/1603), tecvid ve kıraat ilimlerinin yanında mûsiki ve edvâr bilgisiyle tanınmış; Süleymaniye Dârülkurrâsı’nda muallimlik ve Ayasofya’da hatiplik yapmış Osmanlı sanatkârıdır.
İmam-ı Sultânî Abdullah Efendi
İmam-ı Sultânî Abdullah Efendi (ö. 1727), Edirne Sultan Bayezid Camii imamlığından ikinci saray imamlığına yükselen kıraat ve tecvid hocasıdır.
Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî
Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî (1514–1596), Kahire’de yetişen büyük Hanefî fakihlerinden; kıraat, tecvid, hadis, tefsir, kelâm ve Arap dili alanlarında eser veren müderristir. Son yıllarında Kerîmüddin el-Halvetî vasıtasıyla…
Şeyh Ali el-Mansûrî
Mansûre doğumlu Şeyh Ali el-Mansûrî (ö. 1134/1721), Ezher'de hadis, kıraat ve tecvid tahsil eden; Belgrad, Köprülü Kütüphanesi, Süleymaniye Türbesi ve Sultan Ahmed Camii'nde ilmî görevler üstlenen şeyhülkurrâdır.
Şeyh Muhammed Hakkı Efendi
Nazillili Muhammed Hakkı Efendi (ö. 1215/1800), Abdullah-ı Dehlevî’den feyiz alan, Arapça tasavvuf, zikir, tecvid ve Kur’an ilimleri eserleri yazan Nakşibendî şeyhidir.
Tefsir ve tasavvuf şerhleri
Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî · Tefsir, tecvid, Konevî ve Bedreddin Simâvî şerhleriyle Menâzilü's-sâirîn tercümesi kaynakta tek tek sayılır.
Kıraat ve dinî mûsiki icrası
Muhzır Kulu Sinan Efendi · Tecvid, kıraat, edvâr ve mevlid icrasını birleştiren sanat mirası.
tecessüs
İslâm düşünce dünyasında, bir kimsenin öğrenilmesini istemediği özel durumunu merak etme, araştınp soruşturma anlamında bir ahlâk terimi. techîz a. [Ar.] İslâmî inan göre, ölen bir kimsenin yıka masmdan kabre defnedilmes kadar yapılması ger…
Kur'ân kursu
Kur’ân kursu a. Kur’ân-ı k Kerîm’i doğru ve aslına uygun biçimde, yani “tecvid” (bk. bu madde) usullerine göre okumayı öğretmek, ezberletmek amacıyla oluşturulan kurumlar için kullanılan terim. Bu kurum başlangıcmdan beri “dârü’l-Kur’ân, dâ…
Elhân
Sesi mûsikî perdelerine uydurmak için, mânâ bozulacak şekilde, harfleri ve kelimeleri değiştirerek, sesi alçaltıp yükselterek, çeneyi oynatarak okumak. Lahn'in çokluk şeklidir. Kur'ân-ı kerîmi, zikri, duâyı elhân ile okumak söz birliği ile…
Lahn-I Celî
Açık ve herkesin bildiği tecvîd hatâsı. Lahn-ı celî harflerde veya harekede yâhut sükunda olur. Meselâ tı harfini dal, sad'ı sin okumak lahn-ı celîdir. (İbn-i Âbidîn)
Lahn
Hatâ etmek, doğrudan sapmak. Çoğulu elhândır. 1.Tecvîd ilminde, tecvîd kâidelerine uymamaktan doğan okuyuş hatâsı. Fıkıh kitablarında namaz kılanın namazın farzlarından olan kırâette yaptığı hatâ zelletül-kârî adı altında incelenmiştir. Lah…
Lahn-I Hafî
Gizli hatâ olup, ancak tecvîd ilmi ile uğraşanlar bilir. Lahn-i hafîde mânâ bozulmaz. İhfâyı, iklâbı vb. yapmamak, kalın okunacak yerde ince, ince okunacak yerde kalın okumak, uzatılacak yerde kısa okumak, kısa okunacak yerde uzatarak okuma…
Tegannî
Sesi mûsikî perdelerine uydurmak için, hareke, harf ve med (uzatma) ilâve etme ve çıkarma yapmak sûretiyle, kelimelerin asıllarını dolayısıyle mânâyı bozarak okuma. İlk tegannî eden şeytandır. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) Tegannî ile ses…
İhfâ
Örtmek, gizlemek; tecvidde bir terim. On beş ihfâ harflerinden önce gelen tenvin veya sâkin nunu, izhâr (birbirinden ayırmak) ile idgâm (birbirine katmak) arasında, şeddeden uzak olarak gunne ile genizden çıkarmak.
İzhâr
Açıklamak, ortaya çıkarmak. İki harfi birbirinden ayırmak mânâsına tecvîd ilminde bir terim. Tenvin veya sâkin nundan sonra hemze, he, ayn, ha, gayn ve hı harflerinden biri gelirse, tenvin veya sâkin nun izhâr olunur. (Karabaş Efendi)
Mizmâr
1. Her türlü çalgı âleti, ney türünden, biri kamış, diğeri ağaçtan olmak üzere iki parçadan meydana gelmiş olan âlet, düdük, kaval, fülüt. Bir zaman gelir ki, müslümanlar birbirlerinden ayrılır, parçalanırlar. İslâmiyet'i bırakıp kendi düşü…
Fâtih Camii
Fatih, İstanbul · Türkiye · Başimam Mehmed Râsim Efendi'den Kur'an ve tecvid okuduğu; ayrıca çocukken hocası Açıkbaş Mustafa Efendi'nin Fahreddin Efendi'nin elini öptürüp dua istediği cami — Cerrâhî intisabının hâtırası buradandır.
Kahire — İbn Gānim’in ilim ve hayat çevresi
Kahire · Mısır · İbn Gānim’in doğduğu, tahsil gördüğü, imamlık ve müderrislik yaptığı, vefat ettiği temel şehir çevresidir. Nokta belirli bir medrese veya mezarın kesin koordinatı değil Kahire merkezidir. Biyografideki yeri Nûrüddîn Ali b.…
Kudüs — İbn Gānim’in aile kökü ve ziyaretleri
Kudüs · Filistin · Ailesinin kökeniyle nispet edildiği ve hayatı boyunca üç defa ziyaret ettiği şehir çevresidir. Biyografideki yeri Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî (1514–1596), Kahire’de yetişen büyük Hanefî fakihlerinden; kı…
Mekke — İbn Gānim’in hac yolculukları
Mekke · Suudi Arabistan · İbn Gānim’in iki hac yolculuğunun coğrafî kaydıdır. Biyografideki yeri Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî (1514–1596), Kahire’de yetişen büyük Hanefî fakihlerinden; kıraat, tecvid, hadis, tefsir, kelâm v…